<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Safsatalar | Drippingain</title>
	<atom:link href="https://drippingain.com/safsatalar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link></link>
	<description>Bilgi, biriktiğinde ilham verir.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 07 Jun 2023 18:00:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://drippingain.com/wp-content/uploads/2024/01/drippingain-logo-150x150.png</url>
	<title>Safsatalar | Drippingain</title>
	<link></link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tarihçi Yanılgısı: Geçmişi Anlama Biçimimiz Nasıl Yanıltıcı Olabilir?</title>
		<link>https://drippingain.com/tarihci-yanilgisi/</link>
					<comments>https://drippingain.com/tarihci-yanilgisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[drippingain]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 May 2023 18:32:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Safsatalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drippingain.com/?p=7704</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayat, beklenmedik dönemeçlerle doludur ve çoğumuz, geçmişteki kararlarımızı geriye dönüp gözden geçirme eğilimindeyiz. Bu durum, özellikle bir kararın sonucu beklediğimizden farklı olduğunda daha da belirginleşir. Ancak, bu retrospektif değerlendirmeler sırasında, geçmişteki kararlarımızı, o sırada sahip olduğumuz bilgiler ışığında değerlendirmeyi unutmamalıyız. Bu durum, &#8220;Tarihçi Yanılgısı&#8221; olarak adlandırılan bir mantık hatasına işaret eder. Bunu film izlerken de &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/tarihci-yanilgisi/">Tarihçi Yanılgısı: Geçmişi Anlama Biçimimiz Nasıl Yanıltıcı Olabilir?</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Hayat, beklenmedik dönemeçlerle doludur ve çoğumuz, geçmişteki kararlarımızı geriye dönüp gözden geçirme eğilimindeyiz. Bu durum, özellikle bir kararın sonucu beklediğimizden farklı olduğunda daha da belirginleşir. Ancak, bu retrospektif değerlendirmeler sırasında, geçmişteki kararlarımızı, o sırada sahip olduğumuz bilgiler ışığında değerlendirmeyi unutmamalıyız. Bu durum, &#8220;Tarihçi Yanılgısı&#8221; olarak adlandırılan bir mantık hatasına işaret eder.</p>



<p>Bunu film izlerken de çok sık yapmaktayız. Bir korku filmi izlerken, belki de karakterin karanlık bir odada tek başına dolaşmasını &#8220;aptalca&#8221; olarak nitelendiriyoruz çünkü biz izleyiciler olarak, odada bir tehlikenin olduğunu biliyoruz. Ancak karakter bu bilgiye sahip olmadığı için, onun kararını bu yeni bilgiler ışığında değerlendirmenin kararına etki etmeyeceğini anlayamıyoruz.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Tarihçi Yanılgısı Nedir?</h2>



<p><strong>Tarihçi yanılgısı</strong> (İngilizce: <strong>Historian&#8217;s fallacy</strong>), kişinin geçmişte aldığı kararları, o anda mevcut olmayan yeni bilgiler ışığında değerlendirme eğilimidir.</p>



<p>Yanılgının ismi ise bizzat tarihçilerden gelmektedir. Tarihçiler, geçmişi değerlendirip yorumlarken, bugünün bilgi ve perspektifine sahip olduklarını unutabilirler. Haliyle bu durum, geçmişte meydana gelmiş olayları ve kararları değerlendirirken, o dönemde yaşayan insanların sahip olmadığı bilgiler ışığında tartmalarına sebep olur.</p>



<p><strong>Jül Sezar</strong>&#8216;ın ölümü, bu yanılgının iyi bir örneği kabul edilir. Antik Roma&#8217;da, Jül Sezar&#8217;ın Mart&#8217;ın 15&#8217;i öldürüleceğine dair bir kehanet olduğunu biliyoruz. </p>



<p>Kehaneti sahibi kahin, Sezar&#8217;a Mart&#8217;ın 15&#8217;inde büyük bir tehlike yaşayacağını ve dikkatli olması gerektiği söylemişti. Ancak Sezar, bu uyarıyı dikkate almamış ve bir grup senatör tarafından öldürülmüştür.</p>



<p>Bu durumu değerlendiren bir kişi, &#8220;Eğer Sezar, kahinin sözünü dinleseydi, hayatta kalıyormuş!&#8221; gibi bir yorumda bulunabilir. Ancak bu yorum, tarihçi yanılgısının tipik bir örneği olmaktadır. </p>



<p>Zira bu yorum, Sezar&#8217;ın o dönemde sahip olmadığı bilgilere dayanmaktadır. Sezar, kahinin sözünü dinlememe kararını verdiğinde, öldürüleceği konusunda bizim sahip olduğumuz türden bilgilere sahip değildi. Hatta onu bizzat öldürecek kişiler bile onu öldürene kadar böyle bir şeyi yapıp yapmama konusunda çeşitli şüphelere sahipti. </p>



<p>Kahinin uyarısı belirsiz olduğu gibi Sezar&#8217;a gerçek bir tehlike oluşturduğuna dair somut bir kanıt da bulamamıştı. Yani onun açısından, sahip olabileceği bilgiler ışığında her şey yolunda gözüküyordu.</p>



<p>Bu yüzden Sezar&#8217;ın kararını değerlendirirken, onun o dönemde sahip olduğu bilgi ve anlayışı dikkate almalıyız. Bunu yapmadığımızda, tarihçi yanılgısına düşeriz. </p>



<p>Fark edileceği üzere bu yanılgı, geçmişteki kişilerin eylemlerini ve kararlarını, onların sahip olmadığı bilgilere göre değerlendirmemize yol açar. Bu nedenle, sadece tarihçilerin değil, genel olarak geçmişi değerlendiren herkesin bu tür yanılgılara düşmemesi için dikkatli olması gerekmektedir.</p>



<p>Diyelim ki bir arkadaşınızın doğum günü partisine gitmek için yola çıktınız ve oraya gitmek için hızlı tren veya otobüsten birine binceksiniz. Gideceğiniz yere daha çabuk varmak adına hızlı treni tercih ettinizi varsayalım. Aksilik o ya, kırk yılda bir olacak şey meydana geldi ve tren arıza yaptığı için yolculuğunuz uzadı ve partiye geç kaldınız.</p>



<p>Nihayet partiye gittiniz ve arkadaşınıza başınızdan geçen talihsizlikleri anlattınız diyelim. Bu durum karşısında eğer arkadaşınız size, &#8220;Otobüsü seçseydin partiye tam vaktinde gelecektin.&#8221; deseydi ne hissederdiniz? İşte tarihçi yanılgısı tam olarak böyle bir şey. </p>



<p>Zira bu yorum, sizin o sırada sahip olmadığınız bilgilere dayanmaktadır. Siz treni seçerken, trenin arıza yapacağını ve bu durumun tren yolculuğunuzu uzatacağını bilmiyordunuz. O yüzden bu yorum, sizin kararınızı haksız bir şekilde eleştirmektedir.</p>



<p>Sonuç olarak, belki de en önemli ders, geçmişteki kararları o zaman mevcut olan bilgilere göre değerlendirmemiz gerektiğidir. Tarihçi yanılgısı, yalnızca geçmişteki olayları anlamamıza engel olmakla kalmaz, aynı zamanda bizi, başkalarının geçmiş hatalarını ya da başarısızlıklarını haksız bir şekilde eleştirmeye de yönlendirebilir. Unutmayalım ki, bizler de aynı durumda olsaydık belki de aynı kararları verecektik. </p>



<p>Geçmişi anlamak ve değerlendirmek için, olayların gerçekleştiği zamanki bilgi ve koşulları dikkate almak esastır. Bu şekilde, hem başkalarına hem de kendimize daha adil ve anlayışlı bir şekilde yaklaşabiliriz. </p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/tarihci-yanilgisi/">Tarihçi Yanılgısı: Geçmişi Anlama Biçimimiz Nasıl Yanıltıcı Olabilir?</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drippingain.com/tarihci-yanilgisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küçük Sayılar Yasası: Bazı Anketler Neden Yalan Söyler?</title>
		<link>https://drippingain.com/kucuk-sayilar-yasasi/</link>
					<comments>https://drippingain.com/kucuk-sayilar-yasasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[drippingain]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 May 2023 18:30:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Matematik]]></category>
		<category><![CDATA[Safsatalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drippingain.com/?p=7588</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her seçim döneminde, televizyonlarda ve gazetelerde en son anket sonuçlarıyla karşılaşırız. Bazı anketler bir partinin ya da adayın açık ara önde olduğunu gösterirken, diğerleri tam tersini iddia edebilir. Peki bu anketler neden bu kadar farklılık gösterir ve hangisi gerçeği yansıtır? İşte bu soruya &#8220;küçük sayılar yasası&#8221; ile cevap bulabiliriz. Küçük Sayılar Yasası Nedir? Küçük sayılar &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/kucuk-sayilar-yasasi/">Küçük Sayılar Yasası: Bazı Anketler Neden Yalan Söyler?</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Her seçim döneminde, televizyonlarda ve gazetelerde en son anket sonuçlarıyla karşılaşırız. Bazı anketler bir partinin ya da adayın açık ara önde olduğunu gösterirken, diğerleri tam tersini iddia edebilir. Peki bu anketler neden bu kadar farklılık gösterir ve hangisi gerçeği yansıtır? İşte bu soruya &#8220;küçük sayılar yasası&#8221; ile cevap bulabiliriz.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Küçük Sayılar Yasası Nedir?</h2>



<p><strong>Küçük sayılar yasası</strong> (İngilizce: <strong>Law of small numbers</strong>), küçük örneklem gruplarında, tesadüfi olayların görülme sıklığının büyük örneklem gruplarına kıyasla daha fazla görülmesi durumudur. </p>



<p>Yasanın temel fikri, büyük bir örnekleme dayanarak yapılan istatistiksel analizlerin daha güvenilir sonuçlar verdiğidir. Küçük örneklemlerdeki rasgele varyasyonlar, beklenen değerlere daha fazla yakınsama gösterebilir ve sonuçlar daha az güvenilir olabilir. </p>



<p>Örneğin, hilesiz bir madeni paranın yazı veya tura gelme olasılığı %50&#8217;dir. Yani bu demektir ki, madeni para 10 kez atılırsa, tam olarak 5 kez yazı ve 5 kez tura gelmesi beklenir. Ancak, gerçekte bu sonuç pek sık görülmez. 7 kez yazı ve 3 kez tura, 2 kez yazı 8 kez tura gibi sonuçların görülmesi pekala mümkündür. </p>



<p>Ancak para 1000 kez atıldığında, yazı veya tura gelme olasılığı %50&#8217;ye yaklaşacaktır. Zira <strong><a href="https://drippingain.com/buyuk-sayilar-yasasi/">büyük sayılar yasasının</a></strong> da belirtiği üzere, yapılan gözlem sayısı arttıkça yazı ya da tura gelme olasılığı normalde görülmesi beklenen olasılık oranı %50’yi yakınsayacaktır.</p>



<p>Bu durum genellikle istatistiksel çıkarımlar yaparken dikkate alınmalıdır, çünkü küçük örneklem boyutları, tesadüfen büyük sapmalara neden olabilir ve yanıltıcı sonuçlara yol açabilir. <strong><a href="https://drippingain.com/ornekleme-yanliligi/">Örnekleme yanlılığından</a></strong> muzdarip olmamak adına, istatistiksel analizlerde genellikle daha büyük örneklem boyutları tercih edilir.</p>



<p>Örneğin, bir anket şirketi 1000 kişiye bir seçimde kime oy vereceklerini sorduğunda, bu, milyonlarca seçmenin sadece çok küçük bir kısmını oluşturmaktadır. Bu küçük örneklem, tesadüfi hatalara ve örneklemin genel popülasyonu tam olarak temsil etmemesine neden olabilir.</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/kucuk-sayilar-yasasi/">Küçük Sayılar Yasası: Bazı Anketler Neden Yalan Söyler?</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drippingain.com/kucuk-sayilar-yasasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Örnekleme Yanlılığı: Hangi İstatistikler Yalan Söyler?</title>
		<link>https://drippingain.com/ornekleme-yanliligi/</link>
					<comments>https://drippingain.com/ornekleme-yanliligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[drippingain]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Jan 2022 16:24:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Matematik]]></category>
		<category><![CDATA[Safsatalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drippingain.com/?p=6309</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bazen bir durumu anlamaya çalışırken, istatistiksel araştırmalarımızda veya analizlerimizde hatalara düşebiliriz. Örnekleme yanlılığı olarak adlandırılan bir durum, araştırmacıların gerçeklikten sapmasının bir örneği olabilmektedir. Örnekleme Yanlılığı Nedir? Örnekleme yanlılığı (İngilizce: Sampling bias), bir örneğin hedeflenen popülasyonun ya da anakütlenin bazı üyelerinin diğerlerinden daha düşük veya daha yüksek örnekleme olasılığına sahip olacak şekilde toplandığı bir çeşit düşünce &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/ornekleme-yanliligi/">Örnekleme Yanlılığı: Hangi İstatistikler Yalan Söyler?</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bazen bir durumu anlamaya çalışırken, istatistiksel araştırmalarımızda veya analizlerimizde hatalara düşebiliriz. Örnekleme yanlılığı olarak adlandırılan bir durum, araştırmacıların gerçeklikten sapmasının bir örneği olabilmektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="ornekleme-yanliligi">Örnekleme Yanlılığı Nedir?</h2>



<p><strong>Örnekleme yanlılığı</strong> (İngilizce: <strong>Sampling bias</strong>), bir örneğin hedeflenen popülasyonun ya da anakütlenin bazı üyelerinin diğerlerinden daha düşük veya daha yüksek örnekleme olasılığına sahip olacak şekilde toplandığı bir çeşit düşünce hatasıdır.</p>



<p>Bu yanlılık, örneklemin seçilme biçiminden kaynaklanabilir ve bu durum, araştırma sonuçlarını ciddi şekilde etkileyebilir. Özellikle, tüm bireylerin veya örneklerin seçilme olasılığının eşit olmadığı bir popülasyondan seçilmiş herhangi bir örneğin baz alınarak tüm popülasyonun da benzer bir şekilde olduğu inancına yol açar. </p>



<p>Haliyle popülasyon hakkında yapılan çıkarımlar hatalı bir şekilde örnekleme yönteminden ziyade incelenen olguya atfedilebilir. Böylesi bir yanlılığın yapıldığı araştırma ya da deney sonuçları çarpıtılır ve sonuçların gerçeği yansıtamamasına sebep olur. Bu da bulgularınızın daha geniş bir insan grubuna genellenebilirliğini sınırlar.</p>



<p>&#8220;Örneğin, gençlerin uyuşturucu madde kullanımını ölçmek için lise öğrencilerine yönelik bir anket uygulanırken, evde eğitim gören öğrenciler veya okuldan ayrılanlar gibi belirli üyelerin dışarıda bırakıldığı bir örneklem, yanlı bir örneklem olarak kabul edilir. </p>



<p>Bu durumda, popülasyondaki diğer üyelere kıyasla belirli üyelerin yetersiz veya fazla temsil edildiği görülür. Zira bu tür örneklemlerde, popülasyonun belirli üyeleri örnekleme dahil edilmez (yani seçilme olasılıkları sıfırdır).</p>



<p>Örneklerin kullanım amacı popülasyonlar hakkında çıkarımlarda bulunmak içindir. Zira bu örnekler pratik, uygun maliyetli, kullanışlı ve yönetilebilir oldukları için veri toplamak oldukça kolaylaşmaktadır. Ancak bu hatayı olabildiğince önlemek adına <strong>aşırı örnekleme</strong> kullanılabilir. </p>



<h3 class="wp-block-heading">Örnekleme Yanılgısının Nedenleri</h3>



<p>Örnekleme yanlılığı birkaç farklı şekilde oluşabilir:</p>



<p><strong>Rastgele olmayan örnekleme</strong>: Eğer örneklemin seçimi rastgele yapılmazsa, bazı gruplar örnekleme sürecinde aşırı temsil edilebilir veya temsiliyetten düşebilir. Bu durum, sonuçların tüm popülasyon için genelleştirilmesini zorlaştırır.</p>



<p><strong>Hatalı örneklem çerçevesi</strong>: Örneklem çerçevesi, örneklemin seçileceği popülasyonun listesi anlamına gelir. Eğer bu çerçeve tam veya güncel değilse, örnekleme yanlılığı meydana gelebilir.</p>



<p><strong>Katılım yanlılığı</strong>: Eğer anketi yanıtlamak için seçilen bireyler, diğer bireylere göre anketi yanıtlama konusunda daha istekli veya daha az istekliyse, bu durum katılım yanlılığına neden olabilir.</p>



<p><strong>Kendi kendine seçilme yanlılığı</strong>: Bu yanlılık, insanların kendi kendine bir araştırmaya katılma eğiliminde olduğu durumlarda ortaya çıkar. Kendi kendine seçilme yanlılığı genellikle, araştırmanın konusuyla özellikle ilgilenen veya belirli bir görüşü ifade etmek isteyen kişilerin aşırı temsil edilmesine yol açar.</p>



<p>Örnekleme yanlılığı, araştırma sonuçlarını ciddi şekilde etkileyebilir ve bu sonuçların genel popülasyona uygulanabilirliğini sınırlayabilir. Bu nedenle, örnekleme sürecinde dikkatli olmak ve mümkün olduğunda rastgele örnekleme tekniklerini kullanmak önemlidir.</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/ornekleme-yanliligi/">Örnekleme Yanlılığı: Hangi İstatistikler Yalan Söyler?</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drippingain.com/ornekleme-yanliligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yanlış İkilem Yanılgısı: Ya &#8211; Ya da İfadeleri</title>
		<link>https://drippingain.com/yanlis-ikilem-yanilgisi/</link>
					<comments>https://drippingain.com/yanlis-ikilem-yanilgisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[drippingain]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2020 18:54:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Safsatalar]]></category>
		<category><![CDATA[false dilemma]]></category>
		<category><![CDATA[İkilem Yanlışlığı]]></category>
		<category><![CDATA[İkilem Yanlışlığı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış ikilem]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış ikilem nedir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drippingain.com/?p=4911</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gündelik hayatta duyabileceğiniz &#8220;Ya benimsin ya da kara toprağın&#8221;, &#8220;Ya sev ya da terk et!&#8221;, &#8220;Ya bu deveyi güdersin ya bu diyardan gidersin&#8221; gibi ifadeler duydunuz mu? Duymuşsanız yanlış ikilem yanılgısı denilen şeye tanıklık etmişsinizdir. Bu yazımızda, bu yanılgıyı detaylarıyla inceleyeceğiz. Yanlış İkilem Yanılgısı Nedir? Ya sev ya da terk et! Anonim Yanlış ikilem yanılgısı &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/yanlis-ikilem-yanilgisi/">Yanlış İkilem Yanılgısı: Ya &#8211; Ya da İfadeleri</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Gündelik hayatta duyabileceğiniz &#8220;Ya benimsin ya da kara toprağın&#8221;, &#8220;Ya sev ya da terk et!&#8221;, &#8220;Ya bu deveyi güdersin ya bu diyardan gidersin&#8221; gibi ifadeler duydunuz mu? Duymuşsanız yanlış ikilem yanılgısı denilen şeye tanıklık etmişsinizdir. Bu yazımızda, bu yanılgıyı detaylarıyla inceleyeceğiz.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-text-align-left">Yanlış İkilem Yanılgısı Nedir?</h2>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>Ya sev ya da terk et!</p>
<cite>Anonim</cite></blockquote>



<p><strong>Yanlış ikilem yanılgısı</strong> (İngilizce: <strong>False dilemma fallacy</strong>), bir argümanın sadece iki seçenek arasında olduğunu varsayarak, diğer olası seçeneklerin göz ardı edilmesi durumudur. Bu mantık hatasının ağına düşmüş kişiler, argümanın iki kutuplu bir yapıya indirger ve daha karmaşık ve nüanslı çözümleri göz ardı etme eğiliminde bulunurlar.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Ya çocuklarınızı aşılatır ve sağlıklı tutarsınız, ya da onları aşılatmaz ve hastalıklara karşı savunmasız bırakırsınız. (Bu durum, aşılamanın etkisi, yan etkileri ve diğer sağlık önlemleri gibi daha fazla faktör ve nüansı göz ardı eder.)</li>



<li>Eğer politikada şu partiye oy vermezsen, o zaman diğer partinin yanındasındır. (Bu örnek, birden fazla parti ve bağımsız adaylar gibi diğer seçenekleri görmezden gelir.)</li>



<li>Çalışanlar ya işlerini çok severler ya da nefret ederler. (Bu durum, çalışanların işlerine karşı karmaşık ve nüanslı duygulara sahip olabileceğini göz ardı eder.)</li>



<li>Bir insan ya vegan olmalıdır ya da hayvanlara karşı duyarsızdır. (Bu örnek, insanların hayvan haklarına önem verebileceğini, vejetaryenlik gibi farklı beslenme tercihlerine sahip olabileceğini göz ardı eder.)</li>



<li>Şirketler ya kar elde etmeli ya da iflas etmelidir. (Bu durum, şirketlerin sürdürülebilirlik, toplumsal sorumluluk ve finansal istikrar gibi çeşitli hedefler ve stratejiler izleyebileceğini göz ardı eder.)</li>
</ul>



<p>Yukarıdaki örneklerin genellikle yanlış ikilemlerin bir parçası olarak görünen&nbsp;bir&nbsp;<strong>ya &amp; ya da </strong>ifadesini&nbsp;içerdiğini fark etmişsinizdir. Bununla birlikte, yanlış ikilemler bu tür bir dil olmadan da pekala formüle edilebilir.&nbsp;Örneğin, &#8220;Düşük ücretli çalışanlar için daha iyi maaşlar istiyorsanız, fiyatları önemli ölçüde artırmamız gerekecek ve bu da tüketicilere zarar verecektir.&#8221;</p>



<p>Bu ifade, karşıt duruşun (çalışanların maaşlarının artırılması) artan fiyatlar pahasına gelecekmiş gibi görünmesi için, aralarından seçim yapılabilecek yalnızca iki seçenek varmış gibi göstererek, eldeki sorunu yanlış bir şekilde ikiye ayırmaktadır. </p>



<p>Ancak burada, &#8220;şirketin kar marjlarını yeniden ayarlamak&#8221;, &#8220;gerekli bütçeyi başka bir yerden alarak temin etmek&#8221; gibi bahsedilmeyen başka seçenekler de bulunmaktadır. Görüldüğü üzere, yanlış ikilem yanılgısı diğer seçeneklerin varlığını göz ardı etmeye yol açmaktadır.</p>



<p>Bir başka örnek olarak, &#8220;Eğer üniversiteye gitmezsen, başarılı olamazsın.&#8221; ifadesi, başarıya ulaşmanın sadece üniversite eğitimiyle mümkün olduğunu ve diğer yolların geçersiz olduğunu ileri sürerek yanlış ikilem yanılgısına düşer. Bu durum, gerçekte başarıya ulaşmak için birçok farklı yol ve seçenek olduğunu göz ardı eder.</p>



<p>Bu örnekler, yanlış ikilem yanılgısının karmaşık ve nüanslı durumları basitleştirdiğini ve sadece iki zıt seçenek arasında bir bağlantı kurduğunu göstermektedir. Gerçekte, bu tür durumlar için genellikle daha fazla seçenek ve çözüm mevcuttur.</p>



<p>Zaten hayatta rast geldiğimiz pek çok sorunun çözümü için oldukça fazla seçenek bulunmaktadır. Bu seçenekleri görmezden gelmek, hayatımızdaki pek çok sorunu çözebilecek bakış açılarından da mahrum kalmamıza neden olabilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-text-align-left">Yanlış İkilem Yanılgısının Nedenleri</h3>



<p>Yanlış ikilem yanılgısının ortaya çıkmasına yol açan çeşitli nedenler vardır. Bu nedenlerden bazıları aşağıda listelenmiştir:</p>



<p><strong>Bilgi eksikliği</strong>: Bazen, bir kişi tüm mevcut seçeneklerin farkında olmayabilir ve bu nedenle sadece bilinen iki seçenek arasında bir bağlantı kurar.</p>



<p><strong>Basitleştirme eğilimi</strong>: İnsanlar, karmaşık problemleri ve durumları anlamaya çalışırken, işleri basitleştirmeye ve iki kutuplu bir yapıya indirgemeye eğilimlidir. Bu eğilim, daha az karmaşık ve daha hızlı bir çözüm sağlama amacı taşısa da, gerçekçi olmayan sonuçlara da yol açabilir.</p>



<p><strong>Duygusal yüklenme</strong>: Bazı durumlarda, insanlar duygularını ve önyargılarını argümanlarına yansıtır ve bu nedenle sadece iki seçenek arasında bir ilişki kurarlar.</p>



<p><strong>Manipülasyon ve ikna</strong>: Yanlış ikilem yanılgısı, bilinçli olarak bir kişiyi ikna etmek veya yönlendirmek için kullanılabilmektedir. Bu durumda, bir kişi diğer seçenekleri göz ardı ederek, başkalarını istediği sonuca yönlendirmeye çalışabilir.</p>



<p><strong>Siyah-beyaz düşünme</strong>: Bazen insanlar, düşüncelerini ve inançlarını keskin bir şekilde ayıran iki kutuplu bir yapıya sahip olma zorunluluğunda hissedebilir. Bu his, insanların tüm durumları ve seçenekleri iki zıt kutup olarak görmelerine ve diğer olası seçenekleri göz ardı etmelerine neden olur.</p>



<p>Yukarıdaki nedenlerin her biri, yanlış ikilem yanılgısının ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir ve insanların daha geniş bir perspektiften düşünmelerini engelleyebilir.</p>



<p>Yanlış bir ikileme yanıt vermenin birkaç yolu vardır; bunların çoğu, böyle bir argümanın mantıksal olarak neden sağlam olmadığını kanıtlamaya odaklanır. Antik dönem <strong>Atina&#8217;sında </strong>bir annenin oğluyla yaptığı konuşma ziyadesiyle yerindedir. </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>&#8220;Adil olanı söylersen, erkekler senden nefret edecek, olur da adaletsiz olanı söylersen, tanrılar senden nefret edecek.&nbsp;Her halükarda birini söylemek durumunda kalacak ve nefret edilen olacaksın.&#8221;</p>
<cite>Anne</cite></blockquote>



<p>Oğul, aynı önermeleri alan, ancak daha olumlu bir sonuca varan bir karşı ikilem sunarak bu ikilemi çürüttü:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>“Adil olanı söylersem, tanrılar beni sevecek olur da adaletsiz olanı söylersem, erkekler beni sevecek.&nbsp;Her halükarda birini söylemek durumunda kalacak ve sevilen olacağım.&#8221;</p>
<cite>Oğul</cite></blockquote>



<p>Ayrıca yanlış bir ikilem kullanımına yanıt vermeye hazırlanırken, her ikilemin yanlış olmadığını ve yanlış bir ikilemin her kullanımının kasıtlı olmadığını akılda tutmak önemlidir. </p>



<p>Sonuç olarak, yanlış ikilem yanılgısının farkında olmak ve bu tür düşünce biçimlerini sorgulamak, daha sağlıklı ve gerçekçi çözümlere ulaşmamıza yardımcı olacaktır. Hayatın karmaşıklığını ve farklı seçeneklerin zenginliğini göz önünde bulundurarak, daha dengeli ve kapsayıcı bir bakış açısı geliştirerek, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde daha iyi kararlar alabiliriz.</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/yanlis-ikilem-yanilgisi/">Yanlış İkilem Yanılgısı: Ya &#8211; Ya da İfadeleri</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drippingain.com/yanlis-ikilem-yanilgisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tek Neden Safsatası: Sebeplerden Bir Tanesine Aşırı Bağlanma</title>
		<link>https://drippingain.com/asiri-basitlestirme/</link>
					<comments>https://drippingain.com/asiri-basitlestirme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[drippingain]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2020 01:21:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Safsatalar]]></category>
		<category><![CDATA[Nedensel aşırı basitleştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Tek bir neden yanılgısı]]></category>
		<category><![CDATA[Tek bir neden yanılgısı nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Tek Neden Safsatası]]></category>
		<category><![CDATA[Tek Neden Safsatası nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Tek Neden Yanılgısı]]></category>
		<category><![CDATA[Tek Neden Yanılgısı nedir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drippingain.com/?p=4092</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çoğu zaman, insanlar karmaşık olayları ve durumları basitleştirmeye çalışırken, hızlı ve düşüncesiz sonuçlara vararak, tek neden safsatası adı verilen yanıltıcı düşünme biçimine düşerler. Tek Neden Safsatası Nedir? Tek neden safsatası (İngilizce: Fallacy of the single cause), karmaşık olayların ve durumların tek bir nedenle açıklanabileceği yanılgısına dayanan, düşünsel bir hata türüdür. Safsatanın kökenleri ve ilk ortaya &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/asiri-basitlestirme/">Tek Neden Safsatası: Sebeplerden Bir Tanesine Aşırı Bağlanma</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Çoğu zaman, insanlar karmaşık olayları ve durumları basitleştirmeye çalışırken, hızlı ve düşüncesiz sonuçlara vararak, <strong>tek neden safsatası</strong> adı verilen yanıltıcı düşünme biçimine düşerler.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-text-align-left">Tek Neden Safsatası Nedir?</h2>



<p>Tek neden safsatası (İngilizce: <strong>Fallacy of the single cause</strong>), karmaşık olayların ve durumların tek bir nedenle açıklanabileceği yanılgısına dayanan, düşünsel bir hata türüdür.</p>



<p>Safsatanın kökenleri ve ilk ortaya çıkışı konusunda kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Fakat, bu tür mantık hataları ve safsataların incelenmesi, antik Yunan felsefecileri, özellikle Aristoteles, tarafından başlatılmıştır. O dönemde, Aristoteles mantık ve argümantasyonun doğru ve yanlış yönlerini inceleyerek, düşünce ve tartışma süreçlerinin temel ilkelerini ortaya koymuştur.</p>



<p>Bu mantıksal yanlışlığın belki de en belirgin özelliği, neden olarak gösterilen şeyin gerçekten de nedenlerden biri olmasıdır. Sıkıntılı olan ise, diğer muhtemel nedenlerin dikkate alınmamasıdır. Basitleştirmek gerekirse, tek bir nedenin yanılgısı şunu ifade eden bir yanılgıdır: &#8220;Y yapıldı sonra X oldu, bu demektir ki, X&#8217;in tek olma nedeni Y&#8217;dir.&#8221;</p>



<p>Tek neden safsatası genellikle çok sayıda yanlış iddia ve suçlamaya yol açar. Olayların ardışık bir dizi şeklinde gerçekleşmesi, bazı durumlarda doğrudan nedensellik işareti olsa da, bu kesin bir kural değildir. Dahası, <strong><a href="https://drippingain.com/iliskilendirme-yanilgisi/">yanlış ilişkilendirmeler</a></strong> nedeniyle sırf birbirleriyle paralel bir şekilde meydana gelmesi nedeniyle olaylar arasında alakasız bir sebep-sonuç ilişkisi kurulabilir.</p>



<p>Bu konuya verilebilecek en bilindik örneklerden biri Prag&#8217;da yaşanan defenestrasyon (birini pencereden atarak öldürmeye çalışmak) olayıdır. </p>



<p>Kral yandaşı olan Katolik bir milletvekili ve yardımcısı olan kişi, <strong>Protestanlar </strong>tarafından <strong>Prag Kalesi</strong>’nin yirmi metre yükseklikteki pencerelerinden aşağıya atıldı. Ölmesi beklenen bu adamların yirmi metre yükseklikten yere düşüp kurtulması üzerine Katoliklerin olaya getirdiği açıklama ise yazımızın konusunu özetler nitelikte. </p>



<p>Katolikler, bu iki adamın melekler tarafından düşüşlerinin yavaşlatılarak Tanrı tarafından kurtarılmış olduğunu düşünmüşlerdir. Oysa olayın gerçek sebebi, yani bu iki adamın hayatta kalmasının sebebi, pencerenin hemen altında buluna gübre yığınının üstüne düşmüş olmasıydı.</p>



<p><strong><a href="https://drippingain.com/pragda-pencereden-atma/">Prag&#8217;da pencereden atma</a> </strong>olarak bilinen bu olay, nedenleri aşırı basitleştirme sonucu olayların nedeni olarak görülebilecek şeylerin uç noktalarını da göstermektedir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Aşırı Basitleştirmenin Nedenleri</h3>



<p>Olayların aşırı basitleştirilip, tek neden safsatasının ortaya çıkmasına yol açan temel nedenler aşağıdakileri verebiliriz:</p>



<p><strong>Karmaşıklıktan kaçınma</strong>: İnsanlar, karmaşık durumları ve olayları anlamaya çalışırken, genellikle bilgiyi basitleştirmeye ve daha kolay anlaşılır hale getirmeye eğilimlidir. Bu süreçte, birden fazla nedenin etkisini göz ardı ederek tek bir nedene odaklanma eğilimindedirler.</p>



<p><strong>İlişkileri ve nedenselliği anlama zorluğu</strong>: İnsanlar, olaylar ve durumlar arasındaki ilişkileri ve nedenselliği anlamakta zorlanabilirler. Bu nedenle, tek bir nedenin karmaşık olayları açıklamak için yeterli olduğunu düşünmeye meyillidirler.</p>



<p><strong>Zamanaşımı yanılgısı</strong>: İnsanlar, bir olayın başka bir olaydan önce gerçekleşmesi durumunda, bunların doğrudan bir nedensel ilişkiye sahip olduğunu varsayma eğilimindedir. Bu yanılgı, tek neden safsatasının temel nedenlerinden biridir.</p>



<p><strong>Sebep-sonuç ilişkilerinin basitleştirilmesi</strong>: İnsanlar, sebep-sonuç ilişkilerini karmaşık ve çok faktörlü bir süreç yerine, basit ve doğrusal bir süreç olarak görmeye eğilimlidir. Bu eğilim, tek neden safsatasının ortaya çıkmasına yol açar.</p>



<p><strong>Doğrulama yanlılığı</strong>: İnsanlar, kendi inanç ve beklentilerini doğrulayan bilgileri seçmeye ve dikkate almaya eğilimlidir. Bu durum, karmaşık olayları ve durumları açıklarken tek bir nedenle sınırlı kalmalarına yol açabilir.</p>



<p>Tek neden safsatasının nedenlerini anlamak, bu tür mantıksal hatalardan kaçınmak ve daha sağlıklı düşünme ve analiz süreçleri geliştirmek adına önemlidir.</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/asiri-basitlestirme/">Tek Neden Safsatası: Sebeplerden Bir Tanesine Aşırı Bağlanma</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drippingain.com/asiri-basitlestirme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ateşli El Safsatası: Rastgelelik Nereye Kadar Sürdürülebilir?</title>
		<link>https://drippingain.com/atesli-el-safsatasi/</link>
					<comments>https://drippingain.com/atesli-el-safsatasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[drippingain]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Aug 2020 22:27:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Safsatalar]]></category>
		<category><![CDATA[Ateşli El]]></category>
		<category><![CDATA[Ateşli El Düşünce Hatası]]></category>
		<category><![CDATA[Ateşli el safsatası]]></category>
		<category><![CDATA[Ateşli El Safsatası Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Ateşli El Yanılgısı]]></category>
		<category><![CDATA[hot hand fallacy]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://drippingain.com/?p=2277</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hot hand fallacy, namı diğer &#8220;Ateşli el safsatası&#8221; bir kişinin bir dizi başarıya sahip olması nedeniyle, devam eden durumlarda başarıya sahip olma olasılığının olduğundan daha yüksek olduğu sanılması durumunu ifade eder. Ateşli El Safsatası Nedir? Ateşli el safsatası (İngilizce: Hot hand fallacy), insanların rastgele olaylarda geçici başarı dizilerini gerçek bir eğilim olarak yanlış yorumlamalarıdır. Bu &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/atesli-el-safsatasi/">Ateşli El Safsatası: Rastgelelik Nereye Kadar Sürdürülebilir?</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Hot hand fallacy</strong>, namı diğer &#8220;<strong>Ateşli el safsatası</strong>&#8221; bir kişinin bir dizi başarıya sahip olması nedeniyle, devam eden durumlarda başarıya sahip olma olasılığının olduğundan daha yüksek olduğu sanılması durumunu ifade eder.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-text-align-left">Ateşli El Safsatası Nedir?</h2>



<p><strong>Ateşli el safsatası</strong> (İngilizce: <strong>Hot hand fallacy</strong>), insanların rastgele olaylarda geçici başarı dizilerini gerçek bir eğilim olarak yanlış yorumlamalarıdır. Bu yanılgı, özellikle basketbolda yaygın bir şekilde görüldüğü gibi diğer spor müsabakalarında ve kumar oyunlarında da yaygındır. İnsanlar, bir oyuncunun veya takımın geçici başarılı performansının, gelecekteki performanslarına yönelik olumlu bir eğilim olduğuna inanma eğilimindedirler.</p>



<p>Örneğin, yazı-tura tahmini oyununda art arda doğru bir şekilde tahmin yapan bir kişi, paranın bir sonraki atışında doğru tahmini yapabilme olasılığının gerçekte olduğundan, yani %50&#8217;den fazla olduğuna inanmaya başlar.</p>



<p>Bir bireyin geçmiş performansına bağlı olarak &#8220;ateşli&#8221; veya &#8220;soğuk&#8221; olduğuna inanılan psikolojik durumun ve performansın gelecekteki sonuçlarla pek bir alakası yoktur. <strong><a href="https://drippingain.com/kumarbaz-yanilgisi/">Kumarbaz yanılgısında</a> </strong>da benzer bir durum görülmektedir. Kumarbaz yanılgısında kişi, mevcut durumun öncesindeki başarının artık tekrarlanmayacağını söyler, ateşli elde ise mevcut durumun öncesinde elde edilen başarı sonraki başarıları da yüksek ihtimalli görür.</p>



<p>Kavrama adını veren örnek ise tanıdık bir spordan, basketboldan geliyor. Birçok spor hayranı, yorumcu, oyuncu ve hatta antrenör, belirli bir oyuncunun belirli bir süre için &#8220;Ateşli ele&#8221; sahip olabileceği inancını paylaşmaktadır. <strong>Kaan Kural</strong>&#8216;ı, müthiş enerjisiyle basketbol maçlarını yorumlarken şahit olan basketbol severler bu kavrama pek de uzak değillerdir aslında. </p>



<p>Bu etki insanların spor performansında yakaladığı çizginin devam edeceğinin bekleme eğilimini ifade eder. Yani, bir basketbol oyuncusunun atış yapma şansı eğer oyuncu önceki şutları art arda sokmuşsa, sonraki atışının sokma ihtimalini arttırdığını, bir nevi oyuncunun elinin alev aldığını ve sonraki atışlarını rahatça sokacağını söylerler. Bu doğru bile olsa, eteşli el ile elde ettiği başarıyı diğer etkenlerle, yani soğumuş el ile dengeleyecektir. </p>



<p>Ateşli el safsatası, insanların rastgeleliği ve bağımsız olayları anlamakta zorlanmalarından kaynaklanır. İnsanlar, olaylar arasında anlamlı ilişkiler ve kalıplar bulma eğilimindedir, bu da bazen gerçek olmayan eğilimlere inanmalarına neden olur.</p>



<p>Kavram, ilk olarak 1985 yılında <strong>Thomas Gilovich, Amos Tversky</strong> ve <strong>Robert Vallone</strong> tarafından &#8220;<strong>Basketbolda Sıcak El: Rastgele Dizilerin Yanlış Algılanması Üzerine</strong>&#8221; adlı makalede tanıtılmıştır. Bu makalede, ateşli el yanılgısını ortaya çıkaran mekanizmalar için temelde iki şey gösterilmiştir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Onay ön yargısı </strong>(çünkü insanlar basketbol maçlarını izlerken galibiyetler arıyorlar) </li>



<li><strong>Kümelenme yanılsaması</strong> (insanlar rastgele bir dağılım yoluyla oluşan kümeleri rastgele olmayan olarak görme eğilimindedir) </li>
</ul>



<p>Makalede, yazarlar özellikle basketbol oyunlarındaki başarı dizilerine odaklanır ve oyuncuların, koçların ve taraftarların bu dizilere fazla anlam yüklemelerinin, rastgele olayları anlama ve değerlendirme konusundaki zorluklarına dayandığını ileri sürerler. Yazarlar, gerçek basketbol verilerini analiz ederek ve deneyler yürüterek, ateşli el kavramının bir yanılgı olduğunu ve oyuncuların ardışık atış başarılarının aslında bağımsız ve rastgele olduğunu gösterirler.</p>



<p>Bu çalışma, insanların rastgelelik ve bağımsız olaylara yönelik sezgilerinin sıklıkla yanıltıcı olduğunu ve bu yanılgıların karar verme ve tahminlerde hatalara yol açabileceğini vurgulamaktadır. Ayrıca, ateşli el safsatasının spor ve kumar gibi alanlarda yaygın olmasının yanı sıra, günlük hayatta da kararlarımızı etkileyebilecek şekilde meydana gelebileceğini gösterir.</p>



<p><strong>Kaynak</strong>: Gilovich, T., Vallone, R., &amp; Tversky, A. (1985). The hot hand in basketball: On the misperception of random sequences. Cognitive Psychology, 17, 295-314.</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/atesli-el-safsatasi/">Ateşli El Safsatası: Rastgelelik Nereye Kadar Sürdürülebilir?</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drippingain.com/atesli-el-safsatasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öngörü İllüzyonu Nedir?</title>
		<link>https://drippingain.com/ongoru-illuzyonu-nedir/</link>
					<comments>https://drippingain.com/ongoru-illuzyonu-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[drippingain]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Aug 2020 15:44:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Safsatalar]]></category>
		<category><![CDATA[Öngörü ilizyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Öngörü ilizyonu nedir?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://drippingain.com/?p=2218</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öngörü, gelecekte ne olacağını veya neye ihtiyaç duyulacağını tahmin etme yeteneği veya tahmin etme eylemidir. Öngörü illüzyonu da aslında geleceğe yönelik tahminlerin çoğu zaman gerçekleşmediği anlatır. Öngörü İllüzyonu Nedir? Gelecekte olacakları tahmin eden iki tip insan vardır: Biri hiçbir şey bilmez, diğeri de hiçbir şey bilmediğini bilmez. John Kenneth Galbraith Öngörü illüzyonu (İngilizce: Illusion of &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/ongoru-illuzyonu-nedir/">Öngörü İllüzyonu Nedir?</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Öngörü, gelecekte ne olacağını veya neye ihtiyaç duyulacağını tahmin etme yeteneği veya tahmin etme eylemidir. Öngörü illüzyonu da aslında geleceğe yönelik tahminlerin çoğu zaman gerçekleşmediği anlatır. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Öngörü İllüzyonu Nedir?</h2>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>Gelecekte olacakları tahmin eden iki tip insan vardır: Biri hiçbir şey bilmez, diğeri de hiçbir şey bilmediğini bilmez. </p>
<cite>John Kenneth Galbraith</cite></blockquote>



<p><strong>Öngörü illüzyonu</strong> (İngilizce: <strong>Illusion of foresight</strong>), insanların gelecekteki olayları belirlemekte aşırı güven duymaları ve genellikle tahminlerinin doğruluk payının daha az olduğunu fark etmeyerek yanılmaları durumudur. İnsanlar genellikle geçmiş deneyimlerine dayanarak gelecek olayları tahmin etmeye çalışırlar, ancak bu tahminler genellikle yetersiz veriye veya yanıltıcı bilgilere dayanır.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>“Rejim değişikliği Kuzey Kore’de beş yıl içinde olacak.” </li>



<li>“Arjantin şarapları, Fransız şaraplarının pabucunu dama atacak.” </li>



<li>“Euro çöktü çökecek.” </li>



<li>“10 yıl sonra herkes için Uzayda yürüyüş mümkün hale gelecek.” </li>



<li>“Ham petrol 15 yıl sonra kalmayacak.” </li>
</ul>



<p>Televiyonları izlediğinizde fark edeceğiniz üzere, uzmanlar tarafından sık bir şekilde yukarıdakilere benzer bir tahmin bombardımanına tutulmaktayız. Bu öngörüler için hiçbir zaman &#8216;Acaba?&#8217; dediniz mi, ya da doğruluk paylarını araştırıp sonuçları ortaya koysak ne çıkardı?</p>



<p>Pennsylvania Üniversitesi&#8217;nden profesör <strong>Philip Tetlock</strong>, 10 yıllık bir süreyi temel alarak 284 uzmanın 82.361 öngörüsünü değerlendirdi. Sonuçlar ne gösterdi, dersiniz? İleriye dönük öngörüler, rastgele sayı üretmekten nadiren daha sık doğru çıkıyordu.</p>



<p>Özellikle yanlış öngörülerde bulunanlar, medyada en çok ilgi çeken uzmanlardı. Hala Kanada, Nijerya, Çin, Hindistan, Endonezya, Güney Afrika, Belçika ve Avrupa Birliği&#8217;nin dağılmasını bekliyoruz. Ancak garip bir şekilde, içlerinden bir tanesinin bile aklına Libya gelmedi. Sanırım Libya, diğerleri kadar yeterince popüler değildi. </p>



<p>Öngörü illüzyonunun örnekleri arasında finansal piyasalar, spor sonuçları ve hava durumu tahminleri bulunabilir. Yatırımcılar ve tüccarlar, genellikle piyasanın hangi yönde hareket edeceğini tahmin etmek için kendi yeteneklerine aşırı güven duyarlar. Benzer şekilde, spor tahmincileri genellikle bir takımın veya bireyin performansını tahmin etmeye çalışırken aşırı güvendikleri durumlar yaşarlar. Meteorologlar da aynı şekilde hava durumu tahminlerinde aşırı güven duyabilirler.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>ABD’de atmış bin eğitim görmüş bunca ekonomist var. Bunların çoğu ekonomik krizleri ve faizleri önceden haber vermek için işe alınmış. Tahminleri yalnızca iki kere arka arkaya tutsaydı, hepsi milyoner olurdu. Bildiğim kadarıyla hepsi hala uslu eleman rolünde kalmaya devam ediyor.</p>
<cite>Peter Lynch</cite></blockquote>



<p>Peki, sonuçlar böyle olduğu halde neden öngörülerimiz giderek daha saçma bir düzeye ulaşıyor diye sorabilirsiniz. Aslında uzmanlar, yaptıkları yanlış öngörüler için ne maddi ne de itibari olarak bir bedel ödemiyorlar.</p>



<p>Toplum olarak, buna aslında biz sebep oluyoruz. Öngörüleri tutmazsa kaybedecekleri bir şey yok. Tam aksine, öngörüleri doğru çıkarsa müşteri ve ilgi artışıyla birlikte yayın imkanları da elde ediyorlar. Bu kazan-kazan sisteminin bir sonucu olarak, bitmek bilmeyen bir öngörü bolluğu yaşıyoruz.</p>



<p>Böylece, giderek daha fazla öngörünün tamamen tesadüfen doğru çıkma olasılığı artıyor. Felaket tellalığı yapmanın da reyting kazandırması nedeniyle öngörüler bitmek bilmeyen bir döngüye giriyor.</p>



<p>Elbette bir ekmeğin iki ay sonraki fiyatını öngörebiliriz. Kıyas yapınca diğer şeyler hakkında da böylesi öngörüler yapmak mantıklı olmaktadır. Bir ipucu istiyorsanız, yani nelerin öngörülebilir veya öngörülemez olduğunu sormak isterseniz, şöyle bir sonuç çıkarabiliriz:</p>



<p>Bir sistem ne kadar karmaşık ve zaman ufku ne kadar genişse, geleceğe dair bakış o kadar bulanıklaşır. Küresel ısınma, petrol fiyatları veya döviz kurlarını önceden tahmin etmek neredeyse imkânsızdır. Yeni icatlar ise tamamen öngörülemezdir. Eğer o zamanlar bizi hangi tür teknolojilerin mutlu edeceğini bilebilseydik, o teknolojiler o an zaten icat edilmiş olurdu, değil mi?</p>



<h3 class="wp-block-heading">Öngörü İllüzyonunun Nedenleri</h3>



<p>Öngörü illüzyonu bir dizi faktörden kaynaklanabilir. Bunlar:</p>



<p><strong>Aşırı güven</strong>: İnsanlar genellikle kendi yeteneklerine ve yargılarına <strong><a href="https://drippingain.com/asiri-guven-yanliligi/">aşırı güven</a></strong> duyarlar, bu da onları gelecekteki olayları tahmin etme konusunda aşırı derecede güvenceye yönlendirir.</p>



<p><strong>Hatalı bellek ve yanıltıcı algılar</strong>: Geçmiş olayları hatırlarken çarpıtmalar ve yanıltıcı algılar olabilir. İnsanlar genellikle olumlu sonuçları hatırlama ve olumsuz sonuçları unutma eğilimindedirler.</p>



<p><strong>Özdeşleştirme yanılsaması</strong>: Bu, kişinin bir olayın sonucunu etkileyebileceği inancıdır, çünkü bu olaya kişisel bir şekilde bağlı hissederler. Örneğin, bir futbol hayranı, takımının kazanacağına dair aşırı güvenli bir tahmin yapabilir çünkü takımla duygusal bir bağlantı hisseder.</p>



<p><strong>Kendine yanlılık</strong>: İnsanlar genellikle kendilerine yanlılık gösterirler, yani kendilerinin diğer insanlardan daha başarılı olacağına inanma eğilimindedirler.</p>



<p><strong>Rastlantısal olayların yanıltıcı yorumu</strong>: İnsanlar genellikle rastgele olayları yanlış yorumlarlar, genellikle olaylar arasında anlamlı bir ilişki olduğuna inanırlar, oysa bu genellikle rastgele veya şans eseri olabilir.</p>



<p>Bu nedenler, öngörü illüzyonunun temelini oluşturur ve insanların neden genellikle aşırı güvenli olduğunu ve yanıltıcı tahminler yaptığını açıklar.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Öngörü İllüzyonu Nasıl Önlenir?</h3>



<p>İlk olarak, öngörüde bulunan kişinin <strong><a href="https://drippingain.com/tesvik-hassasiyeti/">teşvik sistemi</a></strong> ne, bir yerde çalışan mı, sürekli yanlış öngörülerde bulunursa işini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya mı, yoksa gelirini kitaplardan ve yaptığı konuşmalardan elde eden, kendi kendini trend gurusu addedenlerden biri mi? </p>



<p>İkincisi, uzmanın ya da gurunun öngörülerindeki isabet oranı nedir, son zamanlarda kaç öngörüde bulunmuş ve bunların kaçı tutmuş, kaçı tutmamış? </p>



<p>Medya reyting uğruna yayınlarına çok kolay bir şekilde garip şeylerin uzmanı olanlara söz veriyor. Sözde yorumcuların başarı delilleri yoksa da salladıkları kolayca bulunabilir. Öngörü ilüzyonu, medyanın ilgisine ihtiyaç duyar. Dolayısıyla öngörüleri yapanlar o derece sansasyonel olurlar. Bir nevi kıyamet tellallığı görevine soyunurlar.</p>



<p>Kaynak<br>➡️ Tetlock, Philip E.: How Accurate Are Your Pet Pundits? Project Syndicate / Institute for Human Sciences, 2006.<br>➡️ John K. Galbraith, <a href="http://news.bbc.co.uk/2/hi/business/4960280.stm">http://news.bbc.co.uk/2/hi/business/4960280.stm</a><br>➡️ Bevelin, Peter: Seeking Wisdom. From Darwin to Munger, Post Scriptum, 2003, S. 145</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/ongoru-illuzyonu-nedir/">Öngörü İllüzyonu Nedir?</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drippingain.com/ongoru-illuzyonu-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yanlış Nedensellik (Fallacy of False Cause)</title>
		<link>https://drippingain.com/yanlis-nedensellik/</link>
					<comments>https://drippingain.com/yanlis-nedensellik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[drippingain]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Aug 2020 13:27:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Safsatalar]]></category>
		<category><![CDATA[Yanlış Nedensellik]]></category>
		<category><![CDATA[Yanlış Nedensellik Nedir?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://drippingain.com/?p=2210</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hiçbirimiz yanlış nedensellik tuzağına düşmek istemeyiz, ancak hayatta zaman zaman beklenmedik olaylarla karşılaşabiliriz. Bir sabah, koşturmaca içinde evden çıkarız ve tam da o gün trafik kazasına şahit oluruz. Hemen beynimizde şu düşünce belirir: &#8220;Eğer ben daha geç çıksaydım, bu kaza başıma gelmeyecekti.&#8221; İşte tam da bu noktada yanlış nedensellik dediğimiz şey devreye girmektedir. Olaylar arasında &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/yanlis-nedensellik/">Yanlış Nedensellik (Fallacy of False Cause)</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Hiçbirimiz yanlış nedensellik tuzağına düşmek istemeyiz, ancak hayatta zaman zaman beklenmedik olaylarla karşılaşabiliriz. Bir sabah, koşturmaca içinde evden çıkarız ve tam da o gün trafik kazasına şahit oluruz. Hemen beynimizde şu düşünce belirir: &#8220;Eğer ben daha geç çıksaydım, bu kaza başıma gelmeyecekti.&#8221; İşte tam da bu noktada yanlış nedensellik dediğimiz şey devreye girmektedir. Olaylar arasında gerçek bir nedensellik bağı olmadığı halde, beynimiz hızla ilişkiler kurar ve bunları birbirine bağlar. Bu tuzak, hayatımızın farklı alanlarında bizi etkileyebilir ve kararlarımızı yanıltabilir. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Yanlış Nedensellik Nedir?</h2>



<p><strong>Yanlış nedensellik</strong> (İngilizce: <strong>Fallacy of false cause</strong>), insanların olaylar ve durumlar arasında yanıltıcı veya hatalı bir nedensellik ilişkisi kurmalarıdır.</p>



<p>Bu hata, özellikle korelasyon (correlation) ile nedensellik (causation) arasında bir eşitlik kurulduğunda gözlemlenir. Yani, olaylar arasındaki ilişki veya paralellik, birbirlerinin neden-sonuç ilişkisi olduğu izlenimini uyandırır. Bu durum, olaylar birbirleriyle gerçekten çok alakasız olsa bile insanları tuzağına düşürebilir.</p>



<p>Diyelim ki her yağmur yağdığında, arabanızı yıkamanızla birlikte yağmurun kesildiğini fark ediyorsunuz. Bu durumda, arabayı yıkamanızın yağmurun durmasına neden olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak gerçekte, bu iki olay arasında doğru bir nedensellik ilişkisi bulunmamaktadır. Arabayı yıkamanız ve yağmurun durması arasında sadece bir korelasyon vardır ve birinin diğerini etkilediğine dair gerçek bir kanıt yoktur. Yağmurun durması veya devam etmesi, arabayı yıkamanızın bir sonucu değildir.</p>



<p>İskoçya&#8217;nın<strong> Hebrides Adaları</strong>&#8216;nda yaşayan insanların saçlarında yaşayan bitleri sağlıkları için oldukça gerekli görmesinin nedeni de yanlış nedensellikti. Zira onlara göre bu bitler, kendilerine ev sahipliği yapan insanları terk ettiklerinde o insanlar hastalanır ve ateşlenirdi. Bitler yuvalarına tekrar geri döndüklerinde ise bu hastalar iyileşirdi. Bu gözlem, bölge sakinlerince etkili bir tedavi yöntemi olarak gmrülmeye başlanmıştı. Öyle ki, hastalanan insanlar ateşlerini düşürmek için bile isteyerek saçlarına bit yerleştirirlerdi.</p>



<p>İşin aslı, hasta insanların ateşi yükseldiğinde bitler saçlarından uzaklaşırken, adeta ayakları yanmışçasına oradan kaçmaya çalışırlardı. Hastanın ateşi düştüğünde ise yine eski yerlerine geri dönerlerdi. Ancak ada sakinleri için bu durum, sağlıklı olabilmeleri adına bitlerle birlikte yaşamaları gerektiğine dair bir inanışa yol açmıştı.</p>



<p>Evlerinde zengin kütüphaneleri bulunan ailelerin çocuklarının okulda daha yüksek notlar aldığına dair bir tweet okumuş olabilirsiniz. Eğer bu tweet, araştırmanın sonucunda ebeveynlerin kitap alışverişine yönelmelerine neden olduysa, bu durum yanlış nedensellik için güzel bir örnek daha sunmaktadır.</p>



<p>Zira aslında olan, daha yüksek eğitim seviyesine sahip ebeveynlerin, daha düşük eğitim seviyesine sahip ebeveynlere kıyasla, çocuklarının eğitimine daha fazla önem verme eğiliminde olmasıdır. Kendi eğitim seviyeleri yüksek olduğu için, çocuklarının da eğitim seviyelerinin yüksek olmasını istemektedirler. Bir bakıma, aynı sofrada oturan insanların benzer yemekleri yemesi oldukça doğaldır. Dolayısıyla, kitaplar değil, ebeveynlerin eğitim seviyeleri fark yaratmaktadır.</p>



<p>Yanlış nedensellik ve bu tür ilişkilerin sınırlarını göstermesi adına en güzel örneklerden biri, Almanya&#8217;da doğum sayılarının düşmesi ile leylek çiftlerinin sayısının azalması arasındaki bağlantıdır. Bu iki durumun 1965&#8217;ten 1987&#8217;ye kadar olan gelişimini çizdiğimizde, iki çizgi neredeyse tam olarak örtüşmektedir. Ancak, böylesi tamamen tesadüfi ilişkiler bize her korelasyonun otomatik olarak nedensellik ilişkisi anlamına gelmediğini göstermektedir.</p>



<p>Yanlış nedensellik bizi, doğru bir nedensellik ilişkisi olmadığı halde iki olay arasında bir ilişki olduğunu varsaymaya meyleder. Bu tür hatalar, sadece korelasyon veya tesadüfi ilişkilerin yanlış bir nedensellik ilişkisi olarak algılanmasıyla ortaya çıkabilir. Bu nedenle, korelasyonlar veya ilişkiler gözlemlese de, doğru bir nedensellik bağlantısı kurmak için dikkatli bir şekilde kanıtlara ve mantığa dayanmak önemlidir.</p>



<p>Kaynak:<br>➡️ To Read or Not To Read: A Question of National Consequence<br>➡️ Der Hund, der Eier legt. Erkennen von ehlinformation durch Querdenken</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/yanlis-nedensellik/">Yanlış Nedensellik (Fallacy of False Cause)</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drippingain.com/yanlis-nedensellik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kumarbaz Yanılgısı: Zar Kendini Hatırlamaz!</title>
		<link>https://drippingain.com/kumarbaz-yanilgisi/</link>
					<comments>https://drippingain.com/kumarbaz-yanilgisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[drippingain]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2020 12:52:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Safsatalar]]></category>
		<category><![CDATA[Kumarbaz Yanılgısı]]></category>
		<category><![CDATA[Kumarbaz yanılgısı örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kumarbazın yanılgısı]]></category>
		<category><![CDATA[Kumarbazın yanılgısı nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Monta Carlo Yanılgısı]]></category>
		<category><![CDATA[Monte Carlo Yanılgısı Nedir?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://drippingain.com/?p=2182</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her ne kadar adı gereği kumar oynarken sıkça düşülen bir tuzak gibi görünse de, kumarbaz yanılgısı sadece kumarhanelerde değil, aynı zamanda finansal kararlar, spor bahisleri ve hatta sosyal olaylar gibi çeşitli alanlarda da etkili olabilir. Rastgele olaylar karşısında, insanların doğal örüntü arama eğilimi ve bağımsız olayları anlamakta yaşadıkları zorluklar, gündelik yaşamda da bu yanılgıya kapılmalarına &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/kumarbaz-yanilgisi/">Kumarbaz Yanılgısı: Zar Kendini Hatırlamaz!</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Her ne kadar adı gereği kumar oynarken sıkça düşülen bir tuzak gibi görünse de, kumarbaz yanılgısı sadece kumarhanelerde değil, aynı zamanda finansal kararlar, spor bahisleri ve hatta sosyal olaylar gibi çeşitli alanlarda da etkili olabilir. Rastgele olaylar karşısında, insanların doğal örüntü arama eğilimi ve bağımsız olayları anlamakta yaşadıkları zorluklar, gündelik yaşamda da bu yanılgıya kapılmalarına yol açar. </p>



<h2 class="wp-block-heading has-text-align-left">Kumarbaz Yanılgısı Nedir?</h2>



<p><strong>Kumarbaz yanılgısı</strong> (İngilizcesi: <strong>Gambler&#8217;s fallacy</strong>), insanların rastgele olaylar serisinde önceki olayların gelecekteki olaylar üzerinde bir etkisi olduğunu düşünme eğilimine denir.</p>



<p>Örnek olarak, bir madeni para atma durumunu verebiliriz. Eğer birkaç kez üst üste &#8220;yazı&#8221; gelirse, insanlar bir sonrakinden &#8220;tura&#8221; gelme olasılığının daha yüksek olduğunu düşünebilirler. Oysa gerçekte, her madeni para atışı diğerlerinden bağımsız olarak gerçekleştiğinden önceki atışların sonucunun gelecekteki atışlar üzerinde hiçbir etkisi yoktur. </p>



<h3 class="wp-block-heading">Monte Carlo Hadisesi</h3>



<p>Daha da somutlaştırmak adına örneğimizi genişletelim. Art arda altı kere tura gelmiş hilesiz bir madeni paranın yedinci defasında kişi &#8220;Bu kez tura gelmez, kesin yazı gelecektir!&#8221;, &#8220;Üst üste yedi kere tura gelemez bu sefer kesin yazı gelecektir!&#8221; gibi düşüncelere kapılabilir. Belirttiğimiz üzere paranın yazı veya tura gelme olasılığının önceki yazı veya tura gelişlerinden bağımsızdır. Başlarda baskın bir şekilde yazı veya tura gelmesi, <strong><a href="https://drippingain.com/buyuk-sayilar-yasasi/">büyük sayılar yasasının</a></strong> da dediği üzere %50&#8217;lik oranı değiştirmeyecektir. </p>



<p>Zaten kumarbaz yanılgısının <strong>Monte Carlo</strong> yanılgısı olarak da bilinmesinin bir diğer nedeni buna benzer bir hadisenin gerçekleşmesidir. 1913 yılının yaz aylarında, Las Vegas&#8217;taki Monte Carlo kumarhanesinde rulet masasının başına doluşanlar gördüklerine inanamıyordu. </p>



<p>Tam tamına <strong>yirmi </strong>kez üst üste <strong>siyah renk </strong>gelmişti. Bu durumun nadirliği ve yarattığı şaşkınlıktan olsa gerek pek çok oyuncu bu durumu fırsat bilip kırmızı renge paralarını koymuş ve çarkın durmasını sabırsızlıkla beklemişlerdir.</p>



<p>O da nesi! Bu sefer kırmızı gelecek diye bekleyip parasını kırmızıya basanlar çarkın durmasıyla gözlerine inanamadı. Zira yeniden siyah gelmişti. Durumun oluşturduğu etki devam ediyor olsa gerek daha fazla insan masaya akın edip paralarını bu defa kesin bir şekilde kırmızıya gelecek diye oynadılar. </p>



<p>Bir yandan kesin tuttu rahatlığında, bir yandan da sabırsız bir şekilde kazanmayı bekleyen güruh, ilkinden de şok edici bir durumla, topun yine siyaha gelmesiyle karşılaştı. Yine siyah, yine siyah, yine siyah derken bundan ancak tam yedi el sonra, yani <strong>yirmi yedinci</strong> seferde çark nihayet kırmızı renkte durdu. </p>



<p>Normal şartlar altında, her rulet çarkı dönüşü bağımsızdır ve önceki dönüşlerin sonucu, gelecekteki dönüşler üzerinde hiçbir etkiye sahip değildir. Üst üste siyah renk gelmesiyle kumarbazların <strong><a href="https://drippingain.com/olasilik-ihmali-yanilgisi/">olasılık ihmalini</a></strong> göz ardı etmesi kolaylaşmış ve o ana gelinceye dek kumarbazlar baya para kaybetmişti.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img decoding="async" src="https://drippingain.com/wp-content/uploads/2023/05/Monte-Carlo-Hadisesi.jpg" alt="" class="wp-image-7282"/></figure></div>


<h3 class="wp-block-heading">İşin Matematiksel Yönü</h3>



<p>Yapılan bir deneyde katılımcılara, ortalama zeka katsayısı 100 olan öğrencilerin olduğu büyük bir şehirde, bir araştırma için rastgele 50 tane öğrenci örnek olarak seçilmiş ve teste tabi tutulan ilk öğrencinin zeka katsayısı 150 çıktığı söylenmiştir. Ardından katılımcılara &#8220;50 öğrencinin ortalama zeka katsayısı kaç olacaktır?&#8221; sorusu yöneltilmiştir. </p>



<p>Katılımcıların çoğunluğunun tahmini 100 olmuştur. Zira bu tahminlerini yaparken teste tabi tutlan ilk öğrencinin zeka katsayısının, 50 katsayılı süper aptal bir çocukla veyahut zeka katsayıları 75 olan iki çocukla bir şekilde dengeleneceğini düşünmüşlerdir. </p>



<p>Oysa bu kadar küçük bir örnekleme grubunda böylesi bir düşünce çok ihtimal dışı bir durum olacaktır. Zira diğer 49 öğrencinin de nüfusun ortalamasına uyum gösterdiğini, yani zeka katsayılarının 100 olduğunu düşünerek işe başlamaları gerekirdi. </p>



<p>Yapılacak işlemi formüle dökersek eğer: <strong>(150*1 + 49*100)/50 = 101</strong> sonucu çıkacaktır. Zeka katsayısı 150 olan bir tane öğrenci ile zeka katsayısı 100 olan 49 tane öğrencinin oluşturduğu ortalama zeka katsayısı görüldüğü üzere 101 olacaktır. </p>



<p>Bu tarz örnekler gösteriyor ki, insanlar akıbetin dengeleyici bir gücü olacağına inanıyor. Halbuki, birbirinden bağımsız olaylarda dengeleyici bir güç söz konusu değildir. Bir top kaç kere siyaha ya da kırmızıya düştüğünü, madeni bir para yazı mı tura mı geldiğini hatırlayamaz. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Kumarbaz Yanılgısı Nedenleri</h2>



<p>Kumarbaz yanılgısının nedenleri, insanların rastgelelik, olasılık ve örüntü algısıyla ilgili psikolojik ve bilişsel süreçlerinden kaynaklanmaktadır. Bu yanılgının temel nedenleri şunlar gösterilebilir:</p>



<p><strong>Rastgelelik ve bağımsız olaylar anlayışı eksikliği</strong>: İnsanlar, bağımsız olayların sonuçlarının birbiriyle ilişkili olmadığını anlamakta zorlanabilirler. Bu durum, önceki olayların gelecek olaylar üzerinde bir etkisi olduğu izlenimine yol açar.</p>



<p><strong>Örüntü algısı ve düşünce</strong>: İnsanlar, doğaları gereği örüntüler ve düzenler ararlar. Bu eğilim, rastgele olaylarda dahi örüntüler görmeye çalışmamıza yol açar ve yanıltıcı sonuçlar elde etmemize neden olabilir.</p>



<p><strong>Son olayların hatırlanması</strong>: İnsanlar, en son meydana gelen olayları daha iyi hatırlarlar ve bu olayların gelecekteki olaylar üzerinde etkili olduğunu düşünme eğilimindedirler. <strong><a href="https://drippingain.com/cipalama-yanilgisi/">Çıpalama yanılgısına da</a></strong> yol açan bu durum, kumarbaz yanılgısını destekleyen bir faktördür.</p>



<p><strong>Hesaplamalı olasılık eksikliği</strong>: İnsanlar, olasılıkları doğru bir şekilde hesaplamakta ve değerlendirmekte zorlanabilirler. Bu durum, özellikle bağımsız olayların uzun vadeli sonuçlarını tahmin etmeye çalışırken geçerlidir.</p>



<p><strong>Duygusal etkenler</strong>: Kumar ve riskli durumlar, insanların duygusal tepkilerini tetikleyebilir. Bu duygular, mantıklı düşünme süreçlerini etkileyebilir ve kumarbaz yanılgısına düşmeye yol açabilir.</p>



<p>Kumarbaz yanılgısı, rastgele olaylar serisinde önceki olayların gelecekteki olaylar üzerinde bir etkisi olduğunu düşünme eğiliminden kaynaklanan yaygın bir hatadır.</p>



<p>Bu durum, insanların rastgelelik ve bağımsız olayları anlamakta zorlanmaları ve doğal örüntü arama eğilimleri nedeniyle karar verme süreçlerinde ve risk değerlendirmelerinde dikkate alınması gereken önemli bir faktördür.</p>



<p>Bu nedenle karşılaştığınız olaylar bağlantılı mı bağlantısız mı, dikkatlice analiz edin. Bağlantısız olaylar genel olarak lotoda, kumarhanelerde ve teori kitaplarında görülür. Gerçek hayatta ise olaylar genellikle birbiriyle bağlantılıdır. Yani, daha önce yaşanmış durumlar gelecekte neler olacağını dair ipuçları barındırır. </p>



<p>Kaynak:<br>➡️ Plous, Scott: The Psychology of Judgment and Decision Making, McGraw-Hill, 1993, S. 113.<br>➡️ Heuristics and Biases, Cambridge University Press, 2002, S. 601</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/kumarbaz-yanilgisi/">Kumarbaz Yanılgısı: Zar Kendini Hatırlamaz!</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drippingain.com/kumarbaz-yanilgisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğrulama Yanlılığı: Neden Fikirlerimize Körü Körüne Bağlanırız?</title>
		<link>https://drippingain.com/dogrulama-yanliligi/</link>
					<comments>https://drippingain.com/dogrulama-yanliligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[drippingain]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Oct 2019 09:26:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Safsatalar]]></category>
		<category><![CDATA[Doğrulama eğilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Doğrulama eğilimi Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Doğrulama yanlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[Doğrulama Yanlılığı Nedir?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://drippingain.com/?p=944</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kendi inanç ve düşüncelerinizi destekleyen bilgilere doğal olarak meyilli olmaktayız; doğrulama yanlılığı olarak adlandırılan bu yaygın psikolojik fenomeni, yazımızda detaylarıyla beraber irdeleyeceğiz. Doğrulama Yanlılığı Nedir? “İnsanların en iyi becerdiği şey, yeni bilgileri var olan görüşler işler durumda kalacak şekilde filtrelemektir.” Warren Buffet Doğrulama yanlılığı (İngilizce: Confirmation bias), insanların kendi inanç ve varsayımlarını destekleyen bilgilere eğilimli &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/dogrulama-yanliligi/">Doğrulama Yanlılığı: Neden Fikirlerimize Körü Körüne Bağlanırız?</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kendi inanç ve düşüncelerinizi destekleyen bilgilere doğal olarak meyilli olmaktayız; <strong>doğrulama yanlılığı </strong>olarak adlandırılan bu yaygın psikolojik fenomeni, yazımızda detaylarıyla beraber irdeleyeceğiz.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-text-align-left">Doğrulama Yanlılığı Nedir?</h2>



<blockquote class="wp-block-quote has-text-align-left is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>“İnsanların en iyi becerdiği şey, yeni bilgileri var olan görüşler işler durumda kalacak şekilde filtrelemektir.” </p>
<cite>Warren Buffet</cite></blockquote>



<p><strong>Doğrulama yanlılığı</strong> (İngilizce: <strong>Confirmation bias</strong>), insanların kendi inanç ve varsayımlarını destekleyen bilgilere eğilimli olmaları ve bu tür bilgilere daha fazla önem atfetmeleri olarak tanımlanan psikolojik bir fenomendir. Bu yanlılık, insanların karşıt görüşleri veya kanıtları görmezden gelmelerine, küçümsemelerine veya hatalı yorumlamalarına neden olabilir.</p>



<p>Bu yanılgı, insanların kendi düşüncelerinin doğruluğunu koruma ve sürdürme isteğinden kaynaklanır. Haliyle, insanlar mevcut inançlarını destekleyen bilgileri arar, kabul eder ve hatırlar, diğer yandan mevcut inançlarını sorgulayan veya çürüten bilgilere şüpheyle yaklaşır. Bu süreç, bilinçli veya bilinçsiz olarak gerçekleşebilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-text-align-left">Doğrulama Yanlılığına Karşı Ne Yapmalıyız?</h3>



<blockquote class="wp-block-quote has-text-align-left is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>“Sırf onları görmezden geldiğimiz için hakikatler ortadan kalkmaz”</p>
<cite>Aldous Huxley</cite></blockquote>



<p>Doğrulama yanlılığının neden olduğu tehlikenin farkında olan <strong>Charles Darwin</strong>, nevi şahsına münhasır bir alışkanlık edinmiştir. Darwin, edindiği gözlemleri teorileriyle çeliştiği zaman bunları daha da ciddiye alıp her daim yanında taşıdığı not defterine yazardı. Teorileriyle çelişen gözlemlerini yarım saat içinde not etmeye zorlar asla işini sonraya bırakmazdı. Zira insan beyninin doğrulanmayan kanıtları otuz dakika sonra aktif olarak unuttuğunu bilirdi. </p>



<p>Farkındalık ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirerek doğrulama yanlılığının etkisini azaltmak mümkündür. Zira doğrulama yanlılığı eğilimine karşı bitmek bilmez bir savaşın olduğunu unutmamak gerekir. Nihai bir son yok. Dogmalarınızda, dünya görüşünüzde, düşüncelerinizde, yatırımlarınızda, evliliğinizde, kısacası konu monu fark etmeksizin her yerde karşınıza çıkacaktır. </p>



<p>İşe yarayan bir görüş illa ki hatırlanacaktır. Ancak, Darwin&#8217;in yaptığı gibi aksi görüşleri en güçlü halleriyle tartmak, beyin için bir çeşit egzersiz olacaktır. Fikirlerinize ölümüne bağlı kalmayın, sık sık onları öldürmeyi deneyin. <strong>Cenap Şahabettin</strong>&#8216;in meşhur sözü bu konuya oldukça uygundur:</p>



<blockquote class="wp-block-quote has-text-align-left is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>Niçin mi fikir değiştiriyorum? Çünkü ben fikirlerimin sahibiyim, kölesi değil. Fikirlerime karşı hiçbir taahhüdüm yoktur: İster değiştiririm, ister muhafaza ederim.</p>
<cite>Cenap Şahabettin</cite></blockquote>



<h3 class="wp-block-heading">Yanlışlamaya Çalışmak</h3>



<p>Yapılan bir deneyde, profesör öğrencilerine 2-4-6 şeklinde bir sayı sıralaması vermiştir. Öğrencilerden sıralamanın dayanağı olarak kullanılan kuralı bulmaları istenmiştir. Deneye katılanlar sıralamada bir sonraki sayıyı söyleyecekler, profesör de verilen cevaplara “kurala uygun” ya da “kurala uygun değil” şeklinde değerlendirme yapacaktı. Denekler istedikleri kadar sayı söyleme haklarına sahip olsa da kurala dair sadece tek bir tahmin hakları vardı. </p>



<p>Deneklerin çoğu “8” dedi, profesör “kurala uygun” diye yanıt verdi. Öğrenciler, emin olmak için, “10”, “12” ve “14” de dediler. Profesör bu sayıların “kurala uygun” olduğunu söyledi. Bunun üzerine öğrenciler basit bir sonuçta karar kıldılar: “O zaman kural şudur: Son sayının üzerine 2 ekle.” Profesör hayır anlamında başını salladı ve: “<strong>Hayır, kural bu değil</strong>.” dedi.</p>



<p>Yalnızca uyanık bir öğrenci soruya farklı yaklaştı, “4” sayısını denedi. Profesör “kurala uygun” olduğunu söyledi. “7?” “Kurala uygun. “Öğrenci bir süre daha değişik sayılar denedi: “Eksi 24”, “9”, “eksi 43”. Belli ki bir fikri vardı ve bu fikrin yanlışlığını kanıtlamaya çalışıyordu. </p>



<p>Artık karşıt örnek bulamadığında fikrini açıkladı: “<strong>Kural, her sayının bir önceki sayıdan daha büyük olması</strong>.” Profesör kağıdın arkasını çevirdi ve deneklere gösterdi. Orada yazan kural tamtamına bu uyanık öğrencinin verdiği cevaptı. </p>



<p>Peki bu zeki öğrencimizi diğerlerinden ayıran neydi? <strong>Diğerleri sadece teorilerini doğrulamaya uğraşırken o öğrenci teorisinin yanlışlığını kanıtlamaya çalışıyordu</strong>.</p>



<p>Ancak şu da bir gerçek ki, bir kuram ne kadar muğlaksa, doğrulama yanlılığı da o derece güçlüdür. “İnsanlar iyidir” fikriyle yaşayan biri, bu kuramına elbette ki yeterli doğrulama bulacaktır. Keza “İnsanlar kötüdür” fikriyle yaşayan biri de yeterli sayıya ulaşacaktır. </p>



<p>Astrologlar da bu prensip doğrultusunda hareket eder. İfadeleri o kadar muğlaktır ki doğrulamaları mıknatıs gibi çekerler ve kurbanlarını <strong><a href="https://drippingain.com/barnum-etkisi/">Barnum etkisi</a></strong> içine atar: “Gelecek haftalarda sevineceğiniz bir şeyler olacak” ya da “Üç vakte kadar birisi hayatından çıkacak” Üç vakit ne demek? Sevineceğiniz şeyler ne demek? Neye göre seveceksiniz; altın mı, karşı cins mi, sınavlarda başarı mı? </p>



<p>Bu durumun gıcık tarafı ise doğrulama eğiliminin bilinçsiz bir şekilde kalmasından doğuyor. Özellikle internet sayesinde aynı düşünenlerle bir araya gelmemiz kolaylaşmıştır. Algoritmalarla kendi fikirlerimizi destekleyen bilgilere, yorumlara, kişilere kolayca ulaşıyoruz. Ancak, karşı fikirler ekranımıza hiç düşmüyor. Aynı düşünenlerin bulunduğu sanal toplulukları benimsiyor ve giderek bunlara daha uyumlu olarak hareket ediyoruz. <strong>Yankı odası</strong> olarak adlandırılan bu durum nedeniyle, topluluklardaki doğruluma eğilimi daha da güçleniyor.</p>



<p>Doğrulama yanlılığı, fikirlerimize ve inançlarımıza sıkı sıkıya bağlı kalmamıza neden olan zihinsel bir tuzaktır. Bu yanlılık, insanların objektif gerçekleri göz ardı etmelerine, taraflı düşünmelerine ve hatta topluluklar arasında polarizasyona neden olabilir; bu nedenle, düşüncelerimize eleştirel bir gözle bakarak ve farklı perspektiflere açık olarak bu yanlışın etkisini azaltabilir ve daha sağlıklı ve doğru kararlar alabiliriz.</p>



<p>Kaynak:<br>➡️ Cenap Şehabettin &#8211; Tiryaki Sözleri<br>➡️ Taleb, Nassim Nicholas: The Black Swan, Random House, 2007, S. 58</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/dogrulama-yanliligi/">Doğrulama Yanlılığı: Neden Fikirlerimize Körü Körüne Bağlanırız?</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drippingain.com/dogrulama-yanliligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
