Aşırı Güven Etkisi

Aşırı Güven Yanlılığı: Kendini Abartma

Aşırı güven yanlılığı, insanların kendi yeteneklerine olan öznel güveni, nesnel, yani gerçek performanslarından daha büyük olduğunda gözlemlenen bir düşünce hatasıdır.


Aşırı Güven Yanlılığı

Aşırı güven etkisi ilk olarak 1982 yılında psikolog Marc Alpert ve Howard Raiffa tarafından tespit edildi.

Bu ikili, yaptıkları deneylerin birinde Harvard’daki öğrencilerden ABD’de üretilen günlük yumurta sayısının ne olduğuna dair tahminde bulunmalarını istediler. En önemlisi de öğrencilere tahminlerinde %98 doğru cevabı içerecek şekilde istedikleri kadar geniş bir cevap aralığına sahip olduklarının verilmesiydi.

İstedikleri kadar geniş bir yelpazede tahmin yapabilecekleri söylemelerine izin verilmesine rağmen, öğrenciler cevaplarının %40’ında yanılıyorlardı. Daha büyük aralıklarda tahminlerde bulunup işi garantiye alabilirlerdi ama aşırı özgüvenleri böyle bir şey yapmalarına engel oldu.

Aşırı güven yanlılığı, görüldüğü üzere insanların yargılarına ve bilgilerine olan öznel güveninin, nesnel karşılığına kıyasla oldukça abartılı bir durumda olması durumunda gözlemlenir. Bu etkiyi araştırmak için, bir dizi yanıtın doğruluğuna ilişkin öznel güven yargısı, bu yanıtların nesnel doğruluğu ile karşılaştırılır. 

Aşırı güven üzerine yapılan tipik bir deneyde katılımcılardan aşağıdakilerine benzer bir dizi şeklinde ve iki seçenekten oluşan soruları çözmeleri istenir;

“Bu şehirlerden hangisinin daha fazla nüfusu var:

(a) İstanbul

(b) Londra

“Aşağıdaki takımlardan hangisinin daha fazla şampiyonlar ligi kupası var:

(a) Real Madrid

(b) Bayern Münih

Katılımcılar her soruyu yanıtladıktan sonra %0 ile %100 arasında bir ölçekte yanıtlarının doğruluğundan ne kadar emin olduklarını değerlendirmeleri istenir. 

Yanılgı tam da bu noktada kendini göstermektedir; kendi cevaplarının doğruluğundan emin olma yüzdesi gerçekte olandan çok daha büyük olur. Örneğin, bir katılımcının cevaplarında %95 güven düzeyini belirttiği yanıtlarında genel olarak yalnızca %75’i doğru çıkmaktadır.

Öngörüler

Benzer durum öngörüler için de oldukça yoğun bir şekilde yaşanmakta. Öngörü yeteneklerimizi ne yapıp ne edip üstelik haddinden çok fazla olacak bir şekilde gözümüzde büyütüyoruz.

Peki uzmanlar bu aşırı özgüvenden ne kadar etkileniyor? Cevap tabii ki bu yanılgının etkisini göstermekte; uzmanların, aşırı güven yanılgısından, uzman olmayanlara kıyasla daha müzdarip olmaları. Futbol yorumculuğu bu konuda en göze çarpanlardan. Futbolun içinde onlarca yıl geçirmiş nice insanlar sokaktaki sıradan bir izleyiciyle aynı konumda olabiliyorlar.

Örnek olarak futbol sektörü verildiğinde bu konuya ait pek çok örnek verilecektir.

Öngörüldüğünden daha çabuk ve ucuza gerçekleştirilen büyük bir proje neredeyse hiç görülmemiştir. Ya aksilikler çıkmıştır, ya alakasız bir problem belirivermiştir. Örneğin İstanbul’da yapılan Marmaray projesinde tarihi kalıntılar bulunmuş bu da projenin sarkmasına yol açmıştır.

Almanyadaki yıllar geçse de tamamlanamayan havalimanı projesi, Sidney’deki meşhur opera binası oldukça popüler olan örneklerdir. Bu listeyi dilediğiniz kadar uzatılabilirsiniz. Benim aklıma gelen bunlar ve yazıyı uzatmamak adına bu ikisiyle yetiniyorum.

Burada bir yandan klasik aşırı güven etkisi, diğer yandan da, projeden doğrudan çıkarı olan kişilerin giderleri eksik değerlendirmesi gibi iki etki birlikte devreye giriyor. Danışmanlar da, inşaat şirketleri ve tedarikçiler de işlerin devamının gelmesini umar, inşaat sahipleri iyimser sayılardan güç alır, siyasetçiler seçmenlerin oylarını toplar. Bir nevi olay teşvik hassasiyetine bürünür.

Kısaca aşırı güven etkisi ile teşvik hassasiyeti arasındaki farksa şudur: Aşırı güven teşvik edici değildir, doğal bir şekilde naif ve doğuştan bir şekilde oluşmaktadır.

Aşırı Güven Etkisi: Özet

Aşırı Güven Yanlılığı Nedir?

Kişinin, kendi yeteneklerini abartması ya da abartma eğiliminde olması anlamına gelir.

Son olarak şu üç ayrıntıya değinmek gerekir;

A) Bu etkinin tersi bir durumu, yani yetersiz güven etkisi diye bir şey yoktur.

B) Aşırı güven etkisi, yapılan araştırmalara göre erkeklerde, kadınlara nispeten daha gelişmiştir.

C) Aşırı güven etkisinden sadece iyimserler muzdarip değildir. Kötümserler de daha az bir seviyede dahi olsa kendilerini gözlerinde büyütür.

Kimin yaptığına bakmaksızın bütün öngörülere şüpheyle yaklaşmakta fayda var; özellikle de bunlar TV’lerde bol bol görünen sözde uzmanlardan geliyorsa… Planınız ne olursa olsun, hep kötümser senaryolardan yola çıkmakta fayda var. Böylece, hayal kırıklığına uğramamak ve mevcut durumu bir yere kadar gerçekçi değerlendirebilmek adına esaslı bir şans elde etmiş olursunuz.

Kaynak ve detaylı bilgi için;

Gilovich, Thomas; Griffin, Dale; Kahneman, Daniel (Yayıncı.): Heuristics and biases: The psychology of intuitive judgment, Cambridge University Press, 2002.

Erkeklerde aşırı güven etkisinin evrim için neden daha önemli olduğu konusundaki ilginç hipotez için bkz: Baumeister, Roy F.: Is there Anything Good About Men? How Cultures Flourish by Exploiting Men, Oxford University Press, 2001, S. 211

http://psychology.iresearchnet.com/

Rolf Dobelli – Hatasız Düşünme Sanatı

Paylaşmak isterseniz;

Bir Cevap Yazın