Düşünce Hataları

Yanlış Nedensellik (Fallacy of False Cause) Nedir?

İngilizcede fallacy of false cause olarak adlandırılan yanlış nedensellik, kişinin olaylar arasında yeterli kanıt olmaksızın birinin diğerinin oluşmasına neden olduğu şeklinde bir akıl yürütmesi yaptığında ortaya çıkan bir fenomendir.

Yanlış Nedensellik

Bu hata en çok korelasyon (correlation ) ile nedensellik (causation) arasında bir eşitlik kurulduğunda gözlemlenmektedir. Yani olaylar arasındaki paralellik birbirinin neden sonucu olduğuna dair bir izlenime götürür. Öyle ki olaylar birbirleriyle çok alakasız dahi olsa kişileri tuzağına düşürebilir. Aşağıdaki örnekler tam da bu cinstendir.

Britanya Adası’nın en eski kayalarının bulunduğu İskoçya’nın Hebrides Adaları sakinleri için saçlarında yaşayan bitler sağlıkları için oldukça gerekliydi. Zira bu bitler, kendilerine ev sahipliği yapan insanları terk ettiklerinde o insanlar hastalanır, ateşlenirdi. Bitler yuvaya döner dönmez, hastalar iyileşiyordu. Görünürde işe yarayan bir tedavi yöntemiydi. Öyle ki hastalanan insanlar ateşlerini düşürmek için bile isteye saçlarına bit yerleştirirlerdi.

Yukarıdaki hikaye korelasyon ile nedenselliğin birbirine karıştırılmasına güzel bir örnek. İşin aslı, hasta insanların ateşi yükseldiği için bitler onların saçlarından uzaklaşmaktaydı. Tabiri caizse ayakları yanıyor ve oradan kaçmaya çalışıyorlardı. Hastanın ateşi düştüğünde ise yine eski yerlerine geri dönüyorlardı. Ancak ada sakinleri için bu durum sağlıklı olabilmeleri adına bitlerle beraber yaşaması gerektiğine dair bir inanışa yol açmıştı.

Şöyle bir istatistik örneğine bakalım: “Çalışanların iyi bir iş motivasyonuna sahip olmaları işletmenin yüksek karlı işer yapmasına vesile olur.” Peki bu gerçekten de böyle midir? Yoksa çalışanlar, şirketin durumu iyi olduğu için mi daha iyi bir iş motivasyonuna sahip?

İsviçreli bilim adamları bir ara moda tabirdi. Alakalı alakasız her şeyin araştırmasını yapan bir grup olma yolunda rakipsiz ilerliyorlardı doğrusu. “İsviçreli bilim adamlarının araştırmalarına göre her gün A ürünün kullanan kadınların daha güçlü saçlara sahip olduğunu kanıtladı.” gibi haberler görmüşsünüzdür.

Pekala böyle şeyler bilimsel olarak doğrulanmış olabilir ancak yine de yeterli değildir. Özellikle o ürünü kullanan kadınların saçlarının daha güçlü olduğunu asla kanıtlamaz. Ki, saçları güçlü olan kadınların o şampuanı kullanmaya eğilimli olması da aynı derecede muhtemeldir. İşin bir de genetik faktörü olduğunu bilip yüzücü vücudu yanılgısından müzdarip olabileceğimizi düşünmeliyiz.

Evde zengin kütüphaneleri olan ailelerin çocuklarının okulda daha yüksek notlar aldığına dair bir tweet okumuş olabilirsiniz. Bu araştırmanın sonucu ebebeyinlerin deli gibi kitap satın almasına sebep olmuşsa eğer, yanlış nedensellik için güzel bir örnek daha pusuda bekliyor.

Aslında olan ise tahsilli ebeveynlerin, daha düşük tahsilli ebeveynlere kıyasla, çocuklarının eğitimine daha fazla önem verme eğiliminde olmasıdır. Zira kendileri tahsilli oldukları için kendi çocuklarının da tahsilli olmalarını istemekteydiler. Bir nevi aynı sofrada bulunan insanların benzer yemekleri yemesi oldukça normal. Haliyle de farkı yaratan kitaplar değil, ebeveynlerin tahsilleridir.

Yanlış nedensellik ve onun sınırlarını göstermesi adına en güzel örneklerden biri, Almanya’da doğum sayılarının düşmesi ile leylek çiftlerinin sayısının azalması arasındaki bağlantıdır. Bu ikisinin 1965’ten 1987’ye kadar gelişme durumu çizildiğinde, iki çizgi neredeyse birebir örtüşmektedir. Böylesi tamamen tesadüfi bağlantılar, bize her korelasyonun nedensellik olmadığını göstermektedir.

Kaynak

To Read or Not To Read: A Question of National Consequence

Bit örneği içim: Der Hund, der Eier legt. Erkennen von Fehlinformation durch Querdenken

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu