Düşünce Hataları

Acemi Şansı (Beginner’s Luck) Nedir?

İngilizcede beginner’s luck olarak bilinen acemi şansı, orantısız sıklıkta başarı yaşayan veya belirli bir faaliyette bir uzmana karşı başarılı olan acemiler olgusunu ifade etmek için kullanılan bir fenomendir.

Acemi Şansı

Acemi şansını, ilişkilendirme yanılgısının karmaşık bir özel durumu olarak ele alabiliriz.

İlişkilendirme yanılgısı, birbiriyle hiç alakası olmayan durumların birbirine bağlama eğilimi olarak tanımlanabilir. Örneğin Mehmet adında bir kişinin sırf art arda 4 kez aynı başarılı şutu yaptı ve her seferinde kırmızı çorap giydi diye şanslı çoraplara veya kırmızı rengin büyüsüne inanmanın bir manası yok.

Keza kumarbazlar da bu duruma pek aşinadır hatta adına bizzat acemi şansı derler ve belki de dilimize bu ifadeyi yerleştirenler de bizzat onlar olabilirler. Gündelik hayatta kumar masalarında olmasa da bu ifadeyi balık avlarken olsun, oyun oynarken olsun sık sık kullanırız.

Kumarbaz davranışlarından gidecek olursak, oyunun ilk ellerinde kazananlar, parayı vuranlar oyunla ilgili üstün bir beceriye veyahut yeteneğe sahip olduklarını düşünüp oyunu devam ettirme eğilimi gösterir. Ortalamanın üzerinde yeteneklere sahip olduklarına inanan bu şanslı güruh, belki de işin püf noktasını çözdüklerini düşünerek potu yükseltir, ancak sonrasında da birdenbire sıradan durumdaki şanssızlardan birine dönüşürler, çünkü olasılıklar “normale dönmüştür”.

Benzer dinamikleri Amerikan emlak piyasasının 2001’den 2007’ye kadarki dönemde olan patlamasında da gözlemlemek mümkündü. Diş hekimleri, avukatlar, öğretmenler, taksi şoförleri, ki gelirlerinin miktarından bağımsız akla gelebilecek her türden çalışan insanlar evler satın alıp sonra da hemen daha yüksek bir fiyata satmak için işlerini güçlerini bıraktı.

İlk büyük kazançlar onları haklı gösteriyordu, ancak bu mantıklı kararlarının elbette özel yetenekleriyle bir alakası yoktu. Zira emlak piyasasındaki bu balon en beceriksiz amatör emlakçıya dahi ciddi miktarlar kazandırdı ve birçoğu da daha büyük villalar alıp satmak için borçlandı. Tabii piyasa sonunda çöktüğünde tabiri caizse şapa oturup kaldılar. Bu konuyla alakalı Netflix’de “The Big Short” (Büyük Açık) adında güzel bir film var.

Acemi Şansının Yetenekten Farkı

Kesin cevabı olmasa da acemi şansının yetenekten ayırabilecek iki iyi ipucu vardır:

  1. Uzun süre boyunca diğerlerinden bariz bir şekilde daha başarılı olduğunuzda, işin içinde en azından yetenek olduğundan yola çıkabilirsiniz. Ancak yine de emin olmak için yeterli değildir.
  2. İşin içinde ne kadar çok insan varsa, birinin sırf şansla uzun süre boyunca başarılı olma olasılığı da o derece yüksektir. Belki de o biri siz olmuşsunuzdur. Bir piyasada yalnızca 10 rakibiniz varken başı çekmeyi başarırsanız, bu yeteneğinize dair belirli bir gösterge olabilir. Ancak 10 milyon tane rakibinizin olduğu bir piyasada başarı sizi daha az gururlandıran bir şey olmalıdır.

Sonuç olarak, acemi ​​şansı aslında mevcut bir şey değildir. Bir aceminin iyi performans göstermesinin birçok nedeni olabilir. Ancak performanslarının genellikle düşük olduğunu unutmamalıyız. Onay ön yargısı veya sadece güçlü inançlarımızı doğrulayan kanıtları kabul etme arzumuz, yeni başlayanların şansını iş başında gördüğümüzde muhtemelen buna inanmak çok kolay olacaktır. 

Bir uzmanın acemiye kaybettiğini görürseniz, bu konsepte dahil olmak kolaydır çünkü heyecan verici ve bu tür bir şansın var olduğuna inanılıyor. Muhtemelen şu anda olan şey, bu aceminin neden bu kadar iyi performans gösterdiğini çevreleyen nedenleri anlamayı ihmal ediyor olmanızdır. Yeni başlayanların şansını bir açıklama olarak kabul ettiğinizde, olanları kolayca haklı çıkarabilecek her türlü veriyi atmış olursunuz.

Böylesi durumlarda, insan kendisinin yalnızca çok şanslı olduğu düşüncesiyle sakinleştirmeli. Öyle ya da böyle, karar verirken aceleci olmak çoğu zaman zarar verici bir etken olur. Acemi şansı, gaza gelmeyle birlikte felakete sürükleyebilir.

Sıradan bir futbolcunun uzaktan harika bir gol atmasıyla kendini efsanevi olarak nitelendirmesi bu konuya güzel bir örnek olacaktır. Kendine güveni bu şekilde artan futbolcumuz her maçta uzaktan şut çekip teknik direktörünü çıldırtabilir. Bu yüzden kendi kendimizi kandırmamıza karşı donanımlı olmak için bilimciler gibi ilerlemek, yani varsayımlarımızı test etmeli ve bu varsayımlarımızın yanlışlığını kanıtlamaya çalışmalıyız.

Kaynak

Nassim Nicholas Taleb: The Black Swan (Siyah Kuğu)

wikipedia

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu