Sıfır Risk Yanılgısı Nedir?

Sıfır Risk Yanılgısı

Sıfır risk yanılgısı, ufacık bir riski tamamen ortadan kaldırmak için aşırılığa kaçma eğilimine denir.

Sıfır Risk Yanılgısı

Rus ruleti oynamak zorunda kalsanız. Altı mermilik, meşhur altı Patlar SR-38 tabancasını elinize verdiler. Oyunun biliyorsunuz ama yine de kısaca bir hatırlatma yapmakta fayda var: Altı mermi kapasiteli, topu çarkıfelek misali çevirilen tabancaya bir mermi koyup kalan beş yeri boş bırakıyorsunuz ve tabancayı şakağınıza dayayıp tetiği çekeceksiniz. Karşılığında her ne verilecekse kazanma oranı altıda beş ile baya yüksek bir bahis… Rolf Dobelli tam da böyle bir durum için şu soruları soruyor;

Soru 1

Tabancaya dört mermi koyulsa, bunlardan ikisinin çıkartılması için ne kadar para teklif edersiniz?

Soru 2

Tabancaya tek bir mermi koyulsa, bu merminin çıkarılması için ne kadar para teklif edersiniz?

İnsanlar böylesi durumlar için genellikle İkinci durumu tercih eder. Çünkü ölüm riskini böylece sıfıra indireceklerdir.

Ancak Matematiksel bir bakışla bu seçim oldukça anlamsız olacaktır. Zira ilk seçenekte ölme olasılığını altıda iki azaltırken, ikinci durumda sadece altıda bir azaltılıyor.

Dolayısıyla, birinci seçenek iki kat daha fazla kazandırdığından tercih edilen olmalıydı. Yine de bizi böylesi durumlara, yani sıfır riske haddinden fazla değer biçmeye, bir başka deyişle altıda birin çıkma olasılığını yüzde yüz görmeye iten iten bir şey var.

Sıfır risk yanılgısı pahalıya patlar!

Cevap basit aslında; tehlikenin boyuy ne kadar büyükse, riskin azalması da bizi o kadar az rahatlatıyor. Bir nevi tek kurtuluş yolu, onu sıfıra indirmekle mümkün görülüyor oysa bu imkansız bir şey.

Yapılan araştırmalara göre, insanların zehirli kimyasal maddelerin yol açtığı kirlilik nedeniyle oluşan riskten, risk %99 da olsa %1 de olsa aynı derecede korktuklarını gösterdi. Böylesi bir tepki mantıksız olsa da alışılmış bir tepki.

Belli ki, yalnızca sıfır risk bizim için dokunulmaz ve yegane koruyucu. Haliyle ufacık bir riski tamamen ortadan kaldırmak için aşırı meblağlar ödemeye hazırız. Oysa bunun yerine yapılacak yatırımlarla daha faydalı işler yapılabilirdi. Sıfır risk yanılgısı böylesine pahalıya patlayabiliyor.

Paracelsus…

Bu karar hatasının tipik bir örneği Amerikada görülmüştür. 1958’de çıkarılan Amerikan gıda kanununda, kansere neden olabilecek maddelerin yasaklanması sağlanır. Ancak bu yasak, yani kanserden koruyacak sıfır risk kulağa önce iyi gelse de kansere sebep olmayan ama daha tehlikeli olan gıda katkı maddelerinin kullanılması nedeniyle çok daha teklikeli bir hal aldı.

Paracelsus’tan, yani 16. yüzyıldan beri zehirlerin etkilerinin hep dozla alakalı olduğunu bildiğimize göre, sıfır risk çabası oldukça anlamsız oluyor. Ayrıca uygulanamaz çünkü gıdalardan bütün “yasak” olan maddeleri çıkarmak mümkün olmadığı gibi kolay bile değildir.

Açlıktan ölümlerin yaşandığı bir dünyada insanların aşırı sağlıklı olmak isteyeceklerini düşünmek onlara kolayca sağlanabilecek besinlerin fiyatını da arttıracaktır.

Bu sebepten çiftliklerin bilgisayar fabrikalarına dönmesi gerekir ve bu saflık derecesindeki gıdaların fiyatları şimdikilerin yüzlerce katı olurdu. Makroekonomi bazında bakıldığında sıfır risk çabası, sonuçların çok büyük olduğu durumlar istisna kabul edildiğinde, nadiren mantıklıdır.

Trafikte sıfır riske ancak hız sınırını saatte 0 kilometreye indirirsek ulaşabiliriz. Yani araba kullanmayarak trafik kazalarını önleriz ama bu sefer de başka sorunlar peydah olacaktır. Burada “akılcı olarak” yılda istatistiksel olarak belirli bir ölü sayısını göze alınıyor. Tabi bu şekilde dile getirilirse bunun bile hemen sorun kabul edildiğini görebilirsiniz. Neyse içimizde kalsın. Bunları bilelim ama çaktırmayalım, yoksa başımızı ağrıtırlar.

İnsanların, üzerlerine uçak düşme ihtimalinin korkusuyla yaşamasını ve bunlara önlem almak için değişik davranışlara girmelerini istemem. Varsın böyle bir şey yaşanma olasılığında olsun ama yine de istemeyelim.

Sıfır Risk Yanılgısı: Özet

Sıfır Risk Yanılgısı Nedir?

Kişinin, çok küçük dahi olsa bir riski tamamen ortadan kaldırmasıyla ancak kurtuluşa ereceğini sanması durumunda gözlemlenen bir düşünce hatasıdır.

Sıfır risk düşüncesiyle vedalaşın. Hiçbir şeyin: Birikimlerinizin, sağlığınızın, evliliğinizin, dostluklarınızın, düşmanlıklarınızın, ülkenizin kesin olmadığıyla yaşamayı öğrenin.

Ama oldukça tutarlı olan, pek çok şeyden değerli olan bir şeyin varlığıyla avunun: Kendi mutluluğunuz. Araştırmalar, ne lotoda milyarlar kazanmanın ne de ağır bir hastalık geçirmenin memnuniyetinizi uzun vadeli değiştirmediğini gösteriyor. Yani başka bir deyişle: Mutlu insanlar, başlarına ne gelirse gelsin, mutlu olarak kalıyor; mutsuzlar da mutsuz.

Kaynak ve detaylı bilgi için;

Rottenstreich, Y.; Hsee, C. K.: “Money, kisses, and electric shocks: on the affective psychology of risk”, Psychological Science 12, 2001, Sayfa 185–190.

Rolf Dobelli – Hatasız Düşünme Sanatı

Paylaşmak isterseniz;

Sıfır Risk Yanılgısı Nedir?” için bir yorum

Bir Cevap Yazın