Düşünce Hataları

Zıtlık Etkisi (Contrast Effect) Nedir?

İngilizcede contrast effect olarak adlandırılan zıtlık etkisi, iki zıt şeyi ayrı ayrı değerlendirmek yerine birbiriyle karşılaştırılarak değerlendirildiğinde ortaya çıkan bilinçsiz bir ön yargıdır.

Zıtlık Etkisi

Özellikle de bu iki zıt şey, yan yanayken veya biri diğerini hemen takip edecek şekilde denk gelmişse ortaya çıkar. Zira böylesi durumlara maruz kalmanın bir sonucu olarak normale göre algı, biliş veya ilgili performansta görülen artış veya azalma meydana gelir.

Çocuklara bilimi sevdirmek için kullanılabilecek örneklerden biriyle devam edelim. İki tas alıp birisine ılık su, diğerine de soğuk su doldurun. Ardından da sol elinizi yaklaşık bir iki dakika boyunca soğuk su olan tasta bekletin. Sonrasında da iki elinizi birden ılık su bulunan tasa sokun. Sizce nasıl bir sonuç ortaya çıkardı? Eğer deneyi kendiniz üzerinizde uygulamışsanız sağ elinizin suyu gerçek değeri olan ılık şekliyle algılarken, sol elinizin ise aynı derecedeki suyu daha sıcak bir şekilde algıladığını fark etmişsinizdir.

İşte zıtlık etkisi tam da böyle bir şey.

Arizona Eyalet Üniversitesi Profesörü Robert Cialdini, Influence: The Psychology of Persuasion kitabında, 1930’lu yıllarda ABD’de geçen ve bir giyim mağazası işleten Harry ve Sid adındaki kardeşlerin hikayesinden bahseder.

Kardeşlerden Sid olanı satıştan sorumlu olanıdır. Harry ise işlettikleri terzi atölyesinin başındadır. Eğer Sid, aynanın karşısındaki müşterinin üzerinde denediği elbiseyi gerçekten beğendiğini fark ederse sağır taklidi yapardı.

Öyle ki müşteri kıyafetin fiyatını sorduğunda kardeşi Harrry’e dönüp “Harry, bu elbise ne kadar?” diye bağırarak sorardı. Harry de dikiş masasından başını kaldırıp “Bu güzel pamuklu takım 42 dolar” diye cevaplardı. Ki bu aslında elbisenin gerçek fiyatının oldukça üstünde söylenen bir meblaydı.

Devamında da Sid az işitirmiş taklidine devam eder ve “Kaç dolar dedin?” diye tekrar sorardı. Harry rolüne devam eder ve fiyatı tekrarlardı: “42 dolar!”

İşte tam da bu danışıklı kavganın ardından Sid müşteriye döner ve “22 dolar” cevabını verir.

Tabi tüm bu konuşmaya şahit olan müşteri de fırsat bu fırsat deyip 22 doları ödeyip elbiseyi satın alırdı. Halbuki elbisenin fiyatı belki de 15 dolardı ama 42 dolar yerine 22 dolar verdiği için 15 dolarlık elbise müşteriye ucuzmuş gibi gelmişti.

Harry ve Sid’in hikayesindeki reklamcılık hilesi de zıtlık etkisini göstermektedir. Eğer karşımızda aynı anda daha çirkin, daha ucuz, daha küçük, daha kötü gibi kıyaslayabileceğimiz bir örnek varsa, o şeyleri daha güzel, daha pahalı, daha büyük, daha iyi olarak değerlendirmekteyiz. Bu da bizim olayları nesnel bir bakış açısıyla değerlendirmemizde zorluklar yaşatır.

Ucuzluk mağazaları zıtlık etkisi olmadan düşünülemezdi. Özellikle indirim ürünlerinde; 100 lira’dan 70’e düşmüş bir ürün, fiyatı zaten 70 lira olan bir üründen daha ucuzmuş gibi algılanır. Oysa ilk fiyatın bunda bir rolü yoktur.

Victoria Secret mankenleri ile dolu reklamların bombardımanı nedeniyle normalde güzel olarak algıladığımız kadınların eskisi kadar güzel görünmediği gözlemlenmiş. Tabii benzer durum erkekler için de geçerli. İnsan kendisinden çirkin insanlarla takılınca yakışıklı veyahut güzel algılanabilir aynı şey tam tersi durum da geçerli.

Bezen çok güzel bir kadınla oldukça sıradan bir adamın beraberliği hemen göze çarpar ve diğer değişkenleri görmezden geliriz. Belki de kadının daha önceden birlikte olduğu adamlar iğrençtir ve bu yüzden sıradan adam kadına aslında olduğundan daha iyi görünmüştür.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu