Yüzücü Vücudu Yanılsaması Nedir?

Yüzücü vücudu yanılsaması

Yüzücü vücudu yanılsaması, seçim faktörlerini sonuçlarla karıştırılmasıyla ortaya çıkan bir düşünce hatasıdır.

Yüzücü Vücudu Yanılsaması

Terimi icat eden kişi Nassim Nicholas Taleb bu yanılsamayı bizzat tecrübe ederek keşfetmiştir. Bilhassa yüzücülerin zayıf ama iyi yapılı, aşırı derecede uzun uzuvları olan, geniş omuzlu fiziğinden etkilenmişti. 

İnsanlar sadece sıkı çalışarak bir yüzücünün vücudunu yapabileceklerini düşünüyor. Bununla birlikte, profesyonel yüzücüler, sıkı antrenman yaptıkları için kendi vücut türlerine sahip değildir; daha ziyade iyi yüzücüler çünkü bu tür bir vücutları var.

Seçilim faktörlerini sonuçlarla karıştırmamızın bir ürünü, yani kısacası sebep-sonuç ilişkisini yanlış kurmamız neticesinde ortaya çıkan bir yanılsamadır.

Borsa simsarı, “Siyah Kuğu” kitabının yazarı Taleb, bir türlü kurtulamadığı inatçı kilolarına karşı harekete geçme kararı aldığında ilk iş olarak çeşitli spor dallarını gözden geçirdi. Jogging yapan insanlar onda zayıf ve mutsuz bir etki bırakıyordu. Vücut geliştirenler ise geniş ve ebleh bir intiba bırakıyordu. Tenisçiler, pek yazık, durumları pek bir üst orta tabakaydı.

Ancak yüzücüler Taleb’in hoşuna gidiyordu. Yüzücülerin endamlı, zarif bir vücut yapıları vardı. Böylece Taleb, yaşadığı semtteki yüzme havuzunun klorlu suyuna haftada iki kez girip sıkı mı sıkı antrenman yapmaya karar verdi. Ağına düştüğü yanılsamayı anlaması epey uzun sürdü.

Profesyonel yüzücülerin hatırı sayılır eğitimleri nedeniyle mükemmel vücutlara sahip olmadıklarını, bunun yerine fiziksel olarak iyi yüzücü oldukları için biyolojik olarak kutsanmış olduklarını fark eden Taleb, bir yanılgının kurbanı olduğu gerçeğiyle yüzleşmişti.

Profesyonel yüzücülerin sahip oldukları o kusursuz vücutların sebebi çok antrenman yapmaları değildir. Tam tersi: Onlar, bilakis vücut yapıları öyle olduğu için iyi yüzücülerdir. Seleksiyon kıstası olan vücut yapıları, aktivitelerinin sonucu ortaya çıkmamıştır.

Yüzücü Vücudu Yanılsaması

İnsanlar çok çalışarak, ağır antrenman yaparak bir yüzücünün vücuduna sahip olabileceklerini düşünürler, Halbuki bir zaten yüzücü öyle bir vücuda sahip olduğu için iyi bir yüzücü olur. Bir insan öyle çok çalışarak bir yüzücünün sahip olduğu vücuda sahip olamaz, o vücut doğanın ona bir hediyesi olmuştur.

Sadece çalışarak onu desteklemiştir. Şu şekilde düşünmek de pekala mümkün; en iyi eğitimi en iyi üniversiteler verdikleri için mi en iyidir yoksa en iyi öğrenciler orada okumayı tercih ettiği için mi en iyi okul olmuştur?

Nedenler

Mutlu olan insanlara, mutluluklarının temelini sorduğunuzda, genellikle şöyle cümleler duyarsınız: “Bardağı dolu görmek lazım.” Bu insanlar şanslı olarak doğduklarını bir türlü kabul edemiyor ve baktıkları her şeyde olumlu bir yan görme eğiliminde oluyorlar.

Mutluluğun büyük ölçüde doğuştan olduğunu ve hayat boyunca da sabit kaldığını idrak etmek istemiyorlar. Bu yüzden, yüzücü vücudu yanılsaması insanın kendisiyle alakalı bir yanılsama olarak da meydana gelebiliyor. Üstüne şanslı olanlar bir de kitaplar çıkarınca, aldatmaca olayı kalleşliğe varıyor.

Bu yüzden bundan sonra kişisel gelişim kitaplarından uzak durmakta fayda var. Bu kitapların yüzde yüzü zaten mutlu olmaya doğal olarak eğilimli insanlar yazılmıştır. Sonra da her sayfada öğütlerini savururlar. Oysa bu öğütlerin işlemediği bir yığın insan olduğu gizli kalır, çünkü şanssız olanlar kişisel gelişim kitaplarını yazmazlar.

Yüzücü Vücudu Yanılsaması: Özet

Yüzücü Vücudu Yanılsaması Nedir?

Seçim faktörlerini sonuçlarla karıştırdığımızda ortaya çıkan bilişsel hatadır.

Arzu edilen şeylerin; güzellik, çelik gibi kaslar, yüksek gelir, uzun yaşam, mutluluk, karizma v.b. vaadlerinin verildiği her yere dikkat etmek gerekir. Havuza atlamadan önce aynaya bakıp gerçekçi olup kendinize karşı dürüst olun. Seçim faktörlerini sonuçlarla karıştırmayın.

Kaynak ve detaylı bilgi için;

https://jesusgilhernandez.com/

Rolf Dobelli – Hatasız Düşünme Sanatı

Paylaşmak isterseniz;

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir