Sonuç Önyargısı

Sonuç Ön Yargısı: Salt Skora Bakmak

Sonuç ön yargısı, bir karar, geçmişteki olayların nasıl geliştiğine bakılmaksızın, önceki olayların sonucuna dayandığında ortaya çıkar.

Sonuç Ön Yargısı

Sonuç önyargısı, önceki bir olaya yol açan faktörlerin analizini içermez ve bunun yerine sonuçlardan önceki olayların vurgusunu ortadan kaldırır ve süreci incelemek yerine sonucun altını çizer. Borsa kitaplarında sonuç ön yargısı ilginç bir senaryo ile çok güzel bir şekilde irdelenmiştir;

Varsayalım ki bir milyon maymun borsa oynuyor. Maymunlarımız tam da kendilerinden bekleneceği üzere tamamen rastlantısal olacak şekilde hisse senetlerini alıp satıyorlar. Bu alış satış işlemlerinin ilk yılı sonunda yaklaşık olarak maymunların yarısı kar yarısı da zarar etmiş olacaktır. Zarar eden maymunlarımızın bir daha borsa oynatılmadığını düşünün. Geriye kalan 500.000 başarılı maymunumuzun da ikinci yılın sonunda da yine yarısı kar diğer yarısı zarar edecektir. Yani, 500.000/2=250.000 maymun kar etmiş olacaktır. Geriye kalan 250.000 maymun da zarar edip oyun dışı kalıyor diyelim. Peki bu durum 10 yıl sonunda ne hale gelecektir. Kısaca hesaplarsak; 1.000.000/2¹⁰=1000 maymun kazanmış olacaktır. 20 yıl sonra ise kazanan 1 maymun kalacaktır. O maymun milyarder olmuş ve “başarılı maymun” ismini hak etmiştir.

Peki insanlar bu maymunumuzu nasıl yorumlayacaklardır. Bir maymun istisnasız 20 sene boyunca kazanıyorsa bunda bir hikmet olmalı değil mi? Belki özel bir muz yiyordur, belki kafesin en doğru köşesinde ters duruyordur. Mutlaka bir başarı recetesi olmalıdır değil mi?

Bu düşünce hatasına tarihçilerde sık rastlanır. Napolyon’un Rusya seferini yapmaması gerektiği, Hitler’in kurmaylarının sözlerini dinlememesi v.s. Daha iyi açıklamak için Sezar örneğini kullanalım. Yani, Sezar’ın, kahinin söylediklerine kulak asmasını değerlendirelim. Sezar’ın, kahinin sözlerine kulak vermesi gerekir miydi, gerekmez miydi?

Bugünkü bakış açımızla elbette gerekirdi, çünkü bir saldırının eşiğinde olunduğuna dair bir sürü ipucu vardı. Fakat bu işaretler ancak şimdi geriye dönüp bakılınca bu kadar net gözüküyor. O zamanlar, bir sürü çelişkili ipucu vardı. Bazıları saldırının geleceğine işaretti, bazıları değildi. Kararın kalitesini, yani Sezar’ın, kahinin sözlerini dinleyip dinlememesini değerlendirebilmek için kendimizi o zamanki bilgi durumunda düşünmek ve sonradan edindiğimiz bütün bilgileri, her şeyden önce Sezar’ın gerçekten saldırıya uğradığı bilgisini süzüp çıkarmamız gerekir.

Örneklemenin Küçük Olduğu Durumlar

Varsayalım ki bu defa da üç operatörün başarısını değerlendireceksiniz. Bunun için her bir operatörle dağın bir ucunda beş arama yapıyorsunuz. Yıllar içinde bu çağrıların başarıyla sonuçlanma oranı ise % 20 civarına oturmuş durumda. Kesin sonuç ise şöyle:

Operatör A’nın aramalarında hiçbir olumsuzluk olmuyor.

Operatör B’nin aramalarında bir çağrısı sonuçlanmıyor

Operatör C’nin iki çağrısı sonuçlanmıyor.

Operatör A, B ve C’nin başarısını nasıl değerlendirirsiniz? Genel olarak bakıldığında, Operatör A’yı en iyi, B’yi ikinci iyi, C’yi de en kötü operatör olarak tanımlanır. Böylece tam da sonuç ön yargısının tuzağına düşülmüş olunur.

Nedeni ise ortadadır: Örnekleme bir hayli küçük ve sonuç aynı oranda anlamsız. Peki, böylesi bir durumda değerlendirme nasıl yapılmalıdır? Operatörler hakkında gerçekten bir karar verebilmeniz için onların yaptığı işten anlamak ve çağrıları gerçekleştirmeyi sağlayan olguyu birebir gözlemlemeniz gerekir. Yani işin doğrusu sonucu değil süreci değerlendirmek gerekir. Ya da ikinci bir seçenek olarak çok daha büyük bir örnekleme kullanmak gerekir.

Sonuç Ön Yargısı: Özet

Sonuç Ön Yargısı Nedir?

Bir karar, geçmişteki olayların nasıl geliştiğine bakılmaksızın bu olayların sonucuna dayandırılmasıyla ortaya çıkan düşünce hatasıdır. Keza böylesi bir olaya yol açan faktörlerin analizini içermediği gibi sonuçlardan önceki olayların vurgusunu ortadan kaldırır ve salt sonuç vurgulanır.

Sonuç ortaya çıktıktan sonra kararı yargılama hatasına çok düşeriz. Bu durumu özellikle futbol yorumcularının yayınlandığı programları izleyenler fark edeceklerdir. Pekala sonucun kötü olması kararın mutlaka yanlış verilmiş olduğunu göstermese de aynı şey bu durumun tersi için de geçerlidir. Ayrıca verilen oldukça yanlış karara rağmen tesadüfen iyi sonuçlar elde etmiş olabiliriz.

Özellikle ülkemizde yaşayanların son dönemde faiz-ekonomi ikilemi üzerinden görecekleri üzere… Han derler ya bozuk saat bile günde iki kere doğruyu gösterir. Aynı o minvalde birtakım durumlar görülebilir. Bilhassa mevcut kararı başka yerlerde de kullanacaksak çok daha dikkatli olmamız önem arz etmektedir. Kısaca özetlersek değerlendirdiğimiz bir sonuç, alınacak kararların üzerinde daha az düşünmemize yol açmamalıdır.

Kaynak ve detaylı bilgi için;

Maymun örneği için; https://www.forbes.com/sites/rickferri/2012/12/20/any-monkey-can-beat-the-market/#327b2e5e630a

Ralf Dobelli – Hatasız Düşünme Sanatı

Paylaşmak isterseniz;

Bir Cevap Yazın