Düşünce Hataları

Ördek Sendromu Nedir?

Ördek sendromu, kişilerin istedikleri duyguları, başarıları etrafındaki insanlara zahmetsizce elde etmiş gibi göstermesine denir.

Ördek Sendromu

Sendrom ilk olarak Stanford Üniversitesi tarafından birçok kolejde, lisede yaygın olarak görülmesinden ötürü ortaya çıkmıştır.

Peki neden adı ördek sendromu diyecek olursanız aslında cevabı ördeğin bizzat kendisinde gizli. Ördekleri biliyorsanız su boyunca yüzen bir ördek hayali sendromun vermek istediği mesajı aydınlatabilir. Aşağıdaki videoda ördeklerin nasıl yüzdüğünü görebilirsiniz:

Ördekleri yüzerken izlediğinizde sanki kayarmış gibi çok sakin, rahat yüzdüğünü görürsünüz ama suyun altına bakarsanız o sakin görünümlü, kayarmış gibi yüzen ördekçiğin perdeli ayaklarını hızlıca suya nasıl çarptığına şahit olacaksınız. Bu küçük bacaklar onları yüzdürmek için hızlı hızlı hareket etmektedir. 

Yani bir ördeğin yüzüşü dikkatli incelendiğinde yüzeyde sakin bir şekilde yüzerken suyun altında ise istedikleri yönde ilerlemek için gerekenden çok daha fazla çaba harcayan ayakları vardır.

Buna benzer şekilde başarılı öğrencilerin dışardan bakınca sakin görünseler de aslında kendi içlerinde yaşadıkları stresi, herhangi bir sıkıntıyı, depresyonu, kendinden şüphe etme kaygılarını, bastırırken dışarıdan ise sakin görünmeye çalışır ve başarısızlıklarını ve kötü yanlarını başkalarına göstermemek için yoğun çaba harcarlar.

Bu durumun belki de en güzel örneği ise sosyal medya uygulamalarını kullanan kişilerde gözlemlenebilir. Sosyal medya paylaşımlarında bu kişiler kendilerini olabildiğince farklı bir kişi gibi göstermeye gayret ederler. Böylece insanlar, diğer insanların hayatlarının mükemmel ve zahmetsiz olduğu hissine yol açan izlenimi sosyal medya üzerinden edinebilirler.

Resmi bir akıl sağlığı teşhisi olmadığı gibi ördek sendromunu teşhis etmek için resmi bir kriter de yoktur. Bununla birlikte, ördek sendromu çoğunlukla kolej veya yüksek lisans öğrencilerinde yaygın bir şekilde gözlemlenmiştir. Öğrenciler başarılı olmak için kendilerine baskı uygulayabilir veya yüksek beklentileri karşılamaları gerektiğini hissedebilirler.

Ayrıca unutmamak gerekir ki nice başarılı insanın yaptıkları işler dışarıdan kolayca yapılabiliyor görünse de ardında harcanmış ciddi bir emek vardır. Örneğin Stephen Curry’nin üçlükleri, Messi’nin golleri kendilerinin de belirttiği gibi ciddi emeklerle o seviyeye ulaşmıştır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu