Düşünce Hataları

İhmal Yanılgısı (Omission bias) Nedir?

İngilizcede omission bias olarak adlandırılan ihmal yanılgısı, eylemlerin neden olduğu eşit veya daha az zarar yerine, ihmallerin neden olduğu zararın tercih edilmesi durumudur.

Böylesi durumlarda genellikle ihmal tercih edilir, çünkü oluşan zarar sübjektif olarak daha zararsızmış gibi görünür.

İhmal Yanılgısı

Peki nedir bu ihmaller? İki farklı senaryonun görüleceği bir durum örneği verelim. Farz edelim ki yüzme bilmeyen bir arkadaşınız ile beraber tekneyle balık avlamaya gidiyorsunuz.

İlk durumda arkadaşınız bir kaza nedeniyle denizin içine düşüyor ve çırpınmaya başlıyor. Onu kurtarmak için yardım çağırabilir ya da kendiniz bir şeyler yapabilirsiniz. Ancak onu kurtaracak eylemleri yapmak yerine bekliyorsunuz. Sonuç olarak da denizin içine düşen arkadaşınız boğularak ölüyor.

İkinci durumda ise bizzat siz arkadaşınızı denizin içine itiyorsunuz ve nihayetinde ilk durumdaki gibi benzer bir sonla yüzleşip ölüyor.

Peki bu iki durumdan sizce daha kötü olan eylem hangisidir?

Mantıken tartıldığında iki eylem de aynı derecede kötü. Yani sonuç olarak arkadaşınıza yardım etmemek ya da onu bizzat denizin içine itmek onun ölümüne neden oluyor. Ancak yine de içimizden bir ses, yardım etmemeyi, onu bizzat denizin içine itmeye göre daha az kötü gördüğünüzü söylüyor.

İhmal yanılgısı işte tam da böyle zamanlarda ortaya çıkıyor. Hem bir ihmal (eyleme geçmeme) hem de bir eylem zarara sebebiyet verebildiğinde ihmal yanılgısı ortaya çıkar. Böylesi durumlarda genellikle ihmal tercih edilen oluyor. Böylece, oluşan zarar sübjektif olarak daha zararsızmış gibi görünür.

Bir başka örneğimize geçelim. Farz edelim ki ülkenizde ilaçların yasal düzenlemesinden sorumlu makamın başına geçtiniz. Makamınızın gereği ölümcül hastalar için gerekli olan bir ilaca izin verilip verilmemesine yönelik sizin kararınız bekleniyor. Ancak ilacın diğer ilaçlara nazaran önemli bir kusuru var; bu ilacı kullananların yüzde sekseni kısa süre zarfında hayatı kurtulsa da kalan yüzde yirmisi ne yazık ki oracıkta ölüyor.

Böyle bir ilaç için son kararınız ne yönde olurdu? İlaca izin mi verirdiniz yoksa yasaklar mıydınız?

Yasaklamayı seçmişseniz buna sebep olarak muhtemelen her beş kişiden birinin canını oracıkta alan bir ilacı, hastaların yüzde seksenini kurtulabilecekken artık kurtulamayacak oldukları gerçeğinden daha kötü bir şekilde algılamanızı gösterirsiniz.

Matematiksel olarak oldukça absürd bir karar, ancak bir o kadar da ihmal yanılgısına uygun bir karar. Varsayalım ki, ihmal yanılgısının farkındasınız, mantık ve ahlak çerçevesinde bu ilaca ruhsat vermeye karar verdiniz. Bu durumda sizi nasıl bir son beklerdi? Öngörüldüğü üzere, ilk hasta bu ilaç nedeniyle ölünce ne olacak?

Medya ayağa kalkacak ve siz de muhtemelen işinizden olacaksınız. Memur ya da siyasetçiyseniz halkın ihmal yanılgısını tercih edeceğini bilmekte fayda var. Zira ihmal yanılgısının her ne kadar farkında olsak bile ona karşı yine de çaresiz kalmaktayız. Ki bu da yanılgının akıllarımızda ne kadar sağlam kökleştiğini göstermektedir.

Aşırı Hareket Yanılgısı

Bir başka yanılgı olan aşırı hareket yanılgısı, ihmal yanılgısının tersi midir? Tam olarak diyemeyiz. Çünkü aşırı hareket yanılgısı, bir durum açık olmadığında, çelişkili olduğunda ve ortam flu iken gözlemlenir. Öylesi durumlarda, ortada hiçbir makul sebep olmasa bile girişkenliğe eğilimli oluruz ve sonuç kötü olsa dahi bunu iyi olarak görürüz.

İhmal yanılgısında ise durum tabiri caizse kabak gibi ortadır ve açık seçik görülebilmektedir. Gelecekte yaşanacak muhtemel bir zarar şu an harekete geçerek önlenebilir, ancak bu zararın önlenmesi, bizi mantığımızın gerektirdiği şekilde harekete geçirmeye yetmiş olan bir sebep değildir.

İhmal yanılgısını fark etmek oldukça zordur, ki bir eylemin ihmali eylemin kendisinden bile daha zar zor seçilir. Ancak konuyu özetleyen güzel bir slogan bulunmaktadır:

“Eğer Çözümün bir parçası değilsen, sorunun bir parçasısın demektir.”

İhmal yanılgısı, aşıların hastalık riskini azalttığı kanıtlansa da bazı anne-babaların çocuklarına neden aşı yaptırmadıklarını da açıklar. Tarafsız bir bakış açısıyla bakıldığında, bu anne ve babaların fiilen çocuklarına zarar veriyor olmalarıyla suçlanmaları gerekirdi. Ancak yine aynı durumla karşılaşıyoruz: Bilinçli olarak ihmal etmeyi, eylemi kötü olan bir hareketten daha az fena bir şeymiş gibi algılıyoruz.

İhmal yanılgısı, Eğer Batman değilseniz, neden birisine doğrudan zarar vermektense onun zarar görmesini engellememeyi tercih ettiğimizi açıklar.

Aşağıdaki örneklere dikkatlice bakılınca yanılgı çok net bir şekilde görülecek ve aslında her durumda da aynı sonuca hizmet edildiği görülecektir:

  • Termik bir santralde atık gaz yıkama tesisini hiç kurmamak, yüksek maliyet sebebiyle atık gaz yıkama tesisini devre dışı bırakmaktan daha az fena gelir.
  • Evimizi, odamızı izole etmemek, evimizi izole etsek ve tasarruf edeceğimiz kalorifer yakıtını da keyfimiz istediği için kullanmamızdan daha az fena görünür.
  • Gelirlerimizi beyan etmemeyi, vergi belgelerinde hile yapmaktan daha az fena algılarız,

Kaynak ve detaylı bilgi için;

https://www.researchgate.net/

Baron, Jonathan: Thinking and Deciding, Cambridge University Press, 1988, 1994, 2000.

Baron, Jonathan; Ritov, Ilana: »Omission bias, individual differences, and normality«, Organizational Behavior and Human Decision Processes 94, 2004, S. 74–85.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu