Elçiyi Vurma Sendromu Nedir?

Elçiyi Vurma Sendromu

Elçiyi vurma sendromu, kötü haber taşıyanı suçlama eylemini tanımlamak için kullanılan metaforik bir ifadedir.

Elçiyi Vurma Sendromu

Modern telekomünikasyonun ortaya çıkmasına kadar, mesajlar genellikle çeşitli hayvanlar ve insanların aracı olacağı şekilde iletiliyordu. Örneğin, savaşta, bir kamptan diğerine bir haberci gönderildiğinde. Mesaj uygun değilse, alıcı bu tür kötü haberler için haberciyi suçlayabilir ve öfkesini onlardan çıkarabilir, hatta öldürebilirdi.

Haberleşmenin savaşlarda kullanıldığı durumlarda elçileri hiç de hoş olmayan sonuçlar beklemektedir: Bizzat canlarından olmaları yanında çeşitli işkencelere maruz kalmaktaydılar.

Haberleşmeyi sağlamak için hayvanların kullanıldığı dönemler olsa da makus kader kaçınılmaz olabiliyordu. Mesajın kötü olması nedeniyle haberi getirmesi için bunca zahmet çekip eğitilen hayvancağızların (Güvercin, karga…) kafasını koparmalar, yere çarpmalar muhtemel yaşanmış olaylardır.

18. yüzyılın New England’ı gibi birçok yerde: “Town Crier”, Türkçesiyle, “Tellal” vardı. Tellalların görevi genellikle vergi artışları gibi kötü haberleri ulaştırmak olurdu. “Elçiyi vurma sendromu”nun önüne geçebilmek için tellallara saldırılara ve hakaretlere en büyük cezaların verilmesini öngören yasalar çıkarıldı.

Biraz ironi olacak ama bunlar da büyük ihtimalle tellallar tarafından halka duyuruldu. Malum, her mesleğin kendine has zorlukları var ama elçilerinki kadar deyim oluşturmuş bir meslek var mı bilmiyorum.

Deneyler

Yapılan deneylerden birinde, katılımcılara cüzi miktarda para kazanacakları basit bir şans oyunu düzeneği kuruldu. Deneyin görevlilerinden biri katılımcının ödülü kazanıp kazanmayacağını belirten bir kağıt parçası çıkardı. Elçi olarak belirlenen ayrı bir kişi de kazanıp kazanamadıklarını katılımcılara iletti.

Ardından da katılımcılardan haberciyi ne kadar sevdikleri puanlandırılmaları istendi. Kötü haberi alan katılımcılar, iyi haberi alanlara kıyasla haberciyi daha düşük puanladılar. Elçi masum olmasına rağmen yine de bu durumdan kaçamadı.

Başka bir deneyde de katılımcıların uçağa binmeyi bekledikleri ve kapı görevlisinden bir duyuru aldıkları deney düzeneği oluşturuldu. Kapı görevlisi katılımcıların yarısına zamanında uçağa bineceğini müjdeledi.

Diğer yarısı ise kapı görevlisinden uçuşlarının iki saat ertelendiğini öğrendi. İyi haber alanlara kıyasla, kötü haber alan katılımcılar, kapı görevlisine karşı hoşnutsuzluklarını ifade ettiler. Üstelik, kapı görevlisinin uçuş gecikmesi üzerinde hiçbir kontrolü olmamasına rağmen.

Elçiyi Vurma Sendromu: Özet

Elçiyi Vurma Sendromu Nedir?

Olumsuz haber getirenleri sevmemeye ve kötü haber taşıyanları suçlama eylemini tanımlamak için kullanılan metaforik bir ifadedir.

Deneylerde de görüldüğü üzere elçiyi vurma sendromu günümüzde de farklı varyasyonlar şeklinde olsa da pek sık görülmektedir. Onun ağına düşmemek için durum değerlendirmesi yapmakta fayda var…

Kaynak ve detaylı bilgi için;

https://hbr.org/

Paylaşmak isterseniz;

Elçiyi Vurma Sendromu Nedir?” için bir yorum

Bir Cevap Yazın