Tümevarım Yanılgısı: Bir Oldu Pir Oldu

Tümevarım Yanılgısı

Tümevarım yanılgısı, tek bir gözlemden yola çıkılarak bir şeyin genel geçerliğinden emin olma eğilimine denir.

Tümevarım Yanılgısı

Konuyu örnek vererek açıklamak gerekirse;

Varsayalım ki La Fontaine masallarından fırlamış bir tane kazımız olsun. Bu kazımız ünlü bir aşçı satın alınıp güzelce beslenmeye başlansın. İlk zamanlar çoğu kaz gibi bir aşçı satın alınmaya karşı ciddi şüpheleri var ve şöyle düşünüyor: “Bu adam beni neden besliyor? Arkasında muhakkak kötü bir iş olmalı ki böyle davranıyor. Kesin beni kesecek.”

Gel zaman git zaman günler geçiyor, ama aşçı her gün kazın yanına gelip önüne yem bırakmaya devam ediyor. Hem de en güzel yemlerden besliyor onu. Kazımızın ise başlarda tereddütlü bir şekilde yemi yemesi, yemin lezzetiyle birlikte iştahını arttırıp bol bol yiyor ve kuşkuları da süreç uzadıkça peyderpey azalıyor.

Birkaç hafta sonra sürekli tekrarlanan bu durum üzerine kazımız durumundan artık iyice emin oluyor: “Bu adam bana karşı oldukça kibar ve iyi niyetli, Beni kümesin en görkemli kazı yapmak istiyor. Oysa ki ona karşı başlarda çok kuşkulu oldum. Ne kadar ayıp etmişim, tüh bana!” diyor.

Günbegün tekrarlanan doğrular, güçlenen bir izlenimle beraber durumu kesin bir haklılığa götürmesi bekleniyor. Sonunda, aşçının iyiliğinden iyice emin olan kaz, bir yılbaşı günü kümesinden alınıp kesmeye götürüldüğünde ise apışıp kalıyor.

Kazımız tam da böyle bir sonla tümevarımsal bir düşüncenin kurbanı oluyor.

18. yüzyılda David Hume bilhassa sonuçları nadir gerçekleşen ama ölümcül olan, tabiri caizse bir defe olan ama pir olan durumlara karşı insanları uyarmıştı.

Bizler de kaz örneğindekine benzer bir düşünce aşaması yaşayıp bir nevi tek bir gözlemden yola çıkarak bir şeyin genel geçerliğinden emin olmaya meylederiz. Bu oldukça ama oldukça tehlikeli bir durumdur.

Bir Oldu Pir Oldu

Askerde olsun, spor yaparken olsun ya da herhangi bir durumda görülebilecek bu yanılgıyla ilgili şok edici bir örnek verelim; Base jumping örneğini.

Uçurumlardan, yüksek kulelerden, yüksek binalardan, helikopter gibi yüksek yerlerden paraşütle serbest atlayış yapılan bu spor türünde varsayalım ki paraşütünün ipini son anda çekme alışkanlığı edinen bir arkadaşınız var. Yaptığı hareketin çok riskli olduğundan bahsettiğinizde ise “Eh işin heyecanı da burda yatıyor” deyip devamında: “Binden fazla atlayış yaptım. Şimdiye kadar hiçbir şey olmadı.” minvalinde bir cevap verdiğini düşünelim.

Sanırım kafanızda benzer ifadeleri olan birilerine denk geldiğinizi hatırladınız. Evet örneğimize devam edelim: Konuşmanızın üzerinden biraz zaman geçirdikten sonra bir gün arkadaşınızın ölüm haberini aldınız. Öğreniyorsunuz ki Güney Afrika’da özellikle tehlikeli bir kayadan atlarken hayatını kaybetmiş. Eh bu defa paraşütünün ipini son anda açamamış.

Bunun yaşanmış benzer bir örneği, “Crocodile Hunter“, Türkçesiyle; Timsah Avcısı programıyla tanınan Avustralyalı belgesel yapımcısı Steve Irwin‘in başına gelenlerdir. Kendisi vahşi hayvanlarla haşır neşir olup binlerce başarılı örneğe sahip olsa da 2006 yılında bir vatoz balığı saldırısında zehirlenerek hayatını kaybetmişti.

Görüleceği üzere tek bir karşıt gözlem, binlerce kez doğrulanmış bir teoriyi silip süpürmeye yetmekte…

Tümevarım Yanılgısı - Timsah Avcısı
Tümevarım Yanılgısı – Timsah Avcısı

Tümevarım Yanılgısı: Özet

Tümevarım Yanılgısı Nedir?

Olayların gerçekleşme sıklığına aldanıp, kendi genel geçer gözlemlerinden emin olma eğilimine denir.

Var olduğumuz gerçeğini gelecekte de var olacağımızın bir göstergesi olarak kabul etmek büyük bir düşünce hatasıdır. Muhtemelen düşünce hatalarının en büyüğü olabilir.

Tümevarımsal düşünme feci sonuçlar doğurabilir ancak onsuz da edemeyiz. Uçağa adımımızı attığımızda fizik kurallarının bugün de işleyeceğine inanırız. Sokağın ortasında sebepsiz dayak yiyip yere serilmeyeceğimizi düşünürüz. Kalbimizin yarın da hatasız bir şekilde atmaya devam edeceğini hesap ederiz. Kısaca bu tür düşünceler olmadan yaşayamayız.

Tümevarıma ihtiyacımız var. Tutup da kafamıza düşecek bir helikopter ihtimali nedeniyle buna önlem almak için kendimize zulmetmenin bir anlamı yok. Ancak bütün kesin kanaatlerin işe yaramayacağı anlarının da olduğunu unutmamak şartıyla.

“Ölüm ve vergiler dışında hiçbir şey kesin değildir.”

Walter Benjamin

Tabi bu söze son zamanlarda yaşanan gelişmeler ışığında yeni bir güncelleme daha geldi; “Ölüm, vergi ve “Salgınlar” dışında hiçbir şey kesin değildir.”

Kaynak ve detaylı bir bilgi için;

Ralf Dobelli – Hatasız Düşünme Sanatı

Paylaşmak isterseniz;

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir