Düşünce Hataları

Pirus Zaferi: Mağlubiyet Tadında bir Zafer

Pirus zaferi, büyük kayıplar veya maliyetler pahasına gelen bir zafer veya başarıdır. Ancak kazanılan zaferin verilen kayıplardan sonra anlamsız hale gelmesini ifade eder.

Pirus ve Savaşları

MÖ. 280 ve MÖ 279 yıllarında Grek kolonisi Tarentum Kralı Pirus, müttefiklerinin yardımı üzerine Roma’ya saldırır. Ne pahasına olursa olsun Romalıları yenmek için her şeyini feda etmeyi göze alır. Bu uğurda Kral Pirus’un ordusu, savaşta Romalıları yenerek birçok zayiat verdikten sonra kendisini tebrik eden kişilerin sözlerini dinlerken bitap düşen ordusuna bakıp “Böyle bir zafer daha kazanırsam tamamen yok olacağım.” dediği rivayet edilmiştir. Pirus Zaferi terimi de böylece doğmuştur.

Roma’ya nazaran çok önemli zaiyatlar verip bunların yerine yenilerini de koyamayan Pirus, bitap bir halde kazandığı savaşın ardından Roma’ya ateşkes teklif etti. Ama Roma bu teklifi, ancak Pirus’un Yarımada’yı terketmesi şartıyla kabul edeceğini bildirdi. 

Bütün yarım adanın lideri olmayı hayaliyle yanıp tutuşan Pirus daha galibiyetine daha fazla dayanamadı ve yarım adanın güneyini de Romalılara bırakarak kalan az sayıda askeriyle Epir’e doğru geri döndü.

MÖ. 272 yılında Argos’ta bir sokak kavgasında kadının birinin kafasına attığı kiremitn isabet etmesi sonucu öldü. Yaşanan bu hadise, aynı zamanda antik çağın yenilmesi imkansız savaş gücü olarak görülen Yunan ordusu efsanesinin de sonunu getirdi. Romalılar ise MÖ. 264 yılında son Etrüsk şehri Volsini’yin de ele geçirilmesiyle yarım adanın tek hakimi haline dönüştüler.

Bu zafer, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir durum değil. Nihayetinde tarihte meydana gelmiş Pirus Zaferlerinin örnekleri az da olsa mevcuttur.

Pirus Zaferi ve Günümüz

Mağlubiyet tadında zaferleri ifade etmek için sıkça kullanılan bu tabirin, günümüz dünyasında da bolca örneğini görmek mümkündür.

İş dünyasında açık arttırma usulü kazanılan zaferler buna örnek verilebilir. Normal değerinin çok çok üstünde bir ürün için müzayedenin kazananı olmak beraberinde büyük kayıplar getirecektir.

2001 yılında Biil Gates’li Microsoft Şirketi, temyiz mahkemesine taşıdığı bir davanın kazananı oldu. Ancak davanın bir sonucu olarak Microsoft tekel bir şirket olarak muamele gördü. Bu sebepten ötürü Microsoft daha yoğun hukuksal düzenlemelere tabi tutuldu.

Futbolda şampiyonluk için kritik bir derbi maçını kazanmasına rağmen en önemli oyuncularını sakatlığa kurban verip üstüne bir de kart cezalısı oyuncular da eklenince şampiyonluğu kaybeden takımların zaferleri tam bir Pirus zaferi örneğidir.

Futbol dünyasından devam edelim. Keza çok karlı olacağı düşünülerek transver yarışından zaferle ayrılan tarafın sonu da kazançtan daha büyük kayıplara neden oldu. Özellikle ligimizde 3 büyükler olarak adlandırılan ekiplerimizin birbirleriyle kıyasıya girdikleri transfer rekabetlerinden ötürü milyonlarca liralık zarara girdikleri günbegün gözler önüne serilmektedir.

Ne yazık ki rekabetin olduğu pek çok kulvarda bu durumlar yaşanmaktadır. Kazanılan zaferler ağızda buruk bir tat bırakan Pirus Zaferleriyle sonuçlanmaktadır.

Ayrıca unutulmaması gereken bir durum var ki o da göz göre felakete kucak açmamak gerekir. Ayrıca, mevcut koşullarla alakalı bir durum değerlendirilmesi yapıp aptal puma sendromunun ağına düşmemeli. Zira “Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak” atasözü böylesi durumlar için söylenmiş olsa gerek.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu