<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kişisel Gelişim | Drippingain</title>
	<atom:link href="https://drippingain.com/genel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link></link>
	<description>Bilgi, biriktiğinde ilham verir.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 27 Apr 2025 12:16:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://drippingain.com/wp-content/uploads/2024/01/drippingain-logo-150x150.png</url>
	<title>Kişisel Gelişim | Drippingain</title>
	<link></link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mendel Kanunları</title>
		<link>https://drippingain.com/mendel-kanunlari/</link>
					<comments>https://drippingain.com/mendel-kanunlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[drippingain]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 17:24:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drippingain.com/?p=10080</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mendel ve Genetik Biliminin Temelleri Modern genetik biliminin temelleri, 19. yüzyılda Avusturyalı bilim insanı Gregor Mendel tarafından atılmıştır. Mendel, bezelye bitkileri üzerinde yaptığı sistematik çaprazlama deneyleriyle, kalıtsal özelliklerin belirli kurallara göre nesilden nesile aktarıldığını keşfetmiştir. Bugün Mendel Genetiği olarak adlandırılan bu çalışmalar, kalıtımın temel taşlarını oluşturmuştur. Mendel&#8217;in Çalışmalarında Bezelyeyi Seçme Sebepleri Mendel&#8217;in bezelye bitkisini seçmesinin &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/mendel-kanunlari/">Mendel Kanunları</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<style>
  .tyt-biyoloji-mineral-konusu-wrapper {
    max-width: 1000px;
    color: #333;
    margin: auto;
    line-height: 1.65;
    font-family: Arial, sans-serif;
  }
  .mineral-genel-bilgi-kutusu {
    background-color: #ffffff;
    padding: 22px 26px;
    border-left: 5px solid #27ae60;
    border-radius: 10px;
    margin-bottom: 30px;
    box-shadow: 0 2px 5px rgba(0, 0, 0, 0.05);
  }
  .ipucu {
    background-color: #eafaf1;
    border-left: 4px solid #2ecc71;
    padding: 12px 16px;
    border-radius: 8px;
    margin-top: 16px;
    margin-bottom: 24px;
    font-style: italic;
    color: #2d6330;
    font-size: 0.95em;
  }
  table {
    width: 100%;
    border-collapse: collapse;
    margin-top: 16px;
  }
  th, td {
    border: 1px solid #ddd;
    padding: 8px;
    text-align: center;
  }
  th {
    background-color: #f2f2f2;
  }
</style>

<div class="tyt-biyoloji-mineral-konusu-wrapper">

  <div class="mineral-genel-bilgi-kutusu">
    <h2>Mendel ve Genetik Biliminin Temelleri</h2>
    <p>
      Modern genetik biliminin temelleri, 19. yüzyılda Avusturyalı bilim insanı Gregor Mendel tarafından atılmıştır.
      Mendel, bezelye bitkileri üzerinde yaptığı sistematik çaprazlama deneyleriyle, kalıtsal özelliklerin belirli kurallara göre nesilden nesile aktarıldığını keşfetmiştir.
      Bugün Mendel Genetiği olarak adlandırılan bu çalışmalar, kalıtımın temel taşlarını oluşturmuştur.
    </p>
  </div>

  <div class="mineral-genel-bilgi-kutusu">
    <h2>Mendel&#8217;in Çalışmalarında Bezelyeyi Seçme Sebepleri</h2>
    <p>
      Mendel&#8217;in bezelye bitkisini seçmesinin birçok nedeni vardır:
    </p>
    <ul>
      <li>Bezelyeler kendi kendilerini dölleyebilen bitkilerdir (kendileştirme yapılabiliyordu).</li>
      <li>Karakter farklılıkları (çiçek rengi, tohum şekli, tohum rengi gibi) belirgindi ve kolayca gözlemlenebiliyordu.</li>
      <li>Üreme süreleri kısa olduğundan hızlı sonuç alınabiliyordu.</li>
      <li>Bir mevsimde çok sayıda döl veriyorlardı, bu da istatistiksel çalışmalar için avantaj sağlıyordu.</li>
      <li>Yetiştirilmeleri ve deneysel kontrol altında tutulmaları kolaydı.</li>
    </ul>
    <div class="ipucu">
      <p><strong>Tanım:</strong> Kendileştirme, bir bitkinin kendi poleni ile kendi yumurta hücresini döllemesidir. Bu yöntemle genetik olarak saf döl hatları elde edilebilir.</p>
    </div>
  </div>

  <div class="mineral-genel-bilgi-kutusu">
    <h2>Baskınlık ve Çekiniklik Kavramı</h2>
    <p>
      Mendel yaptığı deneylerde bazı karakterlerin diğer karakterler üzerinde baskın olduğunu gözlemlemiştir.
      Bir karakterin iki farklı genetik formu (alel) olduğunda, bunlardan biri diğerinin etkisini bastırıyorsa buna baskın alel denir. 
      Baskın alel büyük harfle (örneğin A), çekinik alel küçük harfle (örneğin a) gösterilir.
      Heterozigot bireylerde (Aa), fenotipte baskın alelin etkisi görülürken, çekinik alel gizli kalır.
    </p>
  </div>

<div class="mineral-genel-bilgi-kutusu">
  <h2>Mendel İlkeleri</h2>
  <ul>
    <li>
      <strong>Baskınlık İlkesi:</strong> Heterozigot bireylerde bir alel diğerinin fenotipini gizleyerek ortaya çıkar.  
      <br><strong>Örnek:</strong> Aa genotipli bireyde A aleli baskın olduğu için fenotip A aleline uygun belirgin özellik gösterir, a aleli gözlenmez.
    </li>
    <li>
      <strong>Benzerlik (Uniformite) İlkesi:</strong> Homozigot ebeveynlerin çaprazlanmasında birinci döl (F₁) bireyleri fenotip bakımından birbirine benzer ve homozigot ebeveynlerden birine eşit niteliktedir.  
      <br><strong>Örnek:</strong> AA ve aa bitkiler çaprazlandığında tüm F₁ bireyleri Aa genotipli ve homozigot A ebeveyne benzeyen sarı tohum gösterir.
    </li>
    <li>
      <strong>Ayrılma İlkesi:</strong> Her birey bir karakter için iki alele sahiptir. Gamet oluşumu sırasında bu iki alel birbirinden ayrılır ve her gamete yalnızca bir alel geçer.  
      <br><strong>Örnek:</strong> Aa genotipli bir birey hem A hem de a gametlerini eşit olasılıkla üretir.
    </li>
    <li>
      <strong>Bağımsız Dağılma İlkesi:</strong> Farklı karakterlere ait genler birbirinden bağımsız bir şekilde gametlere dağılır.  
      <br><strong>Örnek:</strong> AaBb genotipli bireyden AB, Ab, aB ve ab gametleri oluşabilir.
    </li>
  </ul>
  <div class="ipucu">
    <p><strong>Not:</strong> Bağımsız dağılma ilkesi, genlerin farklı kromozomlar üzerinde veya aynı kromozomda uzak mesafelerde bulunması durumunda geçerlidir.</p>
  </div>
</div>



<div class="mineral-genel-bilgi-kutusu">
  <h2>Kontrol Çaprazlaması (Test Çaprazlaması)</h2>
  <p>Bir bireyin homozigot mu yoksa heterozigot mu olduğunu anlamak için fenotip olarak baskın karakter gösteren bu birey, homozigot resesif (aa) birey ile çaprazlanır.</p>
  <ul>
    <li>
      <strong>Prosedür:</strong> Bilinmeyen genotipli birey (A-?) × aa çaprazlaması yapılır.
    </li>
    <li>
      <strong>Yorum:</strong>
      <ul>
        <li>Tüm F₁ bireyleri yalnızca baskın fenotip gösterirse → bilinmeyen birey AA (homozigot baskın).</li>
        <li>Yaklaşık %50 baskın, %50 resesif fenotip oranı gözlenirse → bilinmeyen birey Aa (heterozigot).</li>
      </ul>
    </li>
    <li>
      <strong>Örnek:</strong> Sarı tohuma sahip bir bezelye bitkisi (sarı → baskın A) bilinmeyen genotiple test çaprazlaması yapılıyor:
      <ul>
        <li>Çaprazlama: A-? × aa → elde edilen 100 F₁ bitki: 100 sarı ise A? = AA</li>
        <li>Çaprazlama: A-? × aa → elde edilen 100 F₁ bitki: 50 sarı, 50 yeşil ise A? = Aa</li>
      </ul>
    </li>
  </ul>
</div>




  <div class="mineral-genel-bilgi-kutusu">
    <h2>Punnett Karesi Yöntemi</h2>
    <p>
      Punnett karesi, İngiliz genetikçi Reginald C. Punnett tarafından geliştirilmiştir.
      Çaprazlanan bireylerin olası gamet kombinasyonlarını ve bu kombinasyonlardan oluşacak yavru bireylerin genotip oranlarını kolayca görselleştirmek amacıyla kullanılır.
      Satırlar ve sütunlar, bireylerin oluşturabileceği gametleri gösterir ve kesişim noktaları, oluşabilecek genotipleri belirtir.
    </p>
  </div>

  <div class="mineral-genel-bilgi-kutusu">
    <h2>Monohibrit Çaprazlama</h2>
    <p>
      Monohibrit çaprazlama, yalnızca bir karakter bakımından heterozigot olan bireylerin (örneğin Aa × Aa) çaprazlanmasıdır.
    </p>

    <table border="1" cellpadding="8" cellspacing="0">
      <thead>
        <tr>
          <th>Gametter</th>
          <th>A</th>
          <th>a</th>
        </tr>
      </thead>
      <tbody>
        <tr>
          <td><strong>A</strong></td>
          <td>AA</td>
          <td>Aa</td>
        </tr>
        <tr>
          <td><strong>a</strong></td>
          <td>Aa</td>
          <td>aa</td>
        </tr>
      </tbody>
    </table>

    <p>
      Bu çaprazlamada genotip oranı 1 AA : 2 Aa : 1 aa şeklindedir. Fenotip oranı ise 3 baskın özellik : 1 çekinik özellik şeklinde gözlenir.
    </p>
  </div>

  <div class="mineral-genel-bilgi-kutusu">
    <h2>Dihibrit Çaprazlama</h2>
    <p>
      Dihibrit çaprazlama, iki farklı karakter bakımından heterozigot olan bireylerin (örneğin AaBb × AaBb) çaprazlanmasıdır.
    </p>

    <table border="1" cellpadding="8" cellspacing="0">
      <thead>
        <tr>
          <th>Gametter</th>
          <th>AB</th>
          <th>Ab</th>
          <th>aB</th>
          <th>ab</th>
        </tr>
      </thead>
      <tbody>
        <tr>
          <td><strong>AB</strong></td>
          <td>AABB</td>
          <td>AABb</td>
          <td>AaBB</td>
          <td>AaBb</td>
        </tr>
        <tr>
          <td><strong>Ab</strong></td>
          <td>AABb</td>
          <td>AAbb</td>
          <td>AaBb</td>
          <td>Aabb</td>
        </tr>
        <tr>
          <td><strong>aB</strong></td>
          <td>AaBB</td>
          <td>AaBb</td>
          <td>aaBB</td>
          <td>aaBb</td>
        </tr>
        <tr>
          <td><strong>ab</strong></td>
          <td>AaBb</td>
          <td>Aabb</td>
          <td>aaBb</td>
          <td>aabb</td>
        </tr>
      </tbody>
    </table>

    <p>
      Bu çaprazlama sonucunda fenotip oranı 9:3:3:1 olarak gözlenir. Yani 9 birey iki baskın özelliği, 3 birey bir baskın bir çekinik özelliği, 3 birey diğer baskın diğer çekinik özelliği, 1 birey ise iki çekinik özelliği gösterir.
    </p>

    <div class="ipucu">
  <p><strong>Açıklama:</strong> AaBb ile AABB genetik yapıları farklıdır. AABB tam saf baskınken, AaBb heterozigotluk taşır. Ancak her ikisi de baskın alellere sahip olduğu için fenotipleri aynıdır: sarı renk (A) ve düzgün şekil (B). Dış görünüş aynı olduğu için bunlar 9 Sarı-Düzgün grubunda birlikte sayılır. Bu nedenle dihibrit çaprazlamada 9 Sarı-Düzgün birey toplanır. Yani, aynı fenotipi gösteren bireyler farklı genotiplere sahip olabilir.</p>
</div>


  </div>

</div>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/mendel-kanunlari/">Mendel Kanunları</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drippingain.com/mendel-kanunlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İlk 20 Saat Kuralı: Bir Beceriyi Sıfırdan Öğrenmenin Matematiği</title>
		<link>https://drippingain.com/ilk-20-saat-kurali/</link>
					<comments>https://drippingain.com/ilk-20-saat-kurali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[drippingain]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jun 2023 10:48:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Matematik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drippingain.com/?p=7908</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ne zaman yeni bir beceri öğrenmek için adım atmaya karar versek, çoğu zaman bizi geri tutan ilk şey, &#8216;Acaba bunu öğrenmek için ne kadar zaman gerekecek?&#8217; sorusudur. Belki de bir müzik enstrümanı çalmayı öğrenmek, yeni bir dil öğrenmek veya belki de bir spor dalına başlamak istiyorsunuz. Ancak kısıtlı zamanımız olduğunda, bu yeni yetenekleri nasıl hızlı &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/ilk-20-saat-kurali/">İlk 20 Saat Kuralı: Bir Beceriyi Sıfırdan Öğrenmenin Matematiği</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ne zaman yeni bir beceri öğrenmek için adım atmaya karar versek, çoğu zaman bizi geri tutan ilk şey, &#8216;Acaba bunu öğrenmek için ne kadar zaman gerekecek?&#8217; sorusudur. Belki de bir müzik enstrümanı çalmayı öğrenmek, yeni bir dil öğrenmek veya belki de bir spor dalına başlamak istiyorsunuz. Ancak kısıtlı zamanımız olduğunda, bu yeni yetenekleri nasıl hızlı ve etkili bir şekilde öğreneceğimiz konusunda endişeye kapılıyoruz. İşte burada Josh Kaufman&#8217;ın <strong>ilk 20 saat kuralı </strong>devreye girer. Bu yazımızda, hızlı ve etkin bir şekilde yeni bir beceri edinmek için bu kuralı nasıl uygulayabileceğinizi ve bu süreçte nelere dikkat etmeniz gerektiğini anlatacağız.</p>



<h2 class="wp-block-heading">İlk 20 Saat Kuralı Nedir?</h2>



<p>İlk 20 saat kuralı, <strong>Josh Kaufman</strong> tarafından popülerleştirilen bir öğrenme yaklaşımını ifade eder. Bu kural, genellikle bir beceriyi sıfırdan öğrenmek isteyen kişilere yöneliktir. </p>



<p>Nevi şahsına münhasır bir uzmanlaşma seviyesi, elbette ne kadar çok pratik yaptığınızla orantılı olarak değişecektir. Ancak bir konu hakkında sıfır seviyesinde olan bilginizin, belli bir eşiğe ulaşmasını ister miydiniz?</p>



<p>Bu soruya cevap veren Kaufman, kabul edilebilir düzeyde hızlı bir öğrenmek için genellikle yalnızca 20 saatlik odaklanmış, bilinçli uygulamanın gerektiğini öne sürer. </p>



<p>Bu yöntem, genel hatlarıyla aşağıdaki adımları içerir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Öğrenmek istediğiniz yeteneği tam olarak tanımlayın</strong>: Örneğin, gitar çalmak yerine, belirli bir şarkıyı çalmak gibi daha belirli bir hedef belirleyin.</li>



<li><strong>Yeteneği çeşitli bölümlere ayırın</strong>: Yeteneği öğrenilebilecek daha küçük bölümlere ayırın. Gitar çalmayı öğrenmek istiyorsanız, bu bölümler akorları öğrenme, ritim pratiği yapma ve bir şarkıyı notalarını öğrenme gibi bölümler olabilir.</li>



<li><strong>Araştırma yapın</strong>: Yeteneği öğrenmek için gereken bilgi ve araçları araştırın. Hangi akorların hangi şarkıyı çalacağını öğrenin veya belirli bir dilin gramer kurallarını araştırın.</li>



<li><strong>Pratik yapın</strong>: Aslında bir şeyler yaparak öğrenin. Bir beceri öğrenirken, en önemli şey deneyimdir. Bilgiyi pratikte kullanmak, öğrenmeyi pekiştirir.</li>



<li><strong>Hedefe ulaşıncaya kadar uygulamayı sürdürün</strong>: İlk 20 saatiniz boyunca, hedefe ulaşıncaya kadar belirli bir beceriyi uygulamaya devam edin. Amaç, bu süre zarfında yetenekte önemli bir ilerleme kaydetmektir.</li>
</ul>



<p>Unutmayın, bu yaklaşımın amacı uzmanlık düzeyinde bir yetenek kazanmak değildir; daha çok, belirli bir yeteneği hızlı ve etkili bir şekilde öğrenmeyi sağlamaktır. İlk 20 saat genellikle bir becerinin temelini öğrenmek ve kabul edilebilir bir düzeye ulaşmak için yeterliliği vurgular.</p>



<p>İlk 20 saat kuralının temel amacı, öğrenme sürecini hızlandırmaktır. Bu nedenle, 20 saati birkaç güne veya en fazla bir haftaya yaymak gerekmektedir. Bu süre zarfında, yeni yeteneği yoğun bir şekilde pratik yaparak öğrenmeye odaklanabilirsiniz. </p>



<p>Kendimden örnek vermek gerekirse, her gün aralıksız 6 saat çalışmadığım ve bunu bir hafta boyunca yapmayı göze almadığım sürece, o şeyi öğrenmeye başlamıyorum diyebilirim.</p>



<p>Bu yönüyle Josh Kaufman&#8217;ın ilk 20 saat kuralı, <strong><strong>Malcolm</strong> Gladwell&#8217;in</strong> <strong><a href="https://drippingain.com/10-bin-saat-kurali/">10 bin saat</a></strong> kuralına bir karşıt görüş sunar gibi sunuyormuş gibi görünür. Ancak, Kaufman, bir yeteneği kabul edilebilir bir seviyede öğrenmek için 10 bin saate ihtiyaç duyulmadığını, genellikle yalnızca 20 saatlik odaklanmış, bilinçli pratik yapmanın yeterli olduğunu savunur.</p>



<p>Aslında bu iki kural arasındaki temel fark, beceri seviyesinin ne olması gerektiği üzerinedir. 10 bin saat kuralı, bir alanda hatırı sayılır bir uzmanlaşmayı hedeflerken, ilk 20 saat kuralı daha çok yetenek kazanmayı ve kabul edilebilir bir eşiğe ulaştırmayı hedefler. </p>



<p>Bu nedenle ilk 20 saat genellikle bir becerinin temelini öğrenmek ve kabul edilebilir bir düzeye ulaşmak için yeterliyken, 10 bin saatlik uygulama genellikle bir alanda uzmanlık seviyesine ulaşmayı ifade eder. </p>



<p>Zaten kabul edilebilir bir eşiğe ulaşmak, kişiye o alanda uzmanlaşması için doğru ve gerekli çok çalışmanın ilhamını da verecektir. Bu yüzden birbirine zıt şeyler olarak değil de birbirini tamamlayan iki olgu olarak bakmak gerekir.</p>



<p>Konu hakkında detaylı bilgi almak amacıyla yine Josh Kaufman tarafından yazılan &#8220;ilk 20 saat&#8221; adlı kitabı okuyabilirsiniz. Ayrıca kendisi tarafından yapılan TED konuşmasını dinleyebilirsiniz:</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="The first 20 hours -- how to learn anything | Josh Kaufman | TEDxCSU" width="1220" height="686" src="https://www.youtube.com/embed/5MgBikgcWnY?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p></p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/ilk-20-saat-kurali/">İlk 20 Saat Kuralı: Bir Beceriyi Sıfırdan Öğrenmenin Matematiği</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drippingain.com/ilk-20-saat-kurali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ebbinghaus Unutma Eğrisi: İyi Bir Hafıza ile Öğrenmek Mümkün!</title>
		<link>https://drippingain.com/ebbinghaus-unutma-egrisi/</link>
					<comments>https://drippingain.com/ebbinghaus-unutma-egrisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[drippingain]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 May 2023 16:22:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drippingain.com/?p=7697</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaç kez bir kitabın kapağını kapatıp, birkaç gün sonra içeriğinin çoğunu unuttuğunuzu fark ettiniz? Veya belki bir toplantıdan sonra, tartışılan noktaların çoğunu hatırlayamadığınız oldu mu? Belki de bir dil kursuna kaydoldunuz, ancak birkaç hafta sonra öğrendiklerinizin çoğunu unuttunuz. Eğer bu durumlar size tanıdık geliyorsa, merak etmeyin, yalnız değilsiniz. Bu durum &#8216;Ebbinghaus unutma eğrisi&#8217; olarak bilinen &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/ebbinghaus-unutma-egrisi/">Ebbinghaus Unutma Eğrisi: İyi Bir Hafıza ile Öğrenmek Mümkün!</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kaç kez bir kitabın kapağını kapatıp, birkaç gün sonra içeriğinin çoğunu unuttuğunuzu fark ettiniz? Veya belki bir toplantıdan sonra, tartışılan noktaların çoğunu hatırlayamadığınız oldu mu? Belki de bir dil kursuna kaydoldunuz, ancak birkaç hafta sonra öğrendiklerinizin çoğunu unuttunuz. Eğer bu durumlar size tanıdık geliyorsa, merak etmeyin, yalnız değilsiniz. Bu durum &#8216;Ebbinghaus unutma eğrisi&#8217; olarak bilinen bir fenomenin bir sonucudur ve bu yazımızda, bu eğrinin ne olduğunu ve hafızamızı nasıl optimize edebileceğimizi anlatacağız.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Ebbinghaus Unutma Eğrisi Nedir?</h2>



<p><strong>Ebbinghaus&#8217;un unutma eğrisi</strong> (İngilizce: <strong>Ebbinghaus forgetting curve</strong>), kişinin bir bilgiyi ne kadar sürede unuttuğunu gösteren bir modeldir. Bu eğri, bilginin tutulması için bir çaba gösterilmezse, nasıl yok olacağını gösterir. </p>



<p>İlk olarak, Alman psikolog <strong>Hermann Ebbinghaus</strong> tarafından 1885 yılında önerilen çalışma, insanların yeni öğrendikleri bilgileri zamanla nasıl unuttuğunu inceler. </p>



<p>Bu çalışma, insan hafızasının zamanla nasıl etkilendiğini ve bilgilerin unutulma eğilimini ortaya koymaktadır. Ebbinghaus&#8217;un unutma eğrisi genellikle şu prensipleri içerir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Yeni öğrenilmiş bir bilgi ilk öğrenildiği zaman hızla unutulur. Bu, genellikle ilk 20 dakikalık bir zaman dilimi içinde olur.</li>



<li>Unutmanın hızı zamanla azalır. Bu durum, eğrinin başlangıcındaki dik düşüşün hemen ardından görülür. Yani, öğrenilen bilginin unutulması ilk başta hızlıdır, ancak zamanla bu hız azalır.</li>



<li>Yeterli tekrar ve uygulama ile unutma eğrisi &#8220;düzleştirilebilir&#8221;. Yani, bilginin unutulması önlenir ve uzun süreli hafızaya yerleştirilir.</li>



<li>Bilgi ne kadar önemliyse ve ne kadar anlamlı bir şekilde öğrenilmişse, unutma o kadar yavaş olur.</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">Unutma Eğrisi</h3>



<p>Ebbinghaus Unutma Eğrisi, bilgilerin zaman içinde nasıl unutulduğunu gösteren bir modeldir. Bu eğriye göre, yeni öğrenilen bilgilerin büyük bir kısmı hemen unutulur. Örneğin, genellikle öğrendiğimizin yaklaşık %75&#8217;ini bir veya iki gün içinde unuturuz.</p>



<p>İlginç bir şekilde, bu unutma hızı ek bir çaba gösterilmeden devam eder ve öğrenilen şeyin çoğu içeriği hızla unutulur. Bir hafta sonra, öğrenilen bilgiler sanki hiç var olmamış gibi görünür. Ancak unutma hızı zamanla yavaşlar ve bir veya iki gün sonra genellikle sabitlenir. </p>



<p>Bu noktada, önemli detayları kısmen hatırlayabilir ve uzun süreli hafızada saklayabiliriz. Bu durum, öğrenilen bilgilerin bazı önemli detaylarının uzun süreli hafızaya yerleştirildiği bir dönemi işaret eder.</p>



<figure class="wp-block-table is-style-stripes"><table><thead><tr><th>Zaman</th><th>Hatırlama Yüzdesi (%)</th></tr></thead><tbody><tr><td>0</td><td>100</td></tr><tr><td>20 dk</td><td>58</td></tr><tr><td>1 saat</td><td>42</td></tr><tr><td>9 saat</td><td>37</td></tr><tr><td>1 gün</td><td>33</td></tr><tr><td>2 gün</td><td>27</td></tr><tr><td>6 gün</td><td>25</td></tr><tr><td>31 gün</td><td>21</td></tr></tbody></table><figcaption class="wp-element-caption">Ebbinghaus Unutma Eğrisi</figcaption></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" src="https://drippingain.com/wp-content/uploads/2023/05/Unutma-Egrisi.jpg" alt="" class="wp-image-7698"/></figure>



<p>Yukarıdaki tabloda verilen oranlar ortalama değerlerdir ve bireyler arasında farklılık gösterebilir. Ayrıca, bilginin ne kadar anlamlı olduğu, ne kadar tekrar edildiği ve öğrenen kişinin genel hafıza yetenekleri gibi unutmayı etkileyen diğer faktörler de vardır. </p>



<p>Tabloda verilmek istenen mesaj ise, bir şeyi öğrendikten onları kısa süreli hatırlayabiliriz, ancak nihai olarak öğrendiklerimizin büyük çoğunluğunu unutmaya meyilli olduğumuzdur.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Hafızamızı Nasıl Güçlendirebiliriz?</h3>



<p>Görüleceği üzere unutmak kaçınılmazdır ve aslında beyin için oldukça sağlıklı bir işlemdir. Ancak, unutmak istemediğimiz şeyler olabilir. Bu bilgilerin büyük çoğunluğunu unutmamak adına bazı stratejileri kullanarak hafızanızı güçlendirebilir ve bilgileri daha uzun süre hatırlayabilirsiniz. Bunlardan bazıları:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Tekrarlama</strong>: Bilgiyi tekrar etmek, onu hafızada tutmanın en etkili yollarından biridir. </li>



<li><strong>Ara verme</strong>: Ara verme, öğrenme oturumları arasında zaman geçmesini sağlayan bir tekniktir. Bilgiyi öğrendikten hemen sonra, birkaç saat sonra, bir gün sonra, birkaç gün sonra, bir hafta sonra gibi aralıklarla tekrarlamak, bilginin uzun süreli hafızaya geçişini kolaylaştırır.</li>



<li><strong>Derinlemesine öğrenme</strong>: Bilgiyi gerçekten anlamaya ve onu mevcut bilgi tabanınıza entegre etmeye çalışın. Anlamak ve ilişkilendirmek, bilgiyi hatırlamayı kolaylaştırır.</li>



<li><strong>Sağlıklı yaşam tarzı</strong>: Yeterli uyku almak, düzenli egzersiz yapmak ve sağlıklı beslenmek, hafızanın genel işleyişini iyileştirebilir. <strong><a href="https://drippingain.com/saglikli-uyku/">Sağlıklı uyku</a></strong> hafıza için oldukça önemlidir. </li>



<li><strong>Hikaye oluşturma</strong>: Bilgiyi bir hikaye veya anlatı içine yerleştirmek, onu hatırlamayı kolaylaştırabilir. Bu, özellikle bir dizi olayı veya süreci hatırlamaya çalışırken yararlıdır.</li>



<li><strong>Mnemonik teknikler</strong>: Mnemonikler, bilgiyi daha kolay hatırlanır bir formatta kodlamak için kullanılır. Örneğin, bir dizi kelimenin ilk harflerini kullanarak bir kelime veya cümle oluşturabilirsiniz.</li>



<li><strong>Aktif hatırlama</strong>: Kendinizi sık sık test ederek öğrendiğiniz şeyleri hatırlayıp hatırlamadığınızı kontrol edebilirsiniz. </li>



<li><strong>Hafıza sarayı</strong>: <strong><a href="https://drippingain.com/loci-metodu/">Loci metodu</a></strong> kullanarak hafıza sarayları inşa ederek bilgiyi öğrenebilirsiniz.</li>



<li><strong>Kendine açıklama</strong>: Bir şeyi kendi sözcüklerinizle açıklamak, o şeyi anlamayı ve hatırlamayı kolaylaştırır​.</li>



<li><strong>Görsel kullanma</strong>: Bilgiyi görsel bir formatta sunmak veya görsellerle ilişkilendirmek, hafızayı güçlendirebilir​.</li>



<li><strong>Başkalarına öğretme</strong>: Öğrendiklerinizi <strong><a href="https://drippingain.com/cirak-etkisi/">başkalarına öğretmek</a></strong>, bir şeyi anlamanızı ve hatırlamanızı güçlendirir​.</li>



<li><strong>20-20-20 kuralı</strong>: Her 20 dakikada bir, 20 saniye boyunca 20 feet (yaklaşık 6 metre) ötedeki bir şeye bakın. Bu, gözlerinizi rahatlatır ve dikkatinizi taze tutar.</li>



<li><strong>Araştırmacı sorgulama</strong> (Elaborative Interrogation): Öğrenilen bilgi hakkında sorular sormak, bilgiyi daha ayrıntılı bir şekilde düşünmeyi gerektirir ve bu da daha iyi bir anlama ve hatırlama sağlar​.</li>
</ul>



<p>Sonuç olarak, bilginin unutma hızını azaltmak için karmaşıklığı azaltmak, günlük yaşantıyla ilişkilendirmek ve uyku, beslenme, stres ve kaygı gibi faktörlere dikkat etmek önemlidir. Böylece, öğrenilen bilgilerin uzun süreli hafızada kalması ve hatırlanması kolaylaşabilir.</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/ebbinghaus-unutma-egrisi/">Ebbinghaus Unutma Eğrisi: İyi Bir Hafıza ile Öğrenmek Mümkün!</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drippingain.com/ebbinghaus-unutma-egrisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Loci Metodu: Sherlock&#8217;un O Meşhur Hafıza Sarayı Tekniği</title>
		<link>https://drippingain.com/loci-metodu/</link>
					<comments>https://drippingain.com/loci-metodu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[drippingain]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 May 2023 02:40:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drippingain.com/?p=7661</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bazen en karmaşık sorunların en basit çözümleri olabilir. Unutkanlığınız sizi sıkıntıya sokuyor ve daha fazla bilgiyi nasıl hatırlayabileceğinizi mi merak ediyorsunuz? İşte size M.Ö. 5. yüzyıldan kalan, eski ama altın değerinde bir çözüm: &#8220;Loci metodu&#8221;, aynı zamanda bilinen adıyla &#8220;Hafıza sarayı&#8221;. Loci Metodu Nedir? Beyin, kıymetli bir gayrimenkuldür. İhtiyatlı davranıp, onu iyi kullanın. Sherlock Holmes &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/loci-metodu/">Loci Metodu: Sherlock&#8217;un O Meşhur Hafıza Sarayı Tekniği</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bazen en karmaşık sorunların en basit çözümleri olabilir. Unutkanlığınız sizi sıkıntıya sokuyor ve daha fazla bilgiyi nasıl hatırlayabileceğinizi mi merak ediyorsunuz? İşte size M.Ö. 5. yüzyıldan kalan, eski ama altın değerinde bir çözüm: &#8220;Loci metodu&#8221;, aynı zamanda bilinen adıyla &#8220;Hafıza sarayı&#8221;.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Loci Metodu Nedir?</h2>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>Beyin, kıymetli bir gayrimenkuldür. İhtiyatlı davranıp, onu iyi kullanın.</p>
<cite>Sherlock Holmes</cite></blockquote>



<p><strong>Loci metodu</strong>, (İngilizce: <strong>Method of Loci</strong>) ya da bilinen adıyla <strong>hafıza sarayı</strong>, bilgiyi hatırlamak amacıyla zihinsel görselleştirmeyi kullanan bir bellek geliştirme tekniğidir. Bu teknik, belirli bir bilgi parçasını belirgin ve tanıdık bir mekanla ilişkilendirerek, bilginin zihinde daha kalıcı olmasını amaçlar. </p>



<p>Zaten kelimenin Latince kökeni incelediğinde &#8220;locus&#8221; kelimesinin, loci kelimesinin tekil formu olduğu ve bunun &#8220;yer&#8221; anlamına geldiği görülecektir.</p>



<p>Yöntemin çalışma prensibi, bilginin belirli bir mekana veya belirgin bir yerle ilişkilendirilip o mekandan geçen bir yol üzerinden ilgili bilgilerin eşleştirilmesi ve hatırlanması üzerinedir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Metodun Tarihsel Kökenleri</h3>



<p>Tekniğin kökenleri, büyük bir ziyafete katılan ve tavanın çökmesinden önce salonu terk eden antik dönem şairlerinden <strong>Simonides</strong>&#8216;e kadar uzanır. Simonides, kimin hangi masada oturduğunu hatırlayarak (kişilerin isimlerini ve yüzlerini oturma düzenleriyle ilişkilendirmiştir.) ölenlerin kimliğinin tespit edilmesine yardımcı olmuştur.</p>



<p>Antik dönemlerden bu yana birçok önemli kişi bu tekniği kullanmıştır. Örneğin, antik Roma&#8217;da bir senatör olan <strong>Lucius Scipio</strong>, şehirde yaşayan tüm insanların isimlerini ve yüzlerini bu yöntem sayesinde hatırlayabilmiştir. </p>



<h3 class="wp-block-heading">Hafıza Sarayı Nasıl Oluşturulur?</h3>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>Bir yer, bin hikaye barındırır.</p>
<cite>Anonim</cite></blockquote>



<p>Hafıza sarayını oluşturmanın adımları genellikle şunlardır:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li>Adım: Hafıza sarayınızı seçin (Mekana karar verin)
<ul class="wp-block-list">
<li>İlk olarak, iyi tanıdığınız ve zihninizde kolayca canlandırabileceğiniz bir mekan seçmelisiniz. Bu mekan, eviniz, iş yeriniz, en sevdiğiniz park veya iyi bildiğiniz başka bir yer olabilir.</li>
</ul>
</li>



<li>Adım: Sarayınızda Bir Rota Belirleyin 
<ul class="wp-block-list">
<li>İkinci adımda, hafıza sarayınızda belirgin bir rota oluşturmanız gerekmektedir. Bu rota, bilgileri yerleştireceğiniz <strong>duraklardan </strong>oluşur. Bu duraklar genellikle belirgin ve dikkat çekici nesneler veya yerler olabilir.</li>
</ul>
</li>



<li>Adım: Bilgileri Duraklara Yerleştirin (Nesnelerle ilişki kurun)
<ul class="wp-block-list">
<li>Üçüncü adımda, her bir durağa, hatırlanması gereken bir bilgi parçasını yerleştirin. Görselleştirme sürecinin olduğu bu adımda, her bilgi parçasını bir nesne, bir kişi veya bir olayla ilişkilendirmeniz gerekebilir.</li>
</ul>
</li>



<li>Adım: Hafıza Sarayınızı Gözden Geçirin
<ul class="wp-block-list">
<li>Son adım, oluşturduğunuz hafıza sarayını zihnin içinde gezinmektir. Her durakta, hangi bilgi parçasının yerleştirildiğini gözden geçirin. Bilgiyi hatırlamak istediğinizde, bu rotayı zihninizde tekrar tekrar izlemelisiniz.</li>
</ul>
</li>
</ol>



<p>Örnek olarak Shakespeare&#8217;in &#8220;Romeo ve Juliet&#8221; adlı eserinin önemli sahnelerini hatırlamak için bir hafıza sarayı oluşturalım. </p>



<p>⭐ 1. Adım: Hafıza Sarayınızı Seçin<br>Hafıza sarayınız, iyi tanıdığınız ve zihninizde kolayca canlandırabileceğiniz bir park olsun.</p>



<p>⭐ 2. Adım: Sarayınızda Bir Rota Belirleyin<br>Parkta belirgin bir rota belirleyin. Giriş kapısından başlayarak, parkın belirgin özelliklerini &#8211; bir heykel, bir gölet, bir oyun alanı, bir bank &#8211; durak olarak kullanabilirsiniz.</p>



<p>⭐ 3. Adım: Bilgileri Duraklara Yerleştirin<br>Her durakta, &#8220;Romeo ve Juliet&#8221;ten hatırlanması gereken bir sahneyi yerleştirin. Giriş kapısında, Romeo ve Juliet&#8217;in ilk buluşmasını canlandırabilirsiniz. Heykelde, Juliet&#8217;in balkon sahnesini görebilirsiniz. Gölette, iki sevgilinin gizli evliliğini hatırlayabilirsiniz. Oyun alanında, Tybalt ve Mercutio&#8217;nun ölümünü hayal edebilirsiniz. Bankta, Romeo ve Juliet&#8217;in trajik ölüm sahnesini görebilirsiniz.</p>



<p>⭐ 4. Adım: Hafıza Sarayınızı Gözden Geçirin<br>Son adım, hafıza sarayınızı zihnin içinde gezinmektir. Giriş kapısından başlayarak, parkın içinde ilerleyin ve her durakta hangi sahnenin yerleştirildiğini gözden geçirin. Bilgiyi hatırlayıp hatırlamadığınızı kontrol ederek kusurlu kalmış yerleri düzeltin.</p>



<p>Loci metodu, yüzyıllar boyunca bilgileri hatırlamanın etkili bir yolu olarak kabul edilmiştir. Bu teknik, belirli bir bilgi parçasını belirli bir mekanla ilişkilendirerek, bilginin zihinde daha kalıcı olmasını sağlar. Ancak, bu teknikten en iyi şekilde yararlanmak için pratik yapmak önemlidir. </p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/loci-metodu/">Loci Metodu: Sherlock&#8217;un O Meşhur Hafıza Sarayı Tekniği</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drippingain.com/loci-metodu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>10 Bin Saat Kuralı: Ustalaşmanın Matematiği</title>
		<link>https://drippingain.com/10-bin-saat-kurali/</link>
					<comments>https://drippingain.com/10-bin-saat-kurali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[drippingain]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 May 2023 21:20:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Matematik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drippingain.com/?p=7484</guid>

					<description><![CDATA[<p>Malumunuz öğrenme bir yolculuktur ve bu yolculuğun hedefe ulaşabilmesi için çok çalışmak gerekmektedir. Peki, çok çalışmayı ne zamana kadar sürdürebilirsiniz? 10 bin saat kuralı bu soruya verilmiş cevaplardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. 10 Bin Saat Kuralı Yetenek sizi ortalama insanların üzerine çıkarır. Çalışmak ise yetenekli insanların üzerine çıkarır. Mete Gazoz 10 bin saat kuralı, bir &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/10-bin-saat-kurali/">10 Bin Saat Kuralı: Ustalaşmanın Matematiği</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Malumunuz öğrenme bir yolculuktur ve bu yolculuğun hedefe ulaşabilmesi için çok çalışmak gerekmektedir. Peki, çok çalışmayı ne zamana kadar sürdürebilirsiniz? 10 bin saat kuralı bu soruya verilmiş cevaplardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır.  </p>



<h2 class="wp-block-heading">10 Bin Saat Kuralı</h2>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>Yetenek sizi ortalama insanların üzerine çıkarır. Çalışmak ise yetenekli insanların üzerine çıkarır.</p>
<cite>Mete Gazoz</cite></blockquote>



<p><strong>10 bin saat kuralı</strong>, bir konuda ustalaşmak veya bir yeteneği geliştirmek için yaklaşık olarak 10.000 saatlik bir sürenin gerektiğini öne süren fikirdir. </p>



<p>Bu kural, ilk olarak 1970&#8217;lerde <strong>Anders Ericsson</strong> ve meslektaşlarının yaptığı bir dizi araştırmadan türetilmiştir. Ericsson ve ekibi, genellikle elit müzisyenler üzerinde yaptıkları çalışmalarında, en başarılı olanların genellikle 10 bin saat veya daha fazla yoğun pratik yaptıklarını bulmuşlardır. Ericsson, yoğun pratiklerin özellikle <strong>bilinçli pratik</strong> olduğunu ve bu pratiklerin belirli hedeflere yönelik olduğunu, geri bildirim sağladığını ve kişinin yeteneklerini sürekli zorlayarak keskinleştirdiğini belirtmiştir.</p>



<p>Bu kavram, Amerikalı yazar ve gazeteci <strong>Malcolm Gladwell</strong> tarafından yazılan <strong>Outliers (Çizginin Dışındakiler)</strong> adlı kitapla <em>meşhur edilmiştir.</em></p>



<p>Gladwell, başarılı insanların sahip oldukları başarılarının sebeplerini irdelediği kitabı için yaptığı araştırmalar neticesinde, başarılı insanların genellikle belirli bir alanda çok uzun süreler gerektiren pratik ve çalışmalar yaptığını savunur. </p>



<p>Gladwell, bu kuralı çeşitli çalışmalara ve araştırmalara dayandırmıştır. Örneğin, ünlü besteci <strong>Mozart&#8217;ın </strong>genç yaşta başarıya ulaşmasını ve yoğun bir şekilde müzikle uğraştığını ele alır. Aynı şekilde, <strong>Bill Gates</strong>&#8216;in gençlik yıllarında bilgisayar programlama alanında yoğun bir şekilde çalıştığını ve bu süre zarfında büyük bir yetenek kazandığını öne sürer.</p>



<p>10 bin saat kuralının altında yatan genel prensip, bir alanda ustalaşmanın sürekli ve yoğun bir pratik gerektirdiğidir. Haliyle bu durum, pratik yapma hızınızın da önemli olduğunu gösterir. Örneğin, günlük yalnızca bir saat pratik yaparsanız, 10,000 saate ulaşmanız yaklaşık 27 yıl sürecektir. Eğer her gün 4 saat pratik yaparsanız, bu süre yaklaşık 7 yıla düşecektir.</p>



<p>Kişi yaptığı çalışmaları için kendine bir <strong><a href="https://drippingain.com/akis-teorisi/">akış</a></strong> oluşturduğunda zaten zamanın nasıl geçtiğini bile anlamayacaktır. Böylesi bir akış ortamının oluşabilmesi için sürekli yeni bir şeyler öğrenerek öğrenmeye devam etmek oldukça önemlidir. </p>



<p>Öte yandan, pratik yapmanın sadece süresi değil, aynı zamanda kalitesi de çok önemlidir. Bilinçli ve yoğun pratik, daha etkili öğrenme ve beceri geliştirme sağlar. Yani, her gün yalnızca bir saat yoğun ve odaklı pratik yapmak, saatlerce ama düşük yoğunlukta pratik yapmaktan daha etkili olabilir. </p>



<p>Zaten bir yeteneği kabul edilebilir bir seviyede öğrenmek, o yetenekle alakalı henüz bilmediğiniz şeylerin farkındalığını sağlar ve bu farkındalık, öğrenmeye devam etmeniz konusunda size büyük bir motivasyon sağlar. </p>



<p>Yine de belirli bir eşiği geçene kadar <strong>yoğun </strong>ve <strong>özverili </strong>bir çalışma, sizi arzuladığınız başarılı sonuçlara daha da yaklaştıracaktır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">10 Bin Saat Kuralını Nasıl Uygulayabilirim?</h3>



<p>Düzenli ve yoğun pratik, bir yetenek veya beceri geliştirmenin en önemli unsurlarından biridir. Bu yöntemlerden biri olan 10 bin saat kuralını uygulamak için aşağıdaki adımları takip edebilirsiniz:</p>



<p><strong>Alan seçimi</strong>: İlk olarak, hangi alanda ustalaşmak istediğinizi belirlemeniz gerekiyor. Bu, müzik, spor, yazılım geliştirme, resim, dil öğrenme gibi herhangi bir alan olabilir.</p>



<p><strong>Hedef belirleme</strong>: Ulaşmak istediğiniz belirli hedefler belirleyin. Bu hedefler, beceri gelişiminizi ölçmek için bir yol sağlar ve sizin odaklanmanıza yardımcı olur.</p>



<p><strong>Düzenli pratik</strong>: Düzenli ve tutarlı bir şekilde pratik yapmaya başlayın. Pratik miktarı kişiye bağlı olsa da, genellikle daha fazla pratik, daha hızlı ilerleme anlamına gelir.</p>



<p><strong>Yoğun pratik</strong>: Sadece pratik yapmak yeterli değil, aynı zamanda yoğun ve bilinçli bir şekilde pratik yapmanız gerekmektedir. Başlarda zor gelen şeylerin artık kolayca yapılabildiği eşikler belirleyin ve bu eşiğe ulaşıncaya kadar çalışmalarınızı yoğun bir şekilde yapmaya devam edin. Bu eşikler, çalışmalarınıza ara verseniz dahi size hatırlama noktaları sağladığı için yeteneklerinizin körelmesini önler. </p>



<p><strong>Geri bildirim alın</strong>: Öğrenme sürecinde geri bildirim almak çok önemlidir. Bu nedene kendi performansınızı ölçmek ve iyileştirmek için zayıf noktalarınızı tespit edin.</p>



<p><strong>Azminize sebaat gösterin</strong>: 10.000 saat çok uzun bir süre ve bu süre boyunca ilerleme bazen yavaş olabilir. Bu nedenle, sabırlı olmanız ve hedeflerinize giden yolda eşikleri bir bir aşmak için gerekli çabayı göstermeye devam etmeniz önemlidir.</p>



<p>Ancak, bu kuralı evrensel veya mutlak bir gerçek olarak kabul etmek yerine, bunun bir eşik değer olduğun şeklinde düşünmek daha faydalı olacaktır. Zira, yapılan birçok araştırma göstermiştir ki, bir alanda uzman olmanın yalnızca uygulama saatlerine değil, aynı zamanda uygulamanın kalitesine, kişinin öğrenme yeteneğine, alandaki doğal yeteneklere ve diğer birçok faktöre de bağlıdır. </p>



<p>Bu nedenle, eğer bir beceriyi sıfırdan öğrenmek istiyorsanız, öncelik olarak <strong>Josh Kaufman</strong> tarafından popülerleştirilen <strong><a href="https://drippingain.com/ilk-20-saat-kurali/">ilk 20 saat kuralından</a></strong> faydalanmalısınız. Haliyle, 10 bin saat kuralı, bir yetenek veya beceri geliştirmek için gereken zamanı daha iyi anlamak için bir kılavuz olarak kullanılmalıdır.</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/10-bin-saat-kurali/">10 Bin Saat Kuralı: Ustalaşmanın Matematiği</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drippingain.com/10-bin-saat-kurali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Faydasız Bilginin Gerekliliği</title>
		<link>https://drippingain.com/faydasiz-bilginin-gerekliligi/</link>
					<comments>https://drippingain.com/faydasiz-bilginin-gerekliligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[drippingain]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2020 21:52:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Faydasız Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Faydasız Bilginin Faydası]]></category>
		<category><![CDATA[Faydasız Bilginin Gerekliliği]]></category>
		<category><![CDATA[Faydasız Bilginin Gerekliliği Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Faydasız Bilginin Gerekliliği ve Mucitler]]></category>
		<category><![CDATA[gereksiz Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Gereksiz Bilginin Gerekliliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drippingain.com/?p=4121</guid>

					<description><![CDATA[<p>Faydasız bilginin gerekliliği, ilk bulunduklarında pek bir anlam ifade etmeyen, belirli bir dönem insanlara yararı olmayan bilgilerin sonrasında yararlı olacak şeylere öncülük edecek birikimi oluşturması olarak tarif edilebilir. Faydasız Bilginin Gerekliliği Ne Anlama Gelir? Okul sıralarında duymaya alıştığımız &#8220;İyi de öğretmenim bu matematik bizim günlük hayatta ne işimize yarayacak ki?&#8221; sorusunun da ötesindeki durumlara bir &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/faydasiz-bilginin-gerekliligi/">Faydasız Bilginin Gerekliliği</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Faydasız bilginin gerekliliği</strong>, ilk bulunduklarında pek bir anlam ifade etmeyen, belirli bir dönem insanlara yararı olmayan bilgilerin sonrasında yararlı olacak şeylere öncülük edecek birikimi oluşturması olarak tarif edilebilir.</p>



<h2 class="has-text-align-left wp-block-heading" id="faydasiz-bilginin-gerekliligi-ne-anlama-gelir">Faydasız Bilginin Gerekliliği Ne Anlama Gelir?</h2>



<p>Okul sıralarında duymaya alıştığımız &#8220;İyi de öğretmenim bu matematik bizim günlük hayatta ne işimize yarayacak ki?&#8221; sorusunun da ötesindeki durumlara bir nevi cevap vermektedir. Öncelikle blinmesi gereken bir şeyi hatırlatmakta fayda var;</p>



<p>Bilimsel gelişmelerin sonucu olarak ortaya çıkacak sonuçların, gündelik hayatla paralel gidecek gibi bir zorunluluğu olmadığı gerçeği. Örnek vermek gerekirse; herhangi bir matematik teoriminin ispatını yapan bir insanın bunu roket bilimi için kullanması gibi bir amacı olmak zorunda değil. Tamamiyle &#8220;<strong>Canı istediği için yapmak</strong>&#8221; diye tabir edebileceğimiz bir durum içinde olabilir. Keşfedildiğinde pek bir anlam ifade etmeyen şeyler olabilir. Sonrasında, çok sonrasında, belki de yüz yıl sonrasında, bu şeyler insanlığa faydalı olacak birtakım şeylere dönüşebilir. </p>



<p>Canı istediği için yapan, salt bir meraktan oluşan arzuyla dolan kaşif, yıllar sonrasına sihirli bir değnek dokunuşu sağlamış olabilir.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>&#8220;Modern çağımızın ve geleceğin dünyasının ilerlemesi, yalnızca teknik uzmanlığa değil, aynı zamanda engelsiz merak ve mevcut pratik düşüncelerin aksine, akıntıya karşı kulaç atmanın faydalarına ve zevklerine de bağlıdır.&#8221;</p><cite>Robbert Dıjkgraaf</cite></blockquote>



<h3 class="has-text-align-left wp-block-heading" id="faydasizligin-cikis-noktasi">Faydasızlığın Çıkış Noktası</h3>



<p>Princeton&#8217;daki İleri Araştırmalar Enstitüsü&#8217;nün meşhur kurucusu ama daha çok <strong>Albert Einstein</strong>&#8216;ın Amerika Birleşik Devletleri&#8217;ne gelmesine bizzat yardımcı olmasıyla tanınan <strong>Abraham Flexner</strong>, ilk kez 1939 yılında<strong> Harper</strong>&#8216;s dergisinde yayınlanan “<strong>The Usefulness of Useless Knowledge</strong>”, Türkçesiyle; &#8220;<strong><a href="https://www.idefix.com/Kitap/Faydasiz-Bilginin-Faydasi/Bilim/Populer-Bilim/urunno=0001762404001">Faydasız Bilginin Faydası</a></strong>&#8221; makalesinde bilimsel araştırmalarda görülen değişik bir paradokstan bahsediyor;</p>



<p>Bilimsel araştırma için ayrılan fonun gittikçe daraltılması nedeniyle eldeki kaynakların, mevcut bir değere sahip ürünler ortaya çıkarmak amacıyla giderek daha fazla uygulamalı veya pratik sonuçlara yönlendirilmesi anlamına geldi.&nbsp;Böyle bir senaryoda, eldeki fonun en doğru şekilde tabiri caizse israfı ortadan kaldıracak şekilde kullanmak ve acil gereksinim olan şeyleri ortaya çıkarmak için kullanmak mantıklı olurdu, değil mi?&nbsp;Aslında, değil&#8230;</p>



<p>&#8220;Yalnızca merakla motive olunan ve faydalı bir sonuçla ilgilenmeden <strong>derin sorulara cevap arayışı</strong>, sadece büyük bilimsel keşiflere değil, aynı zamanda en devrimci olan teknolojik atılımlara da götürür.&#8221; Konuyu daha da açmak gerekirse; bilimin ancak merak, hayal gücü ve özgür araştırma ile gelişebileceği vurgulanıyor. İşe yaramaz gibi görülen pek çok teorinin, formülün bir amaç uğruna yapılan çalışmalarda nasıl katalizör görevi gördüğü muğlak bir şey olmasa gerek. </p>



<p>&#8220;<strong>The Social Network</strong>&#8220;, yani &#8220;Sosyal Ağ&#8221; filminde Mark Zuckerberg&#8217;in filmin başlarında, kodladığı sitenin algoritması için arkadaşı Eduardo&#8217;nun pencereye yazdığı formüle hayat verip Facemash&#8217;i kurması gibi hiç hesapta olmayan şeylerin ortaya çıkması buna güzel bir örnektir.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://drippingain.com/wp-content/uploads/2020/11/Faydasiz-Bilginin-Gerekliligi-1024x374.jpeg" alt="Faydasız Bilginin Gerekliliği" class="wp-image-5235" width="450" height="200"/></figure></div>



<h3 class="has-text-align-left wp-block-heading" id="faydasiz-bilginin-mucitlige-etkisi">Faydasız Bilginin Mucitliğe Etkisi</h3>



<p>Gelelim Flexner&#8217;in makalesine&#8230; İnsanlığın hizmetine sunulmuş pek çok bilimsel gelişmenin değerlendirildiği makalesinde böylesi durumları irdeliyor. Keza bugün bilinen pek çok keşfin, ilk ortaya çıktıklarında ne işe yaradığını kimsenin bilmediği, bir nevi fuzuli zaman kaybı, israf, “faydasız” görüldüğünden bahsediyor. Devamında ise aslında devrim niteliğinde olan bir başka keşfin sonucunu doğurduğunu savunuyor. Bu iddiasını Einstein’in görelilik kuramından tutun da radyonun icadına kadar geniş bir yelpazedeki örneklerle destekliyor.</p>



<p>Flexner&#8217;in ne demek istediğini soru sorarak açarsak;</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Radyonun keşfi <strong>Marconi</strong>’nin olduğu kadar, radyonun çalışmasını sağlayan şey olan ve bu keşiften yüz yıl önce elektromanyetik teoriyi keşfetmiş olan <strong>Maxwell</strong>’in de sayılmaz mı? </p></blockquote>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong>Bradford Parkinson</strong>, <strong>Roger</strong> <strong>L</strong>. <strong>Easton </strong>ve <strong>Ivan</strong> <strong>A. Getting</strong>&#8216;in geliştirdiği GPS teknolojisinin (Global Positioning System;&nbsp;Küresel Konumlama Sistemi) icadını mümkün kılan ve bunda faydalanılan görelilik kuramını keşfeden <strong>Einstein</strong>&#8216;ın da büyük başarısı sayılmaz mı? </p></blockquote>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Daha da geriye gidersek Einstein’in Görelilik Kuramını keşfi (dolayısıyla GPS&#8217;in) bu kuramın temel matematiksel dayanağı olan &#8220;Eğri Uzayların Geometrisi&#8221;ni keşfeden <strong>Gauss</strong>’un da büyük başarısı sayılmaz mı?</p></blockquote>



<p></p>



<p>Maxwell ile Marconi’nin, Gauss ile Einstein’ın çalışmalarını birinden farklı kılan en temel unsur, hem Maxwell’in hem de Gauss’un keşiflerinin ne işe yaradığı ve-veya yarayabileceği konusunda pek çok kimsenin en ufak fikrinin dahi olmamasıydı. Kendileri de bizzat bu denli bir keşiflere yol açacağını tahmin etmemiştir zannımca&#8230; </p>



<p>Yapılan bu çalışmalar uzun zaman sonra başka dehaların elinde kullanılabilir bir araç ve evrenin bazı sırlarını açıklayabilen birer fizik kuramı haline dönüştü. </p>



<div class="schema-faq wp-block-yoast-faq-block"><div class="schema-faq-section" id="faq-question-1605020056217"><strong class="schema-faq-question">Faydasız Bilginin Gerekliliği Nedir?</strong> <p class="schema-faq-answer">Tam bir tanımdan ziyade, Herhangi bir somut kazanım için amaçlanmayan ve salt bir meraktan ötürü yapılan ama keşfedildiği esnada somut bir kazanımı olmadığı için gereksiz gibi görülen, sonrasında ise büyük keşiflere yol açan bilgileri tanımlamak için kullanılır.</p> </div> </div>



<p><strong><strong>Flexner</strong></strong>&#8216;ın bakış açısını anlamak gerek. Zira farkına varıyoruz ki pek çok keşif, keşfedildiği zaman ne işe yaradığını kimsenin pek bilmediği, yıllar boyu teoriden ibaret görülmüştür. Bu keşifler araştırılması için bütçenin ayrılmadığı bir başka deyişle yararsız bilgi niteliğinde olan bir başka keşfin sonucunda olmuş.</p>



<p>Bilimin birikerek her daim oluşmaya devam eden basamaklarını düşününce, bu oldukça anlamlı bir şey&#8230; </p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Book Launch for The Usefulness of Useless Knowledge" width="1220" height="686" src="https://www.youtube.com/embed/rb4CyvY54Eg?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/faydasiz-bilginin-gerekliligi/">Faydasız Bilginin Gerekliliği</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drippingain.com/faydasiz-bilginin-gerekliligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapmak ve Yapabilmek Üzerine</title>
		<link>https://drippingain.com/yapmak-ve-yapabilmek-uzerine/</link>
					<comments>https://drippingain.com/yapmak-ve-yapabilmek-uzerine/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[drippingain]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Sep 2020 01:10:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Yapabilmek nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Yapmak ve Yapabilmek hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Yapmak ve Yapabilmek Üzerine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drippingain.com/?p=4056</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapmak ve yapabilmek üzerine derken bir an ikilemde kaldım “Yahu bu Schopenhauer’ın kitabı değil miydi?” diye. Merak etmeyin, kontrol ettim. Yazdıklarım tamamiyle benim uydurmalarım ve sağa sola bağladığım şeyler üzerinden gelişecek… İlk olarak, bir şeyleri yapabilmenin öyle çok abartılacak bir yanı yok. Yani, yanlış noktadan bakınca bunun olması beklenen de bir şey. Büyük domino taşını &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/yapmak-ve-yapabilmek-uzerine/">Yapmak ve Yapabilmek Üzerine</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yapmak ve yapabilmek üzerine derken bir an ikilemde kaldım “Yahu bu Schopenhauer’ın kitabı değil miydi?” diye. Merak etmeyin, kontrol ettim. Yazdıklarım tamamiyle benim uydurmalarım ve sağa sola bağladığım şeyler üzerinden gelişecek…</p>



<p>İlk olarak, bir şeyleri yapabilmenin öyle çok abartılacak bir yanı yok. Yani, yanlış noktadan bakınca bunun olması beklenen de bir şey. Büyük domino taşını itmeyle düşüremezsin belki ama ufaktan devirmeye başlayıp birbirine temas ederek ilerleyen ufacık taşlar sıra koca oğlana gelince… Malum eğer izlemişseniz olanları gözünüzde canlandırmışsınızdır. Merak etmeyin hemen bir hatırlatıcı koyuyorum;</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Domino etkisi" width="1220" height="686" src="https://www.youtube.com/embed/9BIBvNt0cjs?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p>Şimdi ise konuyu direkt yatak çarşafına bağlamak istiyorum. Yani, kalktıktan sonra yatağı güzelcene toplamaktan bahsediyorum. Yolunuz askerlikten geçmişse eminim bu çok iyi bir hatırlatıcı görevi görecektir. Koğuşçu gelir kalk der, kalkılır ve ilk iş olarak yatak güzelce düzenlenir. Komutanlar da sırf yatak düzeni için denetlemeye gelir. Emin olun çok ciddi bir meseledir bu. Ehh askerlik demişken, ABD Donanma Amirali William McRaven’ın, Teksas Üniversitesi açılış konuşmasında söylediği sözlerin önemli noktalarını paylaşmakta fayda var;</p>



<p>“Her sabah yatağınızı yaparsanız günün ilk işini yapmış olursunuz. Bu kendinizle gurur duymanızı sağlayacak ve sizi başka bir görev yapmaya ardından daha başka bir görev yapmaya teşvik edecektir. Günün sonunda, tamamlanan o tek görev, tamamlanmış olan birçok göreve dönüşecektir. Yatağınızı toplamak, hayattaki küçük şeylerin önemli olduğu gerçeğini de güçlendirecektir. Küçük şeyleri doğru yapamazsanız, büyük şeyleri asla doğru yapamazsınız.”</p>



<p>“Olur da kötü bir gün geçirirseniz, eve, toplanmış, “sizin topladığınız” bir yatağa döneceksiniz. Yapılmış bir yatak, yarının daha iyi olması için size cesaret verir.”</p>



<p>“Dünyayı değiştirmek istiyorsanız yatağınızı yaparak başlayın.”</p>



<h2 class="wp-block-heading">Yapabilmek Üzerine</h2>



<p>Amiral, harbiden de güzel söylemiş. Herkesin devirebileceği bir taş vardır. Belki devrileni başlangıç noktası olarak kabul edebiliriz. Ancak bu sefer de herkesin aynı yerden yarışa başladığı çizgiden mahsur bırakmış oluruz kendimizi. İyisi mi, biz işe yatak toplamaktan başlayalım yine…</p>



<p>Daldan dala bağladığım bir yazı oldu. Bu seferlik böyle olsun ve hemen bir yenisini ekleyeyim:</p>



<p>Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul. Ancak Rabbine yönel ve yalvar. (İnşirâh 5-8)</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Amiral William H. McRaven: Teksas Üniversitesi Diploma Töreni Açılış Konuşması (Türkçe Altyazılı)" width="1220" height="686" src="https://www.youtube.com/embed/prj7ipbsf-A?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p></p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/yapmak-ve-yapabilmek-uzerine/">Yapmak ve Yapabilmek Üzerine</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drippingain.com/yapmak-ve-yapabilmek-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Süreç Oluşturmak Nedir?</title>
		<link>https://drippingain.com/surec-olusturmak/</link>
					<comments>https://drippingain.com/surec-olusturmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[drippingain]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Sep 2020 21:46:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Süreç Oluşturmak]]></category>
		<category><![CDATA[Süreç Oluşturmak nedir?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://drippingain.com/?p=3873</guid>

					<description><![CDATA[<p>Süreç oluşturmak, hedeflerinizi belirleyip onları başarmaya giden yolda gerekli donanımları süreç odaklı bir şekilde edinmeye denir. Süreç Oluşturmak Hakkında Herhangi bir uzun vadeli hedefte ilerleme kaydetmeye çalışırken erkenden hayal kırıklığına uğramak oldukça kolaydır ki başladığınızda ne kadar kendinden emin ve hırslı hissederseniz hissedin bu böyledir. Bu aynı zamanda bir yenilginin reçetesidir ve bundan kaçınmak için &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/surec-olusturmak/">Süreç Oluşturmak Nedir?</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Süreç oluşturmak, hedeflerinizi belirleyip onları başarmaya giden yolda gerekli donanımları süreç odaklı bir şekilde edinmeye denir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Süreç Oluşturmak Hakkında</h2>



<p>Herhangi bir uzun vadeli hedefte ilerleme kaydetmeye çalışırken erkenden hayal kırıklığına uğramak oldukça kolaydır ki başladığınızda ne kadar kendinden emin ve hırslı hissederseniz hissedin bu böyledir. Bu aynı zamanda bir yenilginin reçetesidir ve bundan kaçınmak için en büyük hedeflerinizi sabırla günlük, haftalık ve aylık görevlere ayıracağınız için bir sistem gerekliliğidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Yıllık Yapılacak Listesi</h3>



<p>Yıllık hedeflerin büyük olması gerekir. Üstelik sizi rahatsız edecek kadar büyük, hatta korkutacak kadar büyük olmalı. Ancak o zaman onların uğraşmaya değer şeyler olduğunu ve gerekliliklerinin ciddiyetini anlayacaksınız. Öyleyse oturun ve gelecek yıl bu zamana kadar başarmak isteyeceğiniz en büyük şeyler hakkında iyice düşünün. Mümkün olduğu kadar spesifik olun. Bu aşamada &#8220;nasıl&#8221; sorusunun cevabını değil, sadece &#8220;neyi&#8221; bulmanız gerekiyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Aylık Yapılacak Listesi</h3>



<p>Büyük bir hedefin peşinde koşarken, erken doymaktan kaçınmanın ve sandalyenizi masadan uzaklaştırmanın tek yolu, kaydettiğiniz ilerlemeyi görebilmek, onları farkedebilmektir. Bu nedenle tüm enerjinizi tek bir noktaya odaklamalısınız. Öyleyse, bir ayda gerçekçi bir şekilde gerçekleştirebileceğiniz yıllık hedefinizin bir yönünü seçin.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Haftalık Yapılacak Listesi</h3>



<p>Kendinizin önüne geçmeyin. Yine de aylık yapılacak listenizi haftalık bir eylem planına bölmeniz gerekiyor. Oturup yedi günlük aralıklarla gerçekleştirebileceğiniz birkaç haftalık eylem adımını taslak haline getirmek için tekrar eden başka hatırlatıcılar ayarlayın ve bunları da yazın. Önemli olan, her hafta odaklanmanız gereken birkaç kesin adımınız olduğundan emin olmaktır. Haftadan haftaya, aydan aya geçerken, aşırı hırslı ve gerçekçi olanı hissedeceksiniz</p>



<h3 class="wp-block-heading">Günlük Yapılacak Listesi</h3>



<p>Nihayet &#8220;her seferinde bir lokma&#8221; kısmına hazırsınız. Şimdiye kadar o kadar çok hazırlık yaptınız ki, günlük yapılacaklar listeniz pratikte kendi kendine yazıyor veyahut kendi kendini oluşturuyor. Ancak yine de bunun için zaman ayırmanız gerekiyor. Bu nedenle, günün belirli saatlerinde, önümüzdeki gün için en önemli hedeflerinizi belirlemek için birkaç dakikanızı ayırın. Bugünkü çalışmanızın, haftalık hedeflerinizle bağlantısını ve onun da aylık hedeflerinizle bağlantısını yıllık hedeflerinizle olan bağlantısını görmek kolaylaşacaktır. Tam bir proses insanı olacaksınız. Bu, zamanınızı iyi harcamadığınızdan endişelenmenize gerek olmadığı anlamına gelir. Sonuç olarak, ihtiyacınız olan pek çok şeyi ihtiyaç duyduğunuz anda yapabilmiş olacaksınız.</p>



<p>Büyük eylem gerektiren hedeflerinizi günlük küçük adımlarla yapılacak bir şeye dönüştürmek oldukça iyi hissettirir. Başınıza gelen tüm aksaklıklara rağmen, gerçekten iddialı projelerde gerçek, ölçülebilir ilerleme kaydedebilen bir insan olduğunuzu bilmek sevindirici bir şey olacaktır.</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/surec-olusturmak/">Süreç Oluşturmak Nedir?</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drippingain.com/surec-olusturmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kolomb&#8217;un Yumurtası Hikayesi</title>
		<link>https://drippingain.com/kolombun-yumurtasi/</link>
					<comments>https://drippingain.com/kolombun-yumurtasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[drippingain]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Aug 2020 01:40:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Kolomb ve Yumurtası]]></category>
		<category><![CDATA[Kolombun yumurtası]]></category>
		<category><![CDATA[kolombun yumurtası hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kolombun yumurtası nedir?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://drippingain.com/?p=2124</guid>

					<description><![CDATA[<p>Christopher Columbus&#8217;un veya Türkçede bilindiği adıyla Kristof Kolomb&#8217;un yumurtası hikayesi oldukça ünlüdür. Bu hikaye, Kristof Kolomb&#8217;un İspanyol soylularıyla bir akşam yemeğinde kullandığı bir yumurta sayesinde ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkan hikaye, orijinal düşünmenin ve basit çözümlerin değerini vurgular. Kristof Kolomb&#8217;un Amerika&#8217;yı Keşfi Kristof Kolomb, Amerika&#8217;yı 12 Ekim 1492&#8217;de keşfetmiştir. Bu muhteşem ilk yolculuğu planlamak için tam &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/kolombun-yumurtasi/">Kolomb&#8217;un Yumurtası Hikayesi</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Christopher Columbus&#8217;un veya Türkçede bilindiği adıyla <strong>Kristof Kolomb&#8217;un yumurtası hikayesi </strong>oldukça ünlüdür. Bu hikaye, Kristof Kolomb&#8217;un İspanyol soylularıyla bir akşam yemeğinde kullandığı bir yumurta sayesinde ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkan hikaye, orijinal düşünmenin ve basit çözümlerin değerini vurgular.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-text-align-left" id="kristof-kolomb-un-amerika-yi-kesfi">Kristof Kolomb&#8217;un Amerika&#8217;yı Keşfi</h2>



<p>Kristof Kolomb, Amerika&#8217;yı 12 Ekim 1492&#8217;de keşfetmiştir. Bu muhteşem ilk yolculuğu planlamak için tam on sekiz yılını harcamıştı. Denizciler, bilginler, prensler ve daha bir sürü kişiye &#8220;Biliyorum, büyük okyanusa doğru batıya yelken açarak, Avrupalılar tarafından henüz ziyaret edilmemiş topraklara sonunda ulaşılabileceğini biliyorum.&#8221; şeklinde şeyler söylemişti.</p>



<p>Ancak her konuştuğu kişi, onu aptal bir hayalperest olarak görüp onunla dalga geçiyordu. Bu nedenle, projelerine inanan insanların sayısı oldukça azdı. Fakat, bu adamın hayallerine sıkı sıkıya sarıldığı bir dönemde, sonunda İspanya kralı ve kraliçesi ona deneme yolculuğunu gerçekleştirebilmesi için gemiler vermiştir.</p>



<p>Kral ve kraliçe, bir anlamda &#8220;Böyle bir yolculuğu göze alacak birisini bulmuşuz madem, kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez&#8221; mantığıyla Kolomb&#8217;un hizmetine gemileri vermiştir. </p>



<p>Kolomb ise birçok zorluğa katlanarak hayalini kurduğu okyanusu aşmayı başarmış ve daha önce hiç bilinmeyen insanların yaşadığı tuhaf toprakları keşfetmiştir. Ancak kaderin bir cilvesi gibi, keşfettiği bu toprakların Hindistan&#8217;ın bir parçası olduğuna inanmıştır.</p>



<p>Hatta Amerika&#8217;da kullanılan &#8220;Yerli&#8221; ifadesinin İngilizce karşılığı olan &#8220;Indian&#8221; kelimesi de aslında &#8220;Hintli&#8221; anlamında kullanılmaktadır. İlk varıldığında bulunan insanlar, yanlışlıkla Hintli sanılarak böyle adlandırılmıştır.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-text-align-left" id="kolomb-un-yumurtasi">Kolomb&#8217;un Yumurtası</h2>



<p>Kolomb&#8217;un keşif haberi yaşlı kıtaya döndüğünde büyük bir sevinç yaşatmış ve kendisi İspanya&#8217;ya yeni bir dünya veren bir kahraman olarak selamlanmıştır. Sıralanan büyük bir kalabalık, geçtiği caddelerde onu onurlandırmak için can atıyordu. Kral ve kraliçe, onu saraylarında karşılayarak yolculuğunun hikayesini keyifle dinlemişlerdir. O zamana kadar böylesine &#8220;sıradan bir adama&#8221; hiç bu kadar büyük saygı gösterilmemişti.</p>



<p>Ancak, kaşifi kıskanan ve Kolomb&#8217;un başarısını küçümseyenler de orada bulunmaktaydı. &#8220;Bu Kolom da kim?&#8221; diye sordular ve &#8220;O neyin nesi ki! Ne yaptı? İtalya&#8217;dan gelmiş sıradan bir fakirin biri değil mi? Başka bir denizci, yaptığı gibi okyanusta yelken açıp daha iyisini yapabilirdi?&#8221; gibi şeyler söylemekteydiler.</p>



<p>Bir gün Kolomb, bir İspanyol beyefendinin onuruna düzenlenen bir yemekteydi ve gururlu, kendini beğenmiş bazı kişiler artık dayanamayarak Kolomb&#8217;u rahatsız etmeye başlamıştı.</p>



<p>&#8220;Denizin ötesinde garip topraklar keşfetmişsiniz&#8221; dediler. &#8220;Ama ne olacak? Bunun neden bu kadar büyük bir olay haline getirildiğini anlamıyoruz. Okyanusta herkes yelken açabilir ve tıpkı sizin yaptığınız gibi, diğer taraftaki adalar boyunca herkes kıyıya vurabilir. Dünyadaki en basit şey.&#8221; diyen İspanyol soyluları, devamında &#8220;Siz o toprakları keşfetmemiş olsaydınız da burada orayı keşfedecek birçok kişi vardı&#8221; demişlerdir.</p>



<p>Karşılık olarak saldırmak yerine, Kolomb bir yumurta istemiş ve &#8220;Siz ekselanslarına iddia ediyorum ki içinizden hiç kimse yumurtayı hiçbir yardım olmadan masanın üstünde dik durmasını sağlayamaz&#8221; diyerek bahse girmiştir.</p>



<p>Orada bulunanlar, yumurtayı dik bir şekilde koymayı deneyip deneyip bir türlü başaramamışlardır. Bunun üzerine sıra kendisine gelen Kolomb, yumurtayı eline almış ve hafif bir vuruşla yumurtanın sivri ucunu kırarak yumurtanın dik bir şekilde durmasını sağlamıştır.</p>



<p>&#8220;Beyler,&#8221; dedi, &#8220;imkansız olduğunu söylediğiniz bir şeyi yapmaktan daha kolay ne olabilir? Nasıl yapılacağı gösterildikten sonra herkes yapabilir.&#8221; demiştir.</p>



<p>Orada bulunanlar, &#8220;Bu şekilde yapması kolay! Bunu herkes yapabilir.&#8221; şeklinde söyleyince, Kolomb hemen yanıtını yapıştırmış: &#8220;Evet, elbette. Şüphesiz zor olan da zaten, bunu yapmayı düşünebilmektir…&#8221;</p>



<h3 class="wp-block-heading">Kolomb&#8217;un Yumurtası Ne Anlama Gelmektedir?</h3>



<p>RAE&#8217;ye göre (Real Academia Española &#8211; Kraliyet İspanyol Akademisi), Kolomb&#8217;un yumurtası, başlangıçta büyük zorluklar içeren ancak ardındaki hileyi öğrenildikten sonra kolaylaşan şeyler olarak tanımlanır. Bu bir bakıma basit bir şekilde gerçekleşebilen, ancak önceden kimsenin gerçekleştiremediği fikirleri ifade etmek için kullanılır.</p>



<p>Bu hikaye, herhangi bir şeyin geriye dönük olarak basit görünebileceği, ancak aslında bir şeyin ilk kez yapıldığında ne kadar zor olabileceği hakkında bir noktayı vurgular. Lütfen bu hikayenin tamamen tarihsel bir gerçeklik olmayabileceğini unutmayın. </p>



<p>Yine de bu hikaye, İspanya&#8217;nın İbiza Adası&#8217;nda Kristof Kolomb adına bir anıt olarak sergilenen bir yumurta ile temsil edilmektedir.</p>



<p><strong>Kaynak</strong>: <a href="https://www.inmsol.com/spanish-proverbs/egg-columbus/">spanish-proverbs/egg-columbus/</a></p>
<p>The post <a href="https://drippingain.com/kolombun-yumurtasi/">Kolomb&#8217;un Yumurtası Hikayesi</a> appeared first on <a href="https://drippingain.com">Drippingain</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drippingain.com/kolombun-yumurtasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
