Gemiler Nasıl Yüzer

Gemiler Nasıl Yüzer?

Gemiler nasıl yüzer sorusuna adım adım cevap vermekte fayda var. Tabii ki gemilerin yüzmesinde ilk etken suyun kaldırma kuvvetidir. Kaldırma kuvvetini tanımlamak gerekirse; akışkana daldırılmış olan cismin taşırdığı, yani yer değiştirmesine neden olduğu akışkanın ağırlığına eşit olmasıdır.

Arşimet prensibi bize şu formülleri verir;

Gemiler Nasıl Yüzer

Şimdi gelelim gemiler nasıl yüzer sorusunun ikinci aşama cevabına.

Arşimet prensibine göre yoğunluğu içinde bulunduğu akışkanın yoğunluğundan büyük olan cisimler batmakta ama nasıl oluyor da çelikten yapılmış binlerce tonu bulan devasa gemiler batmıyor?

Sorumuzu biraz daha detaylandıralım; 4000 yolcu kapasiteli, brüt ağırlığı 128000 ton, yaklaşık 340 metre uzunlukta, 38 metre genişlikte, 8 metre yükseklikte ve yoğunluğu sudan kat kat fazla olan çelikten yapılmış “Disney Dream Cruise Gemisi” nasıl oluyor da batmıyor?

Cevap yine yoğunluk. Ama nasıl olur? Az önce dedin ki çelik, sudan daha yoğun ee niye batmıyor o zaman diyebilirsiniz. Tam burada devreye toplam yoğunluk hesapları giriyor. Gemiler geniş gövdeleri ve oyuk yapısı sebebiyle içlerinde çok fazla hava barındıracak şekilde yapılırlar. 

Havanın yoğunluğu ise neredeyse sıfıra yakın bir değerdedir. Gemilerin “Çelik ile havanın” toplam yoğunlukları suyun yoğunluğundan daha az bir yoğunluğa sahip olacak şekilde inşa edilmesiyle beraber su yüzeyinde kalmaları sağlanmış olur.

Gemi hasar aldığında batmasına yol açan sebep ise havanın yerine geçen suyun, geminin toplam yoğunluğunu arttırmasıdır. Dolayısıyla bunun da önüne geçmek için gemi içine perde adı verilen su geçirmez bölmeler inşa edilir. Bu perdeler sayesinde eğer bir bölge su almaya başlarsa toplam yoğunluğun gemiyi batıracak seviyede artması önlenmiş olur.

Ayrıca deniz suyunun sıcaklık-soğukluk ve tuz oranı pek çok bölgede farklılık gösterdiği için bu da dikkat edilmesi gereken bir başka konudur.

Bilinmesi gereken bir başka husus da, gemilerde belirli bir yük taşıma kapasitesi olduğudur. Aşırı yükleme yapılırsa, geminin yoğunluğu artar ve haliyle gemi batma tehlikesi yaşayabilir. Böylesi bir durumun önüne geçmek için gemilerin gövdesinde emniyet çizgisi görevi gören bir bölge farklı bir renk ile boyanır. Bu sayede geminin aşırı yüklenip yüklenmediği pratik bir şekilde anlaşılmış olur.

Son inceleyeceğimiz şey de gemilerin nasıl oluyor da koca koca dalgalarla, rüzgarlarla veyahut çeşitli dış etkilerle baş edip alabora olmadığı sorusunu cevaplamaya. Eğer gemiye binme tecrübesi yaşamışsanız o yalpalanma hissini tanıyorsunuzdur.

Herhangi bir dış kuvvetin etkimesi sonucu geminin tekrar eski konumuna dönebilme kabiliyetine stabilite denir. Bunu sağlayan temel denklem de metasantr hesaplamalarıyla sağlanır.

Biliyorum uzun bir yazı oldu ama kafalarda olabildiğince soru işaretini gidermek için bilinmeyenleri aralamak istedim.

Benzer yazılar okumak için tıklayın.

Kaynak ve detaylı bilgi için;

https://www.explainthatstuff.com/

Paylaşmak isterseniz;

Bir Cevap Yazın