Arşimet Prensibi: Evreka, Evreka, Evreka!

Arşimet Prensibi

Arşimet Prensibi, sıvı dolu olan bir kaba daldırılmış cismin hacminin, taşan sıvının hacmi ile doğru orantılı olmasıdır.

Bu cismin ağırlık merkezinden geçen düşey bir kuvvetle yukarı doğru itilir. Bu itme kuvveti “Suyun kaldırma kuvveti” olarak adlandırıldığı gibi “Arşimet Prensibi” olarak da bilinir.

Arşimet Prensibi: Ardındaki Hikaye

Rivayete göre, Sicilya’da kuyumcuların altın diye sattıkları malların içine yapım aşamasında daha değersiz metaller katarak haksız kazanç sağladıklarına dair dedikodular Hükümdar Hieron’un kulalağına kadar gelir.

Hikayeye göre Arşimet, düzensiz şekilli nesnelerin hacmini ölçmenin bir yolunu arıyordu çünkü Syracuse Kralı Elieron, kuyumcunun yeni altın çelengine gizlice bazı metaller eklediğinden şüpheleniyordu ve Arşimet’e bunu çözmesini emretmişti.

Ne yapıp ettiyse bu sorunu nasıl çözeceğini bir türlü bulamayan Arşimet, Sade bedeni değil aynı zamanda yorgun zihnini de dinlendirmek üzere banyo yapmaya hamama gider ve bedenini içi sulu dolu olan küvetin içine bırakır.

Bu sırada dışarıya suyun taştığını gören Arşimet, aklından çıkmayan problemin çözümsüzlüğüyle dalgın dalgın taşan suya bakarken kendini biraz daha suya batırır. Daha çok suyun dışarı taştığını fark eden Arşimet, taşan su ile kendi vücut ağırlığı arasında bir bağlantı olabileceği fikri kafasına dank eder.

Bir başka deyişle taşan suyun hacmi içine konan kütlenin hacmiyle doğru orantılıdır. Şüphesiz hamama gelmeden önce Arşimet’in aklında böylesi bir deney yapmak yoktu; ancak kurnanın içindeki tas Arşimet’in ilham kaynağı olmuş, daha önce aklına gelmemiş olan bu parlak fikrin heyecanı içinde küvetin içine farklı cisimler koyar.

Yer değiştiren suyun hacmi ile banyo küvetine koyduğu her şeyin hacminin tam olarak eşit çıktığını görür. Bunun üzerine Arşimet, Yunanca ‘Buldum’ anlamına gelen ‘Eureka, Eureka, Eureka!’ nidalarıyla anadan üryan bir halde ve çevredekilerin şaşkın bakışları arasında kendisini şehrin sokaklarına atmıştır.

Arşimet’in uğruna hamamdan çırılçıplak fırladığı buluşu cisimlerin gerçek hacimlerini belirlemede kullanılabilecek bir ölçme yönteminin ilk denemesidir.

Arşimet’in bulduğu şey; su içine daldırılan bir cismin taşırdığı suyun ağırlığı kadar ağırlığını kaybetmesi ilkesine dayanmaktaydı.

Arşimet, altın çelenk ile aynı kütledeki saf altının (eğer aynı madde iseler yoğunlukları aynı olması gerekir) taşıracakları su miktarlarının aynı olması gerektiğini ileri sürmüştür. Ardından, çelengi suya daldırır ve taşırdığı su miktarını ölçer.

Daha sonra aynı ağırlıktaki saf altını suya sokar, daha az miktarda su taşırdığını ölçer. Böylece kralın ısmarladığı çelengin saf altından yapılmadığını ortaya çıkarır.

Arşimet prensibi bize şu formülleri verir;

Arşimet Prensibi – Suyun Kaldırma Kuvveti

Benzer içerikte yazılar okumak için tıklayın.

Kaynak ve detaylı bilgi için;

https://www.sciencedirect.com/topics/engineering/archimedes-principle

Ferdie Addis – Pandora’nın Kutusu (Akılçelen Kitaplar Yayınları)

Paylaşmak isterseniz;

Arşimet Prensibi: Evreka, Evreka, Evreka!” için 3 yorum

Bir Cevap Yazın