Temel Hukuk Kavramları

Kamu Hukuku Alt Dalları

Kamu hukuku, kamu yararını ilgilendiren meseleler olması nedeniyle devletin doğrudan taraf olduğu hukuki ilişkileri düzenleyen hukukun bir dalıdır.

Kamu Hukuku Alt Dalları Nelerdir?

Kamu hukukunun alt dalları, devletin çeşitli işlevlerini ve vatandaşlarla olan ilişkilerini kapsar. Bunlar aşağıda listelenmiştir:

  1. Anayasa hukuku
  2. İdare hukuku
  3. Ceza hukuku
  4. Vergi hukuku
  5. Yargılama hukuku (Usul)
  6. Devletler genel hukuku
  7. İcra iflas hukuku

❗ Taraflardan birinin “devlet” olması onun “kamu hukuku” olması için yeterlidir.

Anayasa Hukuku

Devletin temel yapısını, yönetim biçimini ve kişilerin temel hak ve hürriyetlerini düzenleyen hukuk dalıdır.

Devletin ŞekliCumhuriyet
Devletin YapısıÜniter
Devletin OrganlarıYasama, Yürütme, Yargı
Yasama YetkisiTBMM
Yürütme YetkisiCumhurbaşkanı
Yargı YetkisiBağımsız ve Tarafsız Mahkemeler

❗ Anayasa hukukunun kaynağı “1982 yılında” yürürlüğe giren T.C. Anayasası’dır (1982 Anayasası).

İdare Hukuku

Devletin idarisinin ve kurumlarının yapısını, bunların işleyişini, kamu hizmetlerinin görülmesini ve bireylerin idare olan ilişkilerini düzenleyen kamu hukuku dalıdır.

İcra İflas Hukuku

İcra İflas Hukuku, mahkeme kararlarının devletin gücü kullanılarak uygulanmasını, borçluların borçlarını gönüllü olarak ödememeleri halinde alacaklıların devletin desteğiyle alacaklarını tahsil etmelerini sağlayan hukuk alanıdır. Bu dal, icra ve iflas işlemlerine ilişkin kuralları içerir.

İcra Hukuku: Devletin zor kullanma yetkisini düzenler ve bu yetkiyi yalnızca devlete verir. Borçların zorla tahsil edilmesi süreçlerini kapsar.

İflas Hukuku: Bireylerin ve şirketlerin iflasını, iflas prosedürlerini ve iflas sonucunda mal varlıklarının nasıl değerlendirileceğini düzenler. İflas eden kişi “müflis” olarak adlandırılırken, iflasa konu olan mallar “iflas masası” içinde değerlendirilir.

Yargılama Hukuku (Usul Hukuk)

Yargılama Hukuku ya da Usul Hukuku, davalık durumların hangi mahkemede görüleceğini, mahkemelerin yetkilerini ve yargılama sürecinde uyulması gereken prosedür ve kuralları belirleyen hukuk dalıdır. Bu hukuk alanı, mahkemelerin yargı faaliyetlerini düzenleyen yol ve yöntemlerle ilgili kuralları içerir ve yargılama süreçlerinin adil, hızlı ve etkili bir şekilde işlemesini sağlar.

Yargılama hukuku, temel olarak üç ana kategoriye ayrılır:

  • Ceza Yargılama Hukuku: Ceza davalarının nasıl işleyeceğini düzenler ve suç işleyenlerin adil bir şekilde yargılanmasını sağlar.
  • Medeni Yargılama Hukuku: Bireyler arasındaki hukuki ihtilafların çözümlendiği hukuk davalarını kapsar.
  • İdari Yargılama Hukuku: Devletin idari kararlarına karşı açılan davalarda uygulanan kuralları içerir.

Yargılama süreçlerindeki temel roller şunlardır:

  • Savcı: Kamu adına suçlara ilişkin dava açan kişidir. Ceza davalarında aktif bir rol oynar.
  • Hakim: Davaları dinleyip, kanuna uygun bir karar vererek sonuçlandıran kişidir.
  • Davacı: Bir iddia veya taleple mahkemeye başvuran, dava açan taraf.
  • Davalı: Davacının iddialarına karşı savunma yapması gereken, kendisine dava açılan taraf.

Devletler Genel Hukuku

Devletlerarası Hukuk, bağımsız devletlerin birbiriyle ve uluslararası kuruluşlarla olan ilişkilerini düzenleyen hukuk dalıdır. Bu hukuk alanı, devletler arasındaki anlaşmazlıkların çözümü, işbirliği ve uluslararası normların belirlenmesi gibi konuları kapsar. Devletlerarası Hukuk’un temel kaynakları şunlardır:

  • Anlaşmalar: Devletler arasında karşılıklı hak ve yükümlülükleri belirleyen yazılı metinlerdir.
  • Milletlerarası Teamüller (Örf ve Adetler): Uzun süre boyunca uluslararası toplumda genel olarak kabul görmüş ve devletler tarafından hukuk kuralı olarak tanınan pratiklerdir.
  • Hukukun genel ilkeleri
  • İçtihatlar (Mahkeme Kararları): Uluslararası mahkemelerin ve yargı organlarının verdiği kararlar, devletlerarası hukukun uygulanması ve yorumlanmasında önemli bir role sahiptir.
  • Doktrin (Bilimsel Görüşler): Hukukçuların, akademisyenlerin ve uzmanların uluslararası hukuk konularında yazdıkları eserler ve makaleler, devletlerarası hukukun gelişimine katkı sağlar ve yorumlanmasında kaynak teşkil eder.

Devletlerarası Hukuk, uluslararası ilişkilerin düzenli bir şekilde işlemesini sağlamak ve devletler arası anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesine yardımcı olmak amacıyla önemli bir temel oluşturur.

Vergi Hukuku

Vergi Hukuku, devletin bireylerden ya da şirketlerden, belirli hizmetler karşılığında ya da kamu harcamalarını finanse etmek amacıyla zorla ve karşılıksız olarak aldığı ekonomik değerlerin yasal çerçevesini düzenleyen hukuk dalıdır. Bu hukuk dalı, vergilendirme süreci, vergi türleri ve vergi ile ilgili yasal yükümlülükler gibi konuları kapsar.

❗ “Vergi”, devletin “gerçek” (insan) ya da “tüzel” (kurum, kuruluş, şirket) kişilerden zorla ve karşılıksız aldığı ekonomik değerdir

Konulara Göre Vergi Türleri

  1. Gelir Üzerinden Alınan Vergiler:
    • Gelir Vergisi: Bireylerin gelirleri üzerinden alınan vergi
    • Kurumlar Vergisi: Şirket karları üzerinden alınan vergi
  2. Harcamalar Üzerinden Alınan Vergiler:
    • KDV (Katma Değer Vergisi): Mal ve hizmet alımları üzerinden alınan vergi.
    • ÖTV (Özel Tüketim Vergisi): Belirli ürünlerin tüketimi üzerinden alınan vergi.
    • Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi: Banka işlemleri ve sigorta poliçeleri üzerinden alınan vergi.
  3. Servet Üzerinden Alınan Vergiler:
    • Emlak Vergisi: Gayrimenkullere uygulanan vergi.
    • Veraset ve İntikal Vergisi: Miras yoluyla elde edilen gelirler üzerinden alınan vergi.
    • Motorlu Taşıtlar Vergisi: Taşıt sahiplerinden alınan vergi.

❗ “Gelir Üzerinden Alınan Vergiler” ile “Servet Üzerinden Alınan Vergiler”, “doğrudan” alınan vergi türleri olup “Harcamalar Üzerinden Alınan Vergiler” ise “dolaylı” vergilerdir.

Vergi İlkeleri

Vergi hukukunun temel ilkeleri şunlardır:

  1. Genellik İlkesi: Vatandaşlar arasında herhangi bir fark gözetilmeden “herkesin” vergi vermekle yükümlü olmasıdır.
  2. Adalet İlkesi: Vergilendirme, herkesin “mali kapasitesine göre” adil bir şekilde yapılmalıdır.
  3. Kanunilik İlkesi: Vergiler, sadece “kanunla” konabilir ve kaldırılabilir.

❗ Vergide “eşitlik” gibi bir ilke yoktur.

Devletin Elde Ettiği Diğer Gelirler

  1. Vergi: Karşılıksız
  2. Resim: İzin karşılığı
  3. Harç: Kamu hizmeti karşılığı
  4. Şerefiye (Hava parası): İmar, iskan, bayındırlık karşılığı

Ceza Hukuku

Ceza Hukuku, toplum düzenini korumak amacıyla suçları ve bu suçlara karşılık gelen cezaları düzenleyen hukuk dalıdır. Bu alanda, suçun ne olduğu, kimlerin suçlu kabul edileceği, mağdurların kimler olduğu ve suç ile cezanın nasıl belirleneceği gibi konular ele alınır.

Aşağıdaki kavramları bilmemiz gerekir:

  • Fiil: Suçun somut olayıdır, yani suçun kendisidir.
  • Fail: Suçu gerçekleştiren kişidir.
  • Mağdur: Suçtan zarar gören kişidir.
  • İlliyet Bağı: Suçun gerçekleşmesindeki neden-sonuç ilişkisidir.
  • Soruşturma: Ceza davası sürecinin başlangıcında yer alan, suçun işlenip işlenmediğini, suçu kimin işlediğini belirlemeye yönelik ön inceleme aşamasıdır. Bu aşamada deliller toplanır ve şüphelinin kimliği belirlenmeye çalışılır.
  • İddianame: Soruşturma aşamasının sonunda, savcının topladığı deliller ve bulgular ışığında hazırladığı ve şüpheli hakkında dava açılmasını talep eden resmi belgedir. İddianame, mahkemeye sunulur ve davanın açılmasına karar verilirse kovuşturma süreci başlar.
  • Kovuşturma: İddianamenin kabul edilmesiyle başlayan, davanın mahkemede görüşüldüğü ve delillerin tartışıldığı yargılama aşamasıdır. Bu süreçte, hem savunma hem de iddia makamı delillerini sunar ve tanıkları dinletir.
  • İlam: Mahkemenin bir davada verdiği kararı içeren resmi belgedir. İlam, mahkemenin kararının gerekçelerini ve sonucunu açıklar. Hüküm, beraat, mahkumiyet ya da davanın düşürülmesi şeklinde olabilir.
  • Müdafi: Sanığın mahkemede kendisini savunmasına yardımcı olan, hukuki destek ve danışmanlık veren avukattır. Müdafi, sanığın haklarını korumak ve en iyi savunmayı yapmak için çalışır.
  • Şüpheli: Ceza soruşturması sürecinde suç işlediği düşünülen ve hakkında inceleme yapılan kişidir. Şüpheli, soruşturma aşamasının başlangıcında bu statüye sahiptir.
  • Sanık: İddianame ile resmi olarak dava açılan ve mahkemede suçlamalara karşı kendini savunmak durumunda olan kişidir. Kovuşturma sürecinde şüpheli, sanık statüsüne geçer.

Suçun Temel Unsurları

  1. Kanunilik (Tipiklik): Bir davranışın suç sayılabilmesi için o davranışın kanunla önceden tanımlanmış olması gerekir. “Kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesi gereği, suç ve cezalar sadece kanunla belirlenebilir.
  2. Maddi Unsur (Hareket):
    • İcra: Suçu aktif olarak işlemek.
    • İhmal: Gereken bir eylemi yapmamak ya da yapılmaması gereken bir eylemi yapmak.
  3. Manevi Unsur (Kusurluluk):
    • Kast: Bilerek ve isteyerek suç işlemek.
    • Taksir: Bilgisizlik veya dikkatsizlik sonucu suç işlemek (Bilmeden, istemeden suç işlemek).

Örnek: Bir hemşire, hastasına belirli aralıklarla ilaç verme görevini unutarak hastanın ölümüne neden olursa, bu durum Türk Ceza Kanunu’nda tanımlanan “ölüme sebebiyet verme” suçunu oluşturur. Hemşirenin eylemi “maddi unsuru” taşırken, “ihmali” nedeniyle “taksirle” işlenmiş bir suçtur.

Suç ve Cezaya İlişkin Anayasal İlkeler

Suç ve cezaya ilişkin anayasal ilkeler, bireylerin haklarını korurken adil bir yargılama sürecinin temel taşlarını oluşturur ve ceza hukukunun temelini belirler.

  • Kanunilik İlkesi: Yürürlükteki kanunlarda suç olarak tanımlanmayan hiçbir eylem için ceza verilemez.
  • Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz. Bu durum, yürürlükteki kanunlara göre belirlenmemiş bir eylemin geriye dönük olarak suç kabul edilemeyeceğini belirtir.
  • Cezanın Şahsiliği: Ceza, sadece suçu işleyen kişiye uygulanır; başkalarına aktarılamaz.
  • Masumiyet Karinesi: Suçluluğu mahkeme kararıyla kesinleşinceye kadar herkes suçsuz sayılır.
  • Kanuna Aykırı Delillerin Kabul Edilmemesi: Kanuna aykırı şekilde elde edilen deliller mahkemede kullanılamaz.
  • Ceza Sorumluluğu: Kişiler, sadece kendi eylemlerinden dolayı cezai sorumluluk taşır.
  • Ölüm Cezası ve Genel Müsadere Yasağı: Ölüm cezası verilemez ve kişinin tüm mal varlığına el konulması yasaktır.
  • Örf ve adetler ile suç konulamaz, ceza verilemez.

❗ “Ölüm cezası”, 1982 anayasasında yapılan “2004” değişikliği ile birlikte kaldırılmıştır.

❗ “Karine”, aksi ispat edilebilir demek.

❗ Kanunsuz suç ve ceza olmaz.

Ceza Ehliyetleri

YaşCeza
0-12Ceza ehliyeti yoktur
12-15Ayırt etme gücü yoksa ceza ehliyeti yoktur
Ayırt etme gücü varsa indirimli ceza uygulanır
15-18İndirimli ceza uygulanır
18 ve üstüTam ceza verilir
Akıl hastasıCeza ehliyeti yoktur
Akıl noksanlığıİndirimli ceza uygulanır

❗ “Sağır ve dilsizlerde“, ceza ehliyeti yaşının belirlenmesi sürecinde, genel olarak belirtilen yaşlara +3 yıl eklenir.

Türk Ceza Kanunu’na Göre Davanın ve Cezanın Düşmesine Sebep Olan Durumlar

  1. Davanın zaman aşımına uğraması
  2. Cezanın zaman aşımına uğraması
  3. Af çıkması
  4. Hüküm giymiş olanın veya sanığın ölümü

Ceza Sorumluluğunu Azaltan veya Ortadan Kaldıran Nedenler

  1. Sağırlık ve dilsizlik
  2. Yaş küçüklüğü
  3. Akıl hastalığı
  4. Akıl noksanlığı
  5. Davanın düşmesi
  6. Tahrik
  7. Tehdit
  8. Rıza
  9. Meşru müdafaa
  10. Alkol ve uyuşturucu etkisi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu