İslamiyet Öncesi Türk Tarihi

İslamiyet Öncesi Türk Devletlerinin Devlet Teşkilatı

İslamiyet öncesi Türk devletlerinin devlet teşkilatı ve yönetim yapısı, zengin bir kültürel miras ve siyasi düzenin ürünüdür. Bu dönemdeki Türk toplumunun sosyal hiyerarşisi ve yönetim biçimi, Türk tarihinin en temel taşlarından birini oluşturur.

Türk toplumu, aileden başlayarak genişleyen bir sosyal yapıya sahiptir. Aileler sülaleleri, sülaleler boyları, boylar ise milleti oluşturur. Bu yapı, devletin temelini atar.

Oğuş (Aile) ➡️ Urug (Sülale) ➡️ Bod (Boy) ➡️ Bodun (Millet) ➡️ İl, El (Devlet)

Devletin Beş Temel Unsuru

İslamiyet öncesi Türk devletlerinde devleti beş temel unsura ayırabiliriz.

  1. Ülke (Uluş): Vatan ve yurt sevgisi, toplumun temel taşlarından biridir.
  2. Halk (Kün): Devletin öznesi, milletin kendisidir.
  3. Bağımsızlık (Oksızlık): Türk devletlerinin en önemli özelliği, bağımsızlık ve özgürlüklerine düşkünlükleridir.
  4. Teşkilat (Teşkilat): Güçlü bir devlet yapısını ve idari organizasyonu ifade eder.
  5. Töre (Kanun): Toplumsal düzenin ve adaletin temelini oluşturan yasalardır.

Gök Tanrı İnancı ve Hükümdarlık Yetkileri

İslamiyet öncesi Türk devletlerinde hükümdarlık, göksel bir meşruiyete dayanır. Bu dönemdeki hükümdarlar, Gök Tanrı tarafından belirlenen özel yetkilerle donatılmış olarak görülür.

  1. Kut (Kutsal Meşruiyet)
    • Tanım: Kut, hükümdarın siyasi ve dini meşruiyetini ifade eder. Bu kavram, hükümdarlığın Gök Tanrı tarafından verilen bir hak olduğunu vurgular.
    • Özellikleri: Kut, hükümdarlık hakkının babadan oğula geçtiğini belirtir. Devlet, hükümdar ve ailesinin ortak malı olarak kabul edilir.
    • Sonuçlar: Kut inancı, veraset sisteminin düzensizleşmesine yol açar. Hükümdarlık için yapılan mücadeleler, taht kavgalarına ve bazı Türk devletlerinin zayıflamasına, hatta çöküşüne neden olmuştur.
  2. Güç (Küç)
    • Tanım: Güç, hükümdar ve ailesine Gök Tanrı tarafından bahşedilen askeri yetenek ve kuvveti simgeler.
    • Etkisi: Hükümdarın ve ailesinin savaşlardaki başarılarının arkasındaki güç olarak görülür. Bu, doğuştan gelen bir liderlik ve savaşçı özelliği olarak kabul edilir.
  3. Ülüş (Pay)
    • Tanım: Ülüş, hükümdar ve ailesine verilen ekonomik gücü ifade eder. Hükümdarın ülkeye refah ve bereket getirdiği düşünülür.
    • Etkileri: Hükümdarın doğumunun, ülkenin ekonomik durumunu iyileştirdiği ve refah getirdiği inancı yaygındır.

Bu özel yetkiler, İslamiyet öncesi Türk devletlerinde hükümdarlığın doğası ve işleyişi hakkında derin bir anlayış sağlar. Hükümdarlar, sadece dünyevi liderler değil, aynı zamanda göksel güçler tarafından desteklenen, kutsal ve karizmatik figürler olarak kabul edilirler.

Hükümdarlık ve İkili Yönetim

Gök Tanrı İnancı ve Kut: Hükümdarlık yetkisi, Gök Tanrı tarafından verilen kutsal bir güç olarak görülür. Kut, hükümdarın siyasi ve dini meşruiyetini simgeler.

İkili Yönetim Sistemi: Devlet, “Doğu” ve “Batı” olmak üzere iki bölgeye ayrılır ve devletin doğu kanadı “kağan” tarafından yönetilirken, batı kanadı ise “yabgu” tarafından (Genelde kağanın kardeşi) yönetilir. Bu sistem, devlet yönetimini kolaylaştırmak ve geniş alanları etkin bir şekilde kontrol etmek için geliştirilmiştir.

  • Doğu
    • Doğu kutsal kabul edildiği için hakan burayı yönetir.
    • Çin’in doğuda bulunmasından dolayı hükümdar doğuyu yönetmektedir.
  • Batı
    • Yabgu unvanı verilen hanedan üyesi biri tarafından yönetilir
    • Kendi iç işlerinde tamamen serbest ama dış işlerinde hakana bağlıdır.

Özerk ve federatif yönetimin göstergesi olan ikili yönetim sisteminin amacı devleti daha kolay yönetebilmek olsa da, egemenlik anlayışı gereği devletin hanedan erkek üyelerine ait olmasından ötürü taht kavgalarına sebep olmuştur. Bu da haliyle devletin kısa sürede yıkılmasına yol açmıştır.

Hükümdarlık Unvanları ve Sembolleri

UnvanlarSemboller
HanOtağ
KağanÖrgin
İdikutNevbet
İlteberSorguç
TanhuKamçı
ŞanyüTuğ
ErkinYay
İslamiyet Öncesi Türk Devletlerinin Devlet Teşkilatı

❗ İslamiyet öncesi Türk devletlerinde “Padişah“, “Sultan“, “Halife” ve “Gazi” gibi unvanlar kullanılmamıştır.

❗ İslamiyet öncesi Türk devletlerinde “Hutbe“, “Hilat“, “Menşur” ve “Tıraz” gibi semboller kullanılmamıştır. “Ok” her ne kadar önemli olsa da, hükmdarlığın değil “bağlılığın” sembolü olmuştur.

❗ “İlteriş” ünvanını Türklerde ilk defa II. Göktürk Devleti (Kutluk Devleti) hakanı “Kutluk Kağan” kullanmıştır.

❗ “Kağan“, Türk devletlerinde en fazla kullanılan unvandır.

❗ “Ay Tengri” ve “Kün Tengri“, “Maniheizm” dini etkisiyle “Uygularda” kullanılmıştır.

❗ “Tanhu” ve “Şanyü“, Hunlar tarafından kullanılmıştır.

Hatun

İslamiyet öncesi Türk devletlerinde “hatun” terimi, hükümdarın eşini ifade eder. Hatunlar, sadece hükümdarın yanında değil, devlet yönetiminde de önemli roller üstlenirler.

  • Kendi sarayına ve zaman zaman kendi ordusuna sahip olabilir.
  • Devlet işlerine aktif olarak katılma hakkına sahiptir.
  • Hükümdarın yokluğunda elçileri kabul edebilir ve gönderebilir.
  • Kurultayda (devletin en yüksek karar alma meclisi) yer alabilir ve oy kullanabilir.

Kurultay’ın Görevleri ve Kararları

Devlete ait askeri, siyasi, ekonomik, kültürel ve dini meseleler görüşülür. Son söz hükümdara ait olduğundan kurultay bir danışma meclisi işlevi görür.

  • Görevler:
    • Hükümdarı seçme (hanedan üyeleri arasından)
    • Yargılama yapma
    • Kanun yapma
    • Hükümdara danışmanlık yapma
    • Savaş ve barış kararları verme
    • Vergi koyma
    • Nüfus sayımı yapma
  • Kararlar: Kurultay tarafından alınan kararlar, tüm toplumu bağlar ve en yüksek karar alma organıdır.

Kurultay’ın Yapısı ve Üyeleri

Kurultaydaki (Toy, Kengeş) oturma düzenine “orun” denir. Kurultay üyelerine ise “toygun” denir. Kurultayın başkanı genellikle “Kağan” (Hükümdar) olup, onun yokluğunda “Aygucı” (Vezir) başkanlık yapar. Yeri gelmişken kurultay üyelerini belirtelim:

  • Kurultay Üyeleri:
    • Kağan (Hükümdar)
    • Hatun (Kağan’ın eşi)
    • Yabgu (Batının yöneticisi)
    • Tigin (Hükümdarın oğlu)
    • Şad (Hükümdarın vali olmuş oğlu)
    • Ataman (Tigin eğitmeni)
    • Apa (Sivil vali)
    • Boy beyleri
    • Hanedan üyeleri
    • Tarkan (Ordu komutanı)
    • Aygucı (Vezir)
    • Ayuki (Hükümet)
    • Keneşci (Danışman)
    • Buyruk (Bakan)
    • Tudun (Vergi memuru)
    • Bitikçi (Katip)
    • Tamgacı (Mühürdar)

Din Adamlarının Rolü: Kurultayda din adamlarının (kam, şaman, baksı) yer almaması, İslamiyet öncesi Türk devletlerinde teokratik (dine dayalı) bir yönetim olmadığını gösterir.

Kadınların Rolü: Hatun’un Kurultay’da yer alması, kadınların yönetimde söz sahibi olduğunu ve hükümdarın savaşa gitmesi durumunda devlet işlerini yürütebildiklerini gösterir.

Ayuki (Hükümet) üyelerine Buyruk (Bakan) denir.

Kurultaya Verilen Diğer İsimler

Benzer işlev için kullanılsa da, kurultay yerine ilk Türk devletlerinde çeşitli isimler verilmiştir. Bunlar:

TabgaçlarNazırlar Meclisi
Hazarlarİhtiyarlar Meclisi
Avrupa HunlarıSeçkinler Meclisi
OğuzlarTimek
Tuna BulgarlarıMillet Meclisleri
PeçeneklerKomenton
İslamiyet Öncesi Türk Devletlerinin Devlet Teşkilatı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu