İslamiyet Öncesi Türk Tarihi

İlk Türk Devletlerinde Yazı, Dil ve Edebiyat

İlk Türk devletlerinde yazı, dil ve edebiyat, Türk tarihinin en eski dönemlerinden itibaren zengin bir kültürel mirası yansıtır. Haliyle, Türklerin sosyal yaşamı, inançları, gelenekleri ve tarih anlayışları üzerinde derin bir etki bırakmıştır.

İlk Türk Devletlerinde Kullanılan Alfabeler

Tarih boyunca Türkler, göçebe yaşam tarzları ve çeşitli devletlerle etkileşimleri nedeniyle birçok alfabe kullanmışlardır. Bakınız:

  • Orhun (Göktürk) Alfabesi: Türklerin “ilk milli alfabesi” olup, “Göktürkler“, “Peçenekler“, “Kırgızlar“, “Bulgarlar“, “Kıpçaklar” ve “Hazarlar” tarafından kullanılmıştır.
  • Uygur Alfabesi: “Uygurlar”, “Moğollar” ve “Karahanlılar” tarafından kullanılmış, “Soğd” alfabesinden geliştirilmiştir.
  • Soğd Alfabesi:Uygurlar” tarafından özellikle ticari ilişkilerde kullanılmıştır.
  • Kiril Alfabesi: Rusya bölgesinde yaşayan Türk toplulukları tarafından kullanılmıştır.
  • Çin, Fars, Arap Alfabesi: İslamiyet’in kabulünden sonra Türkler tarafından kullanılmaya başlanmıştır.
  • Latin Alfabesi: Modern dönemde “Azerbaycan”, “Özbekistan”, “Türkiye” ve “Kazakistan” tarafından kullanılmaktadır.
  • İbrani Alfabesi: “Hazarlar” tarafından kullanılmıştır.

❗ Göktürkler tarafından hazırlanan “Orhun” (Göktürk) alfabesi, Türkler tarafından hazırlanmış “ilk alfabe” olarak bilinir. Sağdan sola doğru yazılan bu alfabe 38 harften oluşur. Bu da onu içinde en çok harf barındıran alfabe yapar.

❗ “Orhun (Göktürk) Abideleri”, “Yenisey Yazıtları” ve “Şine Usu Yazıtları”, “Orhun Alfabesi” ile yazılmıştır.

❗ Benzer şekilde Türkler tarafından hazırlanan bir alfabe olan Uygur alfabesi de “sağdan sola” doğru yazılır ve 18 harften oluşur.

Sözlü Edebiyat Ürünleri

İlk Türk devletlerinde yazılı kaynakların yanı sıra zengin bir sözlü edebiyat geleneği de bulunmaktadır. Bu geleneğin başlıca örnekleri:

  • Koşuk: Kopuz eşliğinde söylenen şiirler olup, savaş, aşk, doğa ve kahramanlık temaları işlenmiştir.
  • Sagu: Ölenlerin ardından söylenen ağıtlar, genellikle Yuğ cenaze törenlerinde icra edilir.
  • Sav: Atasözleri.
  • Destanlar: Kahramanlık ve dostluk olaylarını anlatan, dilden dile dolaşan hikayelerdir.

❗ Eski Türklerde “göçebe” bir yaşam benimsenmesi yazılı kültüre geçişi geciktirmiştir.

❗ Yazılı kayıtların azlığı sebebiyle, eski Türk tarihi hakkındaki bilgilerimiz büyük oranda Çin, Bizans ve Sasani gibi komşu uygarlıkların yazılı kaynaklarına dayanmaktadır.

Türk Destanları

  • Oğuz Kağan Destanı (Asya Hun Devleti): Türklerin efsanevi atası Oğuz Kağan’ın (Metehan) hayatını ve kahramanlıklarını içerir.
  • Sihirli Geyik (Avrupa Hun Devleti): Av sırasında bir prensin karşılaştığı sihirli bir geyiği takip etmesi ve bu takibin onu beklenmedik maceralara ve derin manevi dönüşümlere sürüklemesi hikayesini anlatır.
  • Ergenekon Destanı (Göktürkler): Türklerin demir dağı eriterek Ergenekon’dan çıkışını ve yeniden güçlenişini anlatır.
  • Bozkurt Destanı (Göktürkler): Savaşta ağır bir yenilgiye uğrayan Göktürkler arasından sağ kalan bir gencin, bir dişi bozkurt tarafından kurtarılmasını ve bu ikilinin soyundan Türk milletinin yeniden doğuşunu anlatır.
  • Türeyiş Destanı (Uygurlar): Uygurların kökenini ve türeyişini simgeleyen efsaneleri içerir.
  • Göç Destanı (Uygurlar): Uygurların göç etmesi ve yeni yurtlar edinmesi hikayesini anlatır.
  • Kutlu Dağ (Uygurlar): Uygurların kuruluş efsanesini ve milletin kökenini anlatır.
  • Alper Tunga Destanı (İskitler): İskitlerin kahramanı Alper Tunga’nın Perslilerle yaptığı destansı mücadeleler anlatılır.
  • Şu Destanı (İskitler): Büyük İskender ile İskit kralı Şu arasındaki savaşları konu alır.
  • Dede Korkut Hikayeleri (Oğuzlar): Oğuz Türklerinin kahramanlık, adalet ve ahlak değerlerini içeren hikayeleri anlatır. Oğuz-Kıpçak mücadeleleri vardır.
  • Manas Destanı (Kırgızlar): 400 bin dizeye sahip bu eser en uzun destandır. Müslüman Kırgızlar ile gayrimüslim topluluklar arasında geçen çatışmaları ele alır.
  • Şan Kızı Destanı (Bulgarlar): Bulgarların tarihi ve mitolojik kahramanlarından birinin hikayesini içerir.
  • Yaratılış Destanı (Altay Türkleri): Altay Türklerinin dünya ve insanın yaratılışına dair inançlarını anlatır.

Türkler başka ulusların destanlarında da yerlerini almıştır.

❗ “Nibelüngen Destanı“: Avrupa Hun Devleti ile Germen arasındaki ilişkilere yer verilmiştir. Attila, bu destanda “Etzel” adıyla anılmaktadır.

❗ “İgor Destanı“: Rus-Kıpçak mücadelesini anlatmıştır.

❗ “Şehname“: Rus-Kıpçak mücadelesini anlatmıştır.

Yazılı Edebiyat Ürünleri

  • Yenisey Kitabeleri: VI. yüzyılda yazılan bu kitabeler, Kırgızlara aittir ve mezar taşlarına kazınan yazıları içerir. Bu yazıtlar, Kırgızların yaşamı ve inançları hakkında bilgiler sunar.
  • Göktürk (Orhun) Kitabeleri: VIII. yüzyılda Kutluk (II. Göktürk) Devleti zamanında, Bilge Kağan, Kültigin ve Vezir Tonyukuk adına dikilen bu kitabeler, Türk adının geçtiği ilk yazılı belgelerdir. Aynı zamanda Türk tarihinin ve Türk edebiyatının da ilk yazılı belgeleri olarak kabul edilir. Yolluğ Tigin tarafından taşa kazınmıştır, bu da onu Türklerin ilk tarihçisi ve edebiyatçısı yapar.
  • Karabalasagun (Ordu Balık) Yazıtları: Uygurlara ait olan bu yazıtlar, Mani dini hakkında bilgiler içerir. Türkçe, Çince ve Soğdça olmak üzere üç dilde yazılmıştır.
  • Moyen Çör (Şine Usu Yazıtı) Kitabesi: Uygurlara ait olan bu kitabe, Uygur Kağanı Moyen Çör’ün Çin’e karşı yaptığı seferleri anlatır. Bu yazıtlar, 759-760 yıllarına tarihlenir ve Uygur tarihindeki önemli olayları belgeler.

Türklerin Kullandığı Takvimler

Türkler tarih boyunca farklı takvim sistemlerini kullanmışlardır, bunlar arasında göçebe hayat tarzlarından etkilenen takvimlerden, astronomiye dayalı olanlara kadar geniş bir yelpaze bulunmaktadır. Bakınız:

  • 12 Hayvanlı Türk Takvimi: Güneş yılı esas alınır. Türklerin astronomiye olan ilgilerini yansıtan bu takvim, yılları 12 farklı hayvan ismiyle simgeler. (Orta Asya Türk kültürüne özgü)
  • Hicri Takvim: Ay yılı esaslıdır. İslamiyet’in kabulü ile Türkler arasında kullanılmaya başlanan takvimdir. (İslamiyet’in kabulü sonrası kullanılan)
  • Celali Takvim: Güneş yılı esas alınır. Ömer Hayyam’ın önderliğinde hazırlanan bu takvim, daha kesin zaman hesaplamaları sunar. (Pers kültürünün etkisiyle)
  • Rumi Takvim: Güneş yılına dayanır. Osmanlı İmparatorluğu’nda özellikle mali işlemlerde kullanılmıştır. (Osmanlı dönemi)
  • Takvim-i Garbi: Güneş yılı esas alınır. Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında kullanılmıştır. (19. ve 20. yüzyıl)
  • Miladi Takvim: Güneş yılı esas alınır ve başlangıcı Hz. İsa’nın doğumu olarak kabul edilir. Modern dönemde Türkiye Cumhuriyeti tarafından kabul edilmiş ve kullanılmaya başlanmıştır. (20. yüzyıl başlarından itibaren)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu