Temel Hukuk Kavramları

Hukuk Kurallarının Kaynakları Nelerdir?

Hukuk kurallarının kaynakları, bu kuralların nereden geldiğini ve nasıl oluşturulduğunu anlamamızı sağlar.

Hukuk Kurallarının Kaynakları

Hukuk kuralları genellikle yazılı ve yazısız olmak üzere iki ana kaynaktan türetilir. Ayrıca, hukukun uygulanmasına yardımcı olan bazı yardımcı kaynaklar da bulunur. Karar verici aşağıdaki sıralamada bu kaynaklara başvurur.

  1. Yazılı Kaynaklar
  2. Yazısız Kaynaklar
  3. Yardımcı Kaynaklar

❗ Bu kurallar, ağırlıklı olarak hakimleri ilgilendirir. Alacakları kararlarda yukarıdaki sıralamayı izlerler.

Yazılı Kaynaklar

Yazılı hukuk kaynakları, hukukun somut ve belgelenmiş kurallarını içerir. “Normlar hiyerarşi” olarak adlandırılan bu yapı, çeşitli hukuki kuralların bir düzen içinde sıralandığı bir yapıyı ifade eder. Bu hiyerarşinin en üstünde “Anayasa” bulunur ve tüm hukuk normları Anayasa’ya uygun olmalıdır. Anayasa, bir ülkenin temel yasasıdır ve devletin yapısını, yönetim biçimini, temel hak ve özgürlükleri belirler. Dolayısıyla, Anayasa’nın üstünde hiçbir hukuki düzenleme bulunamaz.

Normlar Hiyerarşisi

  • Anayasa: Ülkenin temel yasasıdır ve devletin yapısını, temel hak ve özgürlükleri belirler.
  • Kanunlar: Yasama organı tarafından kabul edilen ve çeşitli konularda düzenlemeler içeren hukuki metinlerdir.
  • Uluslararası Antlaşmalar: Devletler arasında yapılan ve ulusal hukuk sistemlerine entegre edilen anlaşmalardır.
  • Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri: Yasama organının yetki verdiği alanlarda Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılan düzenlemelerdir.
  • Yönetmelikler: Kanunlara dayanarak, kanunların uygulanmasını detaylandıran idari düzenlemelerdir.
  • Genelgeler: İdari işlemlerin nasıl yürütüleceğine dair talimatlar içerir.

Normlar hiyerarşisinde, her bir hukuk normu, kendisinden üstte yer alan normlara aykırı olamaz. Bu prensip, hukuk düzeninin tutarlılığını ve bütünlüğünü korumak için önemlidir. Örneğin, yönetmelikler; kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile uyumlu olmalıdır. Yönetmelikler, belirli bir kanunun uygulanmasını detaylandırırken, o kanunun ve ilgili Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin çerçevesini aşamaz.

Normlar hiyerarşisinde özel durumlar da vardır. Bazı hallerde, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve uluslararası antlaşmalar, kanunlarla eşit düzeyde kabul edilir. Bu, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve uluslararası antlaşmaların, belirli koşullar altında, kanunların yerini alabileceği veya kanunlarla aynı hukuki güce sahip olabileceği anlamına gelir.

Bu hiyerarşi, hukukun istikrarını ve öngörülebilirliğini sağlar, hukuki düzenlemeler arasında çelişki oluşmasını önler ve bireylere karşı hukukun adil uygulanmasını garanti eder. Hukuk normlarının bu şekilde düzenlenmesi, adaletin sağlanmasına ve hukukun üstünlüğünün korunmasına katkıda bulunur.

❗ “Uluslararası Antlaşmalar”, “insan haklarına” dairse ikinci basamakta diğerlerinin de üstüne gelir.

Yazısız Kaynaklar

Yazısız hukuk kaynakları, belgelendirilmemiş ancak toplum tarafından benimsenmiş geleneksel kuralları ifade eder. Bunlar;

  • Örf ve Âdetler: Toplumun uzun süre boyunca benimsediği ve tekrar ettiği davranış kalıplarıdır. Hukuka konu olabilmeleri için “devamlılık”, “genel inanış” ve “hukuki yaptırım” gibi unsurları taşımaları gerekir.

❗ X kişisinin, kan davalısı olduğu Y kişisini öldürmesi durumunda hakim kan davası geleneğini dikkate almaz. Bu da kan davasının, örf ve âdetlerin hukuki unsuru taşımadığını gösterir. Kan davasında maddi ve manevi unsur vardır. Ancak hukuki unsuru taşımaz.

❗ Ceza hukukunda, hakim karar verirken örf ve adetlere yer vermez. Örf ve adetler özel hukuk da görülür.

Yardımcı Kaynaklar

Yardımcı kaynaklar, hukukun uygulanması ve yorumlanmasında faydalı olan ek bilgiler sağlar. Bakınız:

  • Doktrin (Öğreti, Bilimsel Görüş): Hukukçuların, akademisyenlerin ve uzmanların hukuki meseleler üzerine yazdıkları eserler ve makalelerdir.
  • İçtihadlar: Yargı organlarının verdiği kararlar ve bu kararların oluşturduğu yargısal tutumlardır.
  • Yargısal Kararlar: Mahkemelerin verdiği kararlar ve bu kararların oluşturduğu hukuki prensiplerdir.

❗ İster ceza ister özel olsun “yazılı kaynaklar” hakimleri bağlar.

❗ İster ceza ister özel olsun “yardımcı kaynaklar” hakimleri bağlamaz.

❗ Eğer “ceza hukuku” ise “yazısız kaynaklar” hakimleri bağlamaz. Yok, eğer “özel hukuk” ise “yazısız kaynaklar” hakimleri bağlar.

❗ Kanun koyucu, “Türkiye Büyük Millet Meclisi“dir.

Boşluk Türleri

Hukuk sistemi, genellikle çeşitli durumlar ve olaylar için rehberlik eden kurallar ve düzenlemeler ile donatılmıştır. Ancak bazen, belirli bir konuda uygulanabilir bir hükmün olmaması durumunda hukuk ve kanun boşlukları ortaya çıkabilir. Bu boşluklar, hukukun uygulamasında karşılaşılan zorlukları ifade eder ve genellikle hakimler veya kanun koyucular tarafından doldurulur.

Hukuk Boşluğu

Hukuk boşluğu, hem “yazılı” hem de “yazısız” hukuk kaynaklarında (pozitif hukukta) belirli bir konuda somut bir olaya uygulanacak net bir hüküm bulunmaması durumudur. Bu tür bir boşluk, hakimin olaya özgü hukuk yaratarak karar vermesini gerektirir.

Örnek: Bir mahkeme, internet üzerinden yapılan bir ticari işlemde tüketici haklarının ihlali ile ilgili bir dava ile karşılaştığında, mevcut kanunlarda bu konuya özel bir düzenleme bulunmuyorsa, hakim mevcut hukuk prensiplerini ve genel adalet anlayışını kullanarak bir karar verebilir.

Kanun Boşluğu

Kanun boşluğu, kanunda, yani “yazılı kaynaklarda” belirli bir konuda somut bir olaya uygulanacak hükmün eksik olması durumunda ortaya çıkar. Bu boşluk iki alt tipe ayrılır:

  1. Kural İçi Boşluk
  2. Kural Dışı Boşluk

Kural İçi Boşluk

Kanun koyucu tarafından “bilerek” ve “istenerek” bırakılan boşluktur. Burada hakim, kanun koyucunun bıraktığı alan içinde “takdir yetkisini” kullanarak karar verir.

Örnek: Miras hukukunda, kanun koyucu, mirasın bölüşümü sırasında hakime, tarafların özel durumlarını dikkate alarak takdir yetkisi tanır.

Kural Dışı Boşluk

Kanun koyucunun öngörmediği durumlar sonucu ortaya çıkan (istemeden) boşluktur. Bu boşluk, teknik gelişmeler, ihmalkar tutumlar veya sonradan yapılan değişiklikler sonucu olabilir. Kendi içinde ikiye ayrılır:

Gerçek Boşluk (Açık Boşluk)

Somut bir olaya uygulanacak hiçbir hükmün olmadığı durumdur.

Örnek: Yeni geliştirilen bir teknolojiyle ilgili özel bir düzenleme yapılana kadar, bu teknolojinin kullanımı ile ilgili davalarda kanunda açık bir hüküm bulunmayabilir.

Gerçek Olmayan Boşluk (Örtülü Boşluk)

Kanunda hukuki olaylara ilişkin bir hüküm olmasına rağmen, bu hükmün yetersiz veya adaletsiz bir durum yaratacağı ya da aynı değerde başka bir hükümle “çatıştığı” düşünüldüğünde ortaya çıkan boşluktur.

Örnek: Bir işçinin uzun çalışma saatleri nedeniyle sağlık sorunları yaşaması ancak mevcut iş kanunlarının bu durumu yeterince ele almaması, örtülü bir boşluk oluşturabilir ve hakimin daha adil bir karar vermesi için yorum yapmasını gerektirebilir.

Bu boşluk türleri, hukuk sisteminin dinamik ve sürekli gelişen bir yapıda olduğunu gösterir. Hakimler ve kanun koyucular, bu boşlukları doldurarak hukukun adaletli ve güncel kalmasını sağlar.

Hakimin Hukuk Yaratması

Hukukta bazen yazılı kaynaklarda (kanunlar ve yönetmelikler gibi) somut bir olaya uygulanacak net bir hüküm bulunmayabilir. Bu durumlar için hâkimlerin hukuk yaratma yetkisi devreye girer.

  1. Kanun Boşluğu Durumu: Hakim, yazılı hukuk kurallarında (kanunlarda) somut olaya uygulanabilecek bir hüküm bulamazsa, bir kanun boşluğu ile karşı karşıya olduğunu tespit eder.
  2. Örf ve Adet Hukukuna Başvuru: Kanun boşluğu olduğunda hakim, yazısız kaynak olan örf ve adet hukukuna göre karar verir.
  3. Hukuk Boşluğu Durumu: Eğer örf ve adet hukukunda da somut olaya uygulanacak herhangi bir hüküm bulunamazsa, bir hukuk boşluğu oluşur.
  4. Hakimin Hukuk Yaratması: Hukuk boşluğu olduğu durumlarda, hakim sanki bir kanun koyucu gibi hareket ederek, nasıl bir kural koyacaksa ona göre karar verir. Bu, hakimin olaya özgü hukuk yaratması anlamına gelir.
  5. Üst Yargı Denetimi: Hakimin yarattığı hukuk, üst yargı organları tarafından denetlenebilir. Bu denetleme yetkisi Yargıtay’a aittir.
  6. Hakimin Yarattığı Hukukun Bağlayıcılığı: Hakimin bu şekilde yarattığı hukuk, diğer hakimleri bağlamadığı gibi, hakimi de daha sonraki olaylarda bağlamaz.
  7. Kıyas Yapma: Hakim, hukuk yaratırken kıyas yapabilir. Kıyas, benzer bir olaya, kanun hükmünün veya bu hükmün bir ilkesinin uygulanmasıdır.

Örnek: Eğer bir e-ticaret işlemiyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunmuyorsa ve bu durum örf ve adetlerde de düzenlenmemişse, hakim benzer durumlar için var olan hukuki prensipleri kıyas yoluyla uygulayarak karar verebilir. Hakimin bu kararı (kendi içtihadı), benzeri durumlar için öncül teşkil etse de, her yeni olay kendi özgünlüğü içinde değerlendirilir.

❗ Mahkemelerin aynı konu için verdiği farklı kararların yüksek mahkeme tarafından tek bir kararda birleşmesi durumuna “İçtihadi Birleştirme Kararı” denir. İçtihadi birleştirme kararları bağlayıcıdır.

Olayı aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:

Kanun boşluğuYazılı kaynakta hüküm yok
Hukuk boşluğuYazılı ve yazısız kaynakta hüküm yok
Kural içi boşlukBile isteye bırakılan boşluk
Kural dışı boşlukBilmeden ve istemeden bırakılan boşluk
Hakim hukuk yaratırHukuk boşluğu + Kural dışı boşluk + Açık boşluk
Takdir yetkisi kullanırKural içi boşluk
Hukuk Kurallarının Kaynakları

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu