Vatandaşlık

Devlet Yapısı ve Türleri

Devlet, belirli bir toprak parçası üzerinde yaşayan insan topluluğunun üzerinde egemenlik kurma yetkisine sahip olan siyasi organizasyondur. Devletin farklı yapıları, yönetim şekilleri ve egemenlik anlayışları vardır. Bu yapılar ve yönetim şekilleri, devletlerin iç ve dış politikalarını, hukuk sistemlerini ve yönetim biçimlerini şekillendirir.

Devleti Oluşturan Unsurlar

Devleti oluşturan unsurlar üçe ayrılır:

  1. İnsan: Belli bir alanda yaşayan ve değişik bağlarla ortak yaşam idaresi gösterebilen insan topluluğu
  2. Egemenlik: Siyasi iktidar unsuru
  3. Ülke: Sınırları belli olan kara parçası

Yapısına Göre Devlet Türleri

Devlet, yapıları bakımından iki ana unsurda incelenir:

  1. Tek yapılı devlet
    • Üniter devlet
    • Bölgeli devlet
  2. Birleşik (karma) devlet
    • Federal devlet
    • Konfederal devlet

Üniter Devlet

Üniter devlet, devleti oluşturan unsurların birliği ve tekliğine dayanan bir yapıdır. Tek bir merkezden yönetilir ve ülkenin her bölgesinde aynı hukuk kuralları geçerlidir. Bu yapıya sahip devletler, merkeziyetçi bir yönetim anlayışına sahiptir. Örnek olarak Türkiye, İngiltere, İtalya, Fransa, Yunanistan ve İsveç gibi ülkeler verilebilir.

❗ Tek devlet, tek millet ve tek egemenlik anlayışı hakimdir.

Bölgeli Devlet

Bölgeli devlet, ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğü çerçevesinde, belli başlı konularda bölgesel özerkliklerin tanındığı bir devlet türüdür. Bu yapı, merkezi yönetimin yanı sıra yerel yönetimlere de belli haklar tanır. İspanya, bu devlet yapısına örnek olarak verilebilir.

Federal Devlet

Federal devlet, birden fazla devletin kendi iç yapılarında bağımsız olmasına karşın, dış politika gibi konularda ortak hukuk kurallarına tabi olduğu bir yapıdır. Bu sistemde, federal hükümet ve bireysel eyaletler arasında güç paylaşımı söz konusudur. ABD, Almanya ve Kanada, federal yapıya sahip ülkeler arasındadır.

Konfederal Devlet

Konfederal devlet, bağımsız devletlerin özellikle savunma gibi belirli amaçlar doğrultusunda bir araya gelerek oluşturdukları bir topluluktur. Bu yapının temelinde, devletlerin kendi egemenliklerini koruyarak iş birliği yapması yatar. Günümüzde örneği yoktur.

Egemenliklerine Göre Devlet Şekilleri

Egemenliklerine göre devlet şekilleri dörde ayrılır:

  1. Cumhuriyet: Egemenliğin toplumun tümüne ait olduğu idare biçimidir.
  2. Oligarşik devlet: Devlet iktidarının bir sınıf veya zümre elinde bulunduğu idare biçimidir.
  3. Teokratik devlet: Din kurallarına göre yönetilen devlet şeklidir.
  4. Monarşik devlet: Bütün siyasi güçlerin, hiçbir şeye karşı sorumlu olmayan bir hükümdar elinde toplandığı yönetim biçimidir. İki şekilde görülür:
    1. Mutlak monarşi: Hükümdarın sınırsız yönetim gücüne sahip olduğu, yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin tamamının bu hükümdar tarafından kullanıldığı sistemdir.
    2. Anaysal monarşi: Hükümdarın yetkileri bir anayasa veya yasalarla sınırlandırılmıştır. Genellikle sembolik bir rol oynayan hükümdar, gerçek yönetim gücünün seçilmiş bir parlamento ve hükümet tarafından kullanıldığı bir sistemdir.

Hükümet Sistemleri

Hükümet sistemleri ikiye ayrılır:

  1. Kuvvetler Birliği Sistemi
    1. Meclis Hükümeti: Kuvvetler “yasamada“, yani mecliste birleşir.
    2. Diktatörlük: Kuvvetler “yürütmede” birleşir.
    3. Mutlak Monarşi: Kuvvetler “yürütmede” birleşir.
  2. Kuvvetler Ayrılığı Sistemi
    1. Parlamenter Sistem: Kuvvetler “yumuşak” ayrılır.
    2. Yarı Başkanlık Sistemi: Kuvvetler “yumuşak” ayrılır.
    3. Başkanlık Sistemi: Kuvvetler “sert” ayrılır.

Kuvvetler Birliği Sistemi

Kuvvetler birliği ilkesi, devletin yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin tek bir organ veya kişide toplandığı bir yönetim biçimini ifade eder. Bu yapıda, devletin tüm temel işlevleri merkezileşmiş bir otorite tarafından yönetilir.

Meclis Hükümeti

Meclis hükümeti sistemi, yasama ve yürütme yetkilerinin meclise olduğu bir yönetim biçimidir. Bu sistemde, hükümetin oluşumu ve devamlılığı meclisin desteğine bağlıdır.

  • Devlet Başkanlığı Makamı Yoktur: Bu sistemde, ayrı bir devlet başkanlığı makamı bulunmaz. Devletin temsil edilmesi ve yürütme yetkisinin kullanılması meclis tarafından sağlanır. Yani meclisin başkanı, aynı zamanda hükümetin de başkanıdır.
  • Yasama ve Yürütme Birliği: Bu sistemde “yasama” ve “yürütme” yetkileri “mecliste” (yasamada) toplanır.
  • Yürütmeyi Meclis Seçer: Yürütme gücü, meclis tarafından seçilen ve genellikle meclis üyeleri arasından gelen bakanlar tarafından icra edilir.
  • Meclis, Yürütme Organını Denetler: Yürütme gücü üzerinde etkili bir denetim mekanizması işletilir. Meclis, yürütmenin politikalarını ve uygulamalarını sorgulayabilir ve gerekirse müdahale edebilir.
  • Meclis, Yürütmenin İşlevine Son Verebilir: Meclis, güven oylaması yoluyla yürütme organına olan desteğini çekebilir. Haliyle bu durum, hükümetin düşürülmesine yol açabilir.
  • Meclisi Feshetme Yetkisi Meclisin Kendisine Aittir: Bu sistemde, meclisin kendini feshetme yetkisi meclise aittir. Pratikte nadiren kullanılan bu yetki, genellikle yeni seçimlere gidilmesi amacıyla kullanılır.
  • Her Bakan Meclise Karşı Kişisel Olarak Sorumludur: Bakanlar, yürüttükleri politikalar ve aldıkları kararlar konusunda meclise karşı sorumludur. Bu, bakanların meclise hesap verme zorunluluğunu ifade eder.
  • Seçim Sistemi: Çift dereceli seçim sistemine dayalıdır; halk delegeleri, delegeler ise vekilleri seçer.

Diktatörlük

Yasama ve yürütme yetkileri, tek bir kişide, partide veya grubun elinde genellikle baskı araçlarıyla toplanır. Örnek olarak İtalya’daki “Mussolini” dönemi verilebilir.

Mutlak Monarşi

Yasama ve yürütme yetkileri, tek bir kişide (monarş) toplanır.

Kuvvetler Ayrılığı Sistemi

Kuvvetler ayrılığı ilkesi, modern demokrasilerde temel bir prensiptir ve devletin yasama, yürütme, ve yargı olmak üzere üç ana kuvvetinin birbirinden bağımsız olmasını öngörür.

Parlamenter Sistem

Yürütme organı, yasamadan kaynaklanır ve kuvvetler arasında yumuşak bir ayrım vardır.

  • Kuvvetler birbirinden “yumuşak” ayrılır.
  • Yürütme organı, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu olmak üzere “iki” başlıdır.
  • Yürütme organı (Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu), yasama çalışmalarına katılır ve yasama organıyla sürekli bir etkileşim içindedir. Yürütme, yasaları uygular ve yasama organına kanun tekliflerinde bulunabilir.
  • Cumhurbaşkanı meclis tarafından seçilir.
  • Cumhurbaşkanının hukuki ve siyasal sorumluluğu yoktur: Parlamenter sistemde, Bakanlar Kurulu, yasama organı karşısında sorumludur.
  • Meclis, güvensizlik oyu vererek yürütme organını, yani Bakanlar Kurulunu düşürebilir. Bu, yasama ve yürütme arasındaki denge ve denetim mekanizmasının bir parçasıdır.
  • Parlamenter sistemde, bir milletvekilinin aynı zamanda bakan olması mümkündür. Yani, aynı kişi hem yasama hem de yürütme organında görev alabilir.
  • Türkiye, 1961 ve 1982 Anayasaları ile parlamenter sistemi benimsemiş ve bu sistem, 24 Haziran 2018’e kadar uygulanmıştır.

Yarı Başkanlık Sistemi

Yarı başkanlık sistemi, modern demokrasilerde yaygın olarak karşılaşılan bir yönetim biçimidir. Bu sistem, kuvvetler ayrılığı ilkesine dayanır ve yürütme yetkisinin hem bir devlet başkanı hem de bir bakanlar kurulu tarafından paylaşıldığı bir yapıyı ifade eder.

  • Kuvvetler birbirinden “yumuşak” ayrılır.
  • Yürütmenin yasama ile yasamanın yürütme ile ilgili görevleri vardır.
  • Yürütme organı, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu olmak üzere “iki” başlıdır.
  • Yarı başkanlık sistemlerinde, devlet başkanı (cumhurbaşkanı) “halk tarafından seçilir.
  • Yarı başkanlık sistemlerinde, devlet başkanının parlamenter sistemdeki bir cumhurbaşkanına kıyasla daha fazla görev ve yetkisi vardır. Devlet başkanı, dış politika, ulusal güvenlik ve bazen de hükümetin genel politika yönünü belirlemede önemli bir rol oynar.
  • Yasama organı (meclis), yürütme organını (hükümet) güvensizlik oyu ile düşürebilir. Devlet başkanı parlamentonun güvensizlik oyu mekanizmasından etkilenmez.
  • Aynı kişi hem yürütmede hem de yasamada yer alamaz.

Başkanlık Sistemi

Yürütme, yasamadan bağımsız tek kanatlı bir yapıdadır ve devlet başkanı halk tarafından seçilir. Devlet başkanının siyasi parti ile ilişkisi devam eder.

  • Kuvvetler birbirinden “sert” bir şekilde ayrılmıştır.
  • Başkanlık sisteminde, yasama, yürütme, ve yargı organları birbirlerinden bağımsızdır ve birbirlerinin görevlerine müdahale edemezler.
  • Bu sistemde, yasama ve yürütme organları arasında bir görev çatışması veya birbirlerinin görevlerine son verme durumu söz konusu değildir.
  • Yürütme organı “tek” başlıdır. Başkanlık sisteminde yürütme yetkisi, devlet başkanına aittir. Devlet başkanı, hükümetin başıdır ve bakanları kendisi atar.
  • Devlet başkanı “halk” tarafından seçilir.
  • Yürütme yetkisi tamamen devlet başkanında toplanır. Devlet başkanı, ulusal politikaların belirlenmesi ve uygulanmasında merkezi bir role sahiptir.
  • Aynı kişi hem yürütmede hem de yasamada yer alamaz. Bir kişi aynı anda hem yasama organında (örneğin, milletvekili) hem de yürütme organında (örneğin, bakan) görev alamaz.

16 Nisan 2017 referandumu ile Türkiye Cumhuriyeti’nin hükümet sistemi “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” olmuştur.

❗ “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi“nde kuvvetler birbirinden “sert” bir şekilde ayrılmıştır.

❗ “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi“nde yürütme organı “tek” başlıdır (sadece devlet başkanı vardır).

❗ “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi“nde aynı kişi hem yasamada hem de yürütmede görev alamaz.

İktidar ve İktidar Türleri

İktidar ve iktidar türleri, ülkenin yönetim biçimi ve anayasal düzeni üzerinde önemli bir rol oynar. İktidar, genel anlamda bir ülkeyi yönetme yetkisi ve gücü olarak tanımlanabilir. Bu yetki ve güç, ülkenin anayasası ve yasaları çerçevesinde kullanılır. İktidar ile anayasa arasındaki ilişki, iktidar türünü belirler ve bu ilişki iki temel iktidar türünü ortaya çıkarır:

  1. Kurucu iktidar: Devletin anayasasını “yapma veya değiştirme“, devletin temel siyasi yapısını “belirleme” iktidarıdır.
    • Asli kurucu iktidar
    • Tali kurucu iktidar
  2. Kurulmuş iktidar: Devletin çeşitli hukuki yetkilerini (yasama, yürütme ve yargı) “kullanma” iktidarıdır.

Asli Kurucu İktidar

Asli kurucu iktidar, bir ülkenin temel anayasal yapısını oluşturan ve bu yapının temellerini atan iktidardır. Bu tür iktidar, genellikle yeni bir devletin kurulması, mevcut anayasal düzenin köklü bir şekilde değiştirilmesi veya tamamen yeni bir anayasanın yazılması gibi tarihi ve dönüştürücü anlarda ortaya çıkar.

Türkiye’de 1924, 1961 ve 1982 anayasalarının hazırlanışı, asli kurucu iktidarın bir örneğini teşkil eder. Bu anayasalar, Türkiye’nin anayasal ve siyasi yapısında dönüm noktaları oluşturmuş ve temel ilkeleri belirlemiştir.

Tali Kurucu İktidar

Tali kurucu iktidar, mevcut anayasada belirlenmiş usullere uyulmak suretiyle anayasayı değiştirir. Bu tür iktidar, anayasal düzen içinde kalarak belirli düzenlemeleri ve güncellemeleri yapar.

Türkiye’de 1928, 1937, 1946, 1948 ve 1950 yıllarında yapılan anayasa değişiklikleri, tali kurucu iktidarın birer örneğidir. Bu değişiklikler, anayasanın belirli maddelerini güncelleyerek ülkenin siyasi, sosyal ve ekonomik gelişmelerine uyum sağlamasına yardımcı olmuştur.

Demokrasi Nedir?

Demokrasi, halkın kendi kendini yönetmesidir.

Demokrasinin Temel Unsurları

  1. Eşitlik, Özgürlük, Millî Egemenlik: Bu unsurlar, demokrasinin vazgeçilmez temelleridir.
  2. Çoğulculuk: Farklı görüş ve düşüncelerin temsil edilmesi.
  3. Temel Hak ve Hürriyetlerin Güvencesi: Bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin korunması.

Demokrasi Araçları

  1. Çoğunlukçuluk: İktidarın çoğunluk tarafından elde edilmesi.
  2. Çoğulculuk: Farklı fikirlerin çeşitli siyasi partiler aracılığıyla temsil edilmesi.
  3. Parlamento: Demokrasinin temel taşlarından biri olarak, yasama işlevini yerine getirir ve halkın iradesini temsil eder.
  4. Seçimler: Demokrasinin işlerliği için kritik öneme sahip olan ve halkın temsilcilerini belirlemesini sağlayan süreç.

Demokrasi Uygulama Şekilleri

  1. Doğrudan Demokrasi: Halkın doğrudan karar alma sürecine katıldığı yöntem.
  2. Yarı Doğrudan Demokrasi: Halkın hem temsilciler aracılığıyla hem de doğrudan yönetime katılımının sağlandığı sistem.
    1. Halkoyu (referandum): Parlamentoda kabul edilen kanunların halkın oyuna sunulması
    2. Halk vetosu: Kabul edilen kanunların halk tarafından halkoyu ile yürürlükten kaldırılması
    3. Halk girişimi: Halkın, hükümeti, kanun çıkarması konusunda harekete geçirmesi
    4. Temsilcilerin azli: Halkın temsilcileri görevden alması
  3. Temsili Demokrasi: Halkın, seçtiği temsilciler vasıtasıyla yönetime katıldığı en yaygın demokrasi türü.
    • Nisbi temsil: Partiler oyları oranında mecliste temsil edilirler.
    • Çoğunluk ilkesi: Yapılan genel seçimlerde en çok oy alan partinin iktidar olmasıdır.
    • Çoğulculuk ilkesi: Muhalefeti öneren ilkedir.
    • Koalisyon hükümeti: Hükümeti birden fazla partinin kurması
    • Azınlık hükümeti: Başka partilerin hükümette yer almayıp dışarıdan destek vermesi ile oluşan hükümet.

❗ Türkiye Cumhuriyeti Devleti; “Hukuki yapısı” bakımından ➡️ Üniter, “Egemenlik bakımından” ➡️ Cumhuriyet, “Demokrasi uygulama” biçimi bakımından ➡️ Temsili demokrasiye sahiptir. (Yarı doğrudan demokrasi araçlarından referandum uygulanır.)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu